İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/459 E. 2026/558 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/459
- Karar No
- 2026/558
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/459 Esas - 2026/558 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/459 KARAR NO: 2026/558
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/06/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 28/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 11/11/2024 tarihinde davalı sigorta şirketince sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşumunda karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve müvekkilinde çok sayıda kırık meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL bakıcı gideri, 10,00 TL tedavi gideri ve 10,00 TL yol masrafı olmak üzere toplam 50,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketine eksik belgelerle başvurulduğundan dava şartının yerine getirilmediğini, kusur ve maluliyet durumlarının usulüne uygun bilirkişi ve sağlık kurulu raporlarıyla belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin SGK’nın sorumluluğunda olup poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini ve şirketin ancak sigortalının kusuru ile poliçe limiti oranında sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. TOPLANAN DELİLLER: -Kazaya katılan araç ile ilgili ruhsat örnekleri ile poliçeyi de içeren hasar dosyası, -Arabulucu anlaşmazlık tutanağı, -Davadan önce davalıya yapılan başvuru ile ilgili belgeler, -SGK nın yazı cevapları, -Davacı ile ilgili tedavi evrakı, -Geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı ile ilgili raporlar, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki talep, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı .... plakalı aracın davacının kullanımındaki ... plakalı araca çarpması sonucu yaralanan davacıda oluşan bedensel zararlar ile bakıcı ve tedavi giderlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığına ilişkin evrak kapsamı dikkate alındığında, özel dava şartı ile birlikte zorunlu arabulucuya başvurulup, anlaşmazlık tutanağının dosyaya sunulduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar mahkememizce 17/02/2026 tarihinde sigorta şirketine başvurunun dava şartı olduğundan işbu davalarda ara buluculuğun dava şartı olmadığı belirtilmiş ise de; mahkememizce bu yönde zabıt düzenlenirken Yargıtay 4. HD. 2021/23273 E, 2022/901 K sayılı ilamına dayanılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından sigortaya yapılan başvurunun yeterli olduğu belirtilmiş ise de güncel istinaf ilamlarında kabul edildiği üzere; sigorta şirketine başvurunun alternatif çözüm yolları içinde sayılamayacağı, tarafsız bir 3. Kişi tarafından tarafların bir araya getirilmesi ile uyuşmazlık çözümünün gerektiği ancak sigortaya başvuru ile bunun gerçekleşmediği, KTK m.97 uyarınca yapılan zorunlu başvuru neticesinde anlaşmaya varılması halinde bu anlaşma, bağlayıcı nitelikte değilken arabuluculuk neticesinde anlaşmaya varılması halinde tarafların bu anlaşma ile bağlı olacağı, tüm bu sebeplerle mahkememizce sigortaya başvuru yapılmasının dava şartı olan arabuluculuğu ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmiştir. ZMMS'nin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmesi ve sigorta şirketi hakkında açılan davanın ticari dava niteliğinde olması nedeniyle; işbu dava için ara buluculuk zorunlu dava şartıdır. (Ankara BAM 35. HD. 2026/215 E, 2026/226 K sayılı ilamı) ara buluculuk son tutanağında bulunmayan yol gideri kalemi ise tedavi masrafları içinde değerlendirilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur. Davalı tarafından düzenlenen poliçenin kaza tarihini kapsadığı anlaşılmaktadır. 11/11/2024 günü saat 23:25 saatinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre; sürücü ... