İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/524 E. 2026/562 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/524
Karar No
2026/562
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/524 Esas KARAR NO : 2026/562

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2026 KARAR TARİHİ : 11/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 06.11.2023 tarihinde, davalı ...'nin maliki olduğu müvekkil şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ...'ın sevk ve idaresindeki ... Plakalı araca çarpması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucunda sigortalı araç sürücüsü ...'nin vefat ettiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... soruşturma, 2024/449 Karar numaralı dosya ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair verilen kararda sigortalı araç sürücüsünün 2,62 promil alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında olduğu tespit edildiği, kazanın oluşumunda sürücünün aldığı alkolün sürücü davranışına olumsuz yönde etki ettiği, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlara neden olduğu bu nedenle alkolün trafik kazasının meydana gelmesinde olumsuz etkisi olduğu açık olmakla müvekkil şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. maddesi kapsamında rücuen tazminini talep ettiklerini, davalı tarafla dava öncesi arabuluculuk süreci yürütüldüğünü, İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2025/... Esas sayılı dosyasında herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle davanın kabulüyle, itirazın iptaline, takibin 2.334.007,74-TL üzerinden devamı ile 27/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 31/07/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; olay tarihinde müvekkilİ ...'nin öz oğlu ... sevk ve idaresindeki müvekkilİ ... adına tescilli ... plaka sayılı araç ile ... İlçesi'nden ... İli'ne seyir halinde iken, ... ve Bulgur Değirmeni önünde (8+300 km'de) davacı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması ile meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiğini, kaza sonrasında trafik ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağında müteveffa ...'nin kusurlu olduğu tespit edildiğini, olayla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2023/... sayılı soruşturma dosyasında kaza tespit tutanağı esas alınarak kovuşturmaya yer olmadığı karar verildiğini, bu karara tarafınca kusur tespitinin eksik incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini ve itirazlarının kabulü ile dosya bilirkişiye ardından da Adli Tıp Kurumu'na tevdi edildiğini, 27/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile Müteveffanın kusurlu olduğunu, karşı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilen 03/05/2024 tarihli rapor ile karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespit edildiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, dava dışı karşı araç sürücüsü ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açılmasına karar verildiğini ve ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda 12.06.2025 ve 2025/... sayılı kararı ile sanık ...'ın olayın oluşumunda kusurlu olduğunu, müvekkili ...'nin öz oğlu ...'nin taksirle ölümüne neden olduğundan cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini ve bu ilam kesinleştiğini, ... plaka sayılı aracın ... nolu ZMMS poliçesi ile ... Sigorta AŞ tarafından teminatlandırılmış olması ve karşı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olması nedeniyle müvekkili ve müteveffa ...'nin annesi ...'nin uğramış oldukları destekten yoksun kalma zararının giderilmesi amacıyla ... Sigorta AŞ'ne başvuru yapıldığını, sigorta şirketince ...-1 nolu hasar dosyası üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda; 25/07/2024 tarihli yazı ile sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmayacağı bildirildiğini, taraflarınca müvekkili ... ile annesi ... adına oğulları ...'nin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi talebiyle ... Sigorta AŞ aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, yapılan yargılama sonucunda olayda ...'ın kusurlu olduğunun kabulü ile 27.06.2025 tarih ve ... Sayılı karar ile ... Sigorta AŞ'nin, müvekkili ...'ye 76.938,23 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesine hükmedildiğini, ceza ve hukuk mahkemeleri kararları ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporundan da dava konusu olayda; dava dışı araç sürücüsü ... kusurlu olduğunu, davacı yan icra takibinde dava dışı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu kabulü ile hareket ederek müvekkili aleyhinde takip başlattığını, davacı yanın müvekkilinden rücuen talep ettiği zarar miktarına itiraz edildiğini ve bu itiraz kesinlikle haksız olmadığını, davanın usulden, aksi kanaat hasıl olursa yapılacak yargılama neticesinde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; .... Tüketici Mahkemesinin ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi " tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre " İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. ". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr, " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır. Öte yandan davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/l maddesi uyarınca davalının tüketici sayıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, aynı yasanın 73/1 maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklı davalara Tüketici Mahkemelerince bakılacağı, yasanın 83/2 maddesinde de diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 sayılı Yasanın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. .... Tüketici Mahkemesinin ... Sayılı ilamı ile davaya konu ... plakalı aracın kayıtları incelendiğinde "..." marka, "..." Tipi "Kamyonet" cinsli, "..." kullanım amaçlı olduğu, bu haliyle taraflardan hiçbirin 6502 sayılı yasa 3. Maddesi anlamında "tüketici" sıfatına haiz olmadığından Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; davanın, ZMMS sigorta poliçesi kapsamında davacı tarafından davalıya ödenen sigorta tazminatının TTK m. 1481 ile ZMMS Genel Şartları B.4. maddesi kapsamında rücuen tazminine dayalı olarak açıldığı, sigortalı araç kamyonet olsa dahi ruhsat kayıtlarına göre kullanım amacının "hususi" olarak gözüktüğü, dava dilekçesi ekindeki ve dosyadaki mevcut bilgi belge ve fotoğraflardan da aracın arka kısmında koltukların olduğu, eşya kullanımına uygun şekilde kasa tipinde kullanılmadığı, sonuç olarak aracın ticari olarak kullanıldığına dair herhangi bir belge ve kaydın bulunmadığı, kullanımın amacınında da ticari değil hususi olarak kayıtlı olduğu karşısında taraflar arasındaki uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve sigortalı araç ticari olmadığından 6502 sayılı Yasanın 3/l, 73/1 ve 83/2 madde hükümleri uyarınca uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli kılındığı, görevin HMK.nun 114/c maddesi gereğince dava şartı olduğu, yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği gözetilerek mahkememizin görevsizliğine, .... Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, .... TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme .... Tüketici Mahkemesi olarak tespit edildiği takdirde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/09/2026

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/524, K. 2026/562, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-524-e-2026-562-k-7c6400f1f5c2