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı ile ...Caddesi üzerinde düz seyir ederken sol tarafında bulunan Komageneye park etmek üzere sol tarafa dönüş yapmak istediği esnada arkasından aynı istikamete seyir eden ve sollama yapmak isteyen Mert Yücel idaresindeki ... plakalı motosiklet ile çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşmasında sürücü ....' ın 2918 Sayılı KTK 47/1-C maddesini ihlal ettiği, diğer sürücü ...' in ise aynı Kanunun 56/1-A maddesini ihlal ettiği tespit edilmiştir. Mahkememizce Adli Trafik Uzmanlığı Bulunan Makina Mühendisi Bilirkişiden alınan 12/01/2026 tarihli kusur raporunda; " Davalı .... Sigorta A.Ş. nin poliçeli ....plakalı araç sürücüsü ....sevk ve idaresindeki hususi araç ile olay yerine yaklaşırken, yukarıda detaylı açıklaması yapılan nedenlerden,(Trafik Kazası Tespit Tutanağına Tamamen uyularak) — Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik maddeleri ihlaliyle meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında asli kusurlu olup kusur oranı % 75 ( yüzde yetmiş beş) oranında olduğu, Davacı sürücü ... plakalı motorsiklet sürücüsü ... sevk ve idaresindeki aracıyla seyri sırasında, Yine yukarıda açıkça izah edildiği üzere, ( Trafik Kazası Tespit Tutanağına uyularak) meydana gelen kendisinin yaralandığı kazada ... % 25 ( yüzde yirmi beş) oranında kusurlu bulunduğu" yönünde kanaat bildirilmiştir. Dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ile kusur bilirkişi raporunun birbiri ile uyumlu olduğu görülmekle dosyada alınan rapordaki kusur oranlarına itibar edilmiş ve hesaplamaya esas alınmıştır. SGK ya yazılan yazı cevabında davacının geçirdiği kaza neticesinde 12/11/2024-19/12/2024 tarihleri arasında düzenlenmiş 4 adet geçici iş göremezlik raporuna istinaden toplam 12.964,50 TL ödeme yapıldığı bildirilmiştir. Davacıdaki yaralanmalar ve bu yaralanmalara bağlı olarak oluşan beden gücü kayıp oranı ve süresinin belirlenmesi için .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan 03/10/2025 tarihli rapor alınmıştır. Raporun davacıdaki yaralanmalar ile uyumlu olup, yürürlükteki yönetmeliğe uygun hazırlandığı, bu nedenle rapora itibar edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu rapor dikkate alındığında davacının yaralanmalarına bağlı olmak üzere olay nedeni ile % 1 oranında sürekli çalışma gücü kaybı oluştuğu, yaralanmaların 3 ay geçici iş göremezlik hali oluşturduğu ve 1 ay bir başkasının bakımına muhtaç hale geldiği kabul edilmiştir. Davacının talep edebileceği alacağının belirlenmesi amacı ile Aktüer ve doktor bilirkişiden oluşan heyetten 27/03/2026 tarihli rapor alınmıştır. Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, denetime açık olması nedeni ile hükme esas alınan rapora göre; davacının kusuru da dikkate alınarak ve rücuya tabi ödemeler mahsup edilerek talep edebileceği tazminat tutarlarının 122.985,60 TL sürekli iş göremezlik zararı, 33.621,18 TL geçici iş göremezlik zararı yanında 15.001,88 TL bakıcı gideri zararı, 2.115,00 TL tedavi gideri, 725,62 TL yol giderleri olarak hesaplandığı görülmüştür. Davalı tarafından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği iddia edilmiştir. Kaza tespit tutanağında her ne kadar davacının olay anında kaskı olmadığı yönünde tespit yapılmış ise de davacının maluliyetine esas yaralanmasının ayak bölgesinde meydana geldiği, kask kullanılmaması ile oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı kurulamadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Davalı sigorta şirketi vekili, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden, tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde savunma ve itirazda bulunmuş ise de; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulmasından kaynaklanan zarar olup 2918 sayılı KTK.nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. Kaza tarihinde sakatlanma ve tedavi için ki ayrı teminat limitinin bulunduğu, geçici bakıcı gideri tazminatının tedavi teminatı kapsamında olup, tedavi gideri teminatı kapsamında teminat limiti aşılmaksızın hüküm kurulmuştur. Davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bakıcı giderinden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, mahkeme aksi kanaatte ise de bu hususun belgelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bakıcı ücretine ilişkin olarak ise, bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınması gerektiği Yargıtay’ın yerleşik uygulaması gereğidir(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/10/2019 tarih ve 2016/17847 Esas, 2019/9307 Karar sayılı ilamı). Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararın olduğu gözetilerek hüküm verilmesi gerekmekte olup, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamayacağına ve bakıcı tutulmasa dahi bakıcı giderine hükmedilmesi gerektiği açıktır. Yargıtay 17. HD'nin yerleşik uygulamaları ile, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasının makul kabul edilmediğine yönelik Yargıtay 17. HD'nin 10/06/2019 gün ve 2016/4273 E.-2019/7158 K. sayılı kararında; "...davalı araç sürücüsünün kusuru ile gerçekleşen kaza(haksız fiil) nedeniyle zarara uğrayan davacının bu zararının giderilmesi gerektiği; zararın artmasında hiçbir müterafik kusuru bulunmayan ve dava konusu olay nedeniyle oluşan zarara katlanmak zorunda kalan davacının tazminat alacağından hakkaniyet düşüncesi ile indirim yapılamayacağı için, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması, Dairemiz yerleşik uygulamaları ile makul kabul edilmemektedir. Bu itibarla, hesaplanan bakıcı giderinden aile içi bakım indirimi yapan rapor, bu yönden hatalıdır..." denilmiştir(Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin 03/04/2019 gün ve 2016/10911 E.-2019/4041 K.; 27/03/2019 gün ve 2016/8190 E.-2019/3646 K. Vb.). (Ankara BAM 35. HD. 2025/591 E 2026/578 K sayılı ilamı) Davacı vekili tarafından19/05/2026 tarihli bedel artırım dilekçesi verilmiş ve taleplerini davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alınarak yükseltmiş, harcı tamamlanan dilekçe davalılara tebliğ edilip yargılamaya devam edilmiştir. Davacı tarafından sunulan ıslah dilekçesinde davalı sigorta şirketi tarafından 20/06/2025 tarihinde 30.058,00 TL geçici iş göremezlik ve 5.000,50 TL geçici bakıcı gideri ödemesi yapıldığı bildirilmiş, bu tutarlara ilişkin harçların da tamamlandığı anlaşılmış, söz konusu tutarlar yönünden konusuz kalan kısım için karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti HMK' nın ilgili maddeleri uyarında davalı tarafa yükletilmiştir. Davacının davalıya başvuru dilekçesinde faiz başlangıç talebi sigorta şirketine başvurusundan 15 gün sonra şeklindedir. Davacının talebi doğrultusunda mahkememizce faiz başlangıcı taleple bağlı olarak belirlenmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10.04.2023 tarih ve 2021/26999 Esas - 2023/5188 Karar sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğrayan davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri zararı bulunduğunun tespit edilmiş olduğu , trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi gideri zararı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, kazaya neden olan sigortalı aracın kullanım amacının hususi otomobil olduğu gözetilerek hükmedilen tazminata yasal faiz yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davacı Yanın Maddi Tazminat Talepli Davasının; a- Geçici İş Göremezlik Tazminatı talebinin 30.058,00 TL' lik kısmı ile Bakıcı Gideri talebinin 5.000,50 TL' lik kısmı KONUSUZ KALDIĞINDAN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b-Sürekli iş göremezlik tazminatı, bakiye geçici iş göremezlik tazminatı, bakiye bakıcı gideri, tedavi gideri ve yol masrafına ilişkin DAVANIN KABULÜ İLE; 122.985,60- TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.563,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı 10.001,38 bakıcı gideri,2.115,00 TL tedavi gideri ve 725,62 TL yol gideri olmak üzere toplam 139.390,78 TL' nin temerrüt tarihi olan 02.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 9.521,79-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 2.977,00 TL olmak üzere toplam 3.592,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.929,39-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 3.592,40 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan 21.316,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/06/2026
Katip .... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır