İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/474 E. 2026/710 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/474
- Karar No
- 2026/710
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/474 Esas KARAR NO:2026/710
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02.06.2026 KARAR TARİHİ:21/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu senet incelendiğinde; Müvekkilinin isminin yanında yer alan "Kefil" ibaresi matbu bir metin olduğunu, müvekkilinin kendi el yazısıyla senede nakşettiği "Kefilim" veya "Müteselsil kefilim" şeklinde bir irade beyanı bulunmadığını, senet metninde yer alan miktarın, senedin keşidecisi tarafından doldurulan genel kısım olduğunu, müvekkilinin kendi el yazısıyla, sorumlu olduğu azami sınırı (rakam ve yazı ile) senede eklemediğini, senedin alt kısmında, müvekkilinin kendi el yazısıyla attığı hiçbir kefalet tarihi yer almadığını, senedin tanzim veya vade tarihinin başkaca yazılmış olmasının bu eksikliği gidermediğini, müvekkilinin kendi el yazısıyla yazılması zorunlu olan bu üç temel unsurun senede geçirilmemiş olmasının, kefaleti hukuken geçersiz kıldığını, müvekkili ...’nun kefaletinin, TBK m. 598/3 hükmü uyarınca sona erdiğini, kefalet türünün (adi veya müteselsil) ne olursa olsun, sözleşmenin kurulmasından itibaren 10 yıllık sürenin dolmasıyla kefalet ilişkisinin kendiliğinden (ipso jure) sona erdiğini, Yargı kararlarında 10 yıllık sürenin bir hak düşürücü süre olduğuna, kesilemeyeceğine ve durmayacağına, bu süre dolduğunda da kefaletin kendiliğinden sona ereceğine karar verildiğini, TBK m. 598/3’te düzenlenen süre, bir zamanaşımı süresi değil, hak düşürücü süre olduğunu, bu sürenin dolmasından sonra, daha önce başlatılmış bir icra takibi olsa dahi, kefilin sorumluluğu devam ettirilemeyeceğini, müvekkilinin kefaleti gerçek bir kişi tarafından belirli bir ticari ilişki kapsamında ve belirli bir süre için verilmiş olup süreli bir kefalet hükmünde olduğunu, bu kefalet ilişkisinin, 10 yıllık süreyle geçerli olacak şekilde kurulduğunu, bu nedenle söz konusu icra takibinin TBK m. 600 hükmü gereğince müvekkili yönünden borçlu olunmadığının tespiti gerektiğini, müvekkili aleyhine, hukuki dayanaktan yoksun izah edilen icra takibi devam etmekte olup, müvekkilinin borçlu olmadığını, devam eden icra takibi nedeniyle müvekkili aleyhine yapılacak haciz ve satış işlemlerinin, müvekkilini telafisi güç veya imkansız zararlara uğramasına neden olacağını, arz ve izah edilen nedenlerle ve Mahkemece re'sen gözetilecek hususlar ışığında; İİK m. 72/3 uyarınca, uygun görülecek teminat karşılığında, .... İcra Müdürlüğü 2015/... E. sayılı dosyasına girecek paranın/teminatın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davamızın kabulü ile; dava konusu senetteki kefalet ilişkisi hem şekil şartı yokluğu hem de TBK m. 598/3 ve m. 600 uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle müvekkilin davaya konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü 2015/... E. sayılı icra takibinin müvekkil yönünden iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, müzekkere cevapları ve .... İcra dairesi 2015/... Esas sayılı dosyasıdır.
GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; .... İcra Dairesi 2015/... esas sayılı takip dosyasına konulup senetteki kefaletin şekil şartı yokluğu ve 10 yıllık hak düşürücü süre dolduğu iddiasıyla davacının davalıya karşı ikame ettiği menfi tespit davası olduğu görülmüştür. Fiziken celp olunan .... İcra dairesi 2015/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının dosyamız davalısı ... Elektronik Paz. San. Tic. A. Ş., takip borçlusunun dosyamız davacısı ... olduğu, takip konusunun 07/01/2015 tanzim 15/04/2015 vade tarihli 261.766,49 TL bedelli lehtarı dosyamız davacısı, borçluları ... A.Ş., ... Bilişim Tekn. San. Tic. Ltd. Şti. Ve kefil sıfatıyla dosyamız davacısı ... olan senet ile, 21/01/2015 tanzim 23/06/2015 vade tarihli 18.429,46 TL bedelli lehtarı dosyamız davacısı, borçluları ... Bilişim Tekn. San. Tic. Ltd. Şti. Ve kefil sıfatıyla dosyamız davacısı ... olan senetler olduğu, takip tutarının 280.195,95 TL asıl alacak, 7.452,81 TL işlemiş faiz olmak üzere 287.648,76 TL, takip tarihinin 21/07/2015 olduğu görülmüştür. Takip ve dava konusu senetler kambiyo evrakları olduğundan bonolarda kefil sıfatı ile imzası bulunan davacının sorumluluğunun TTK 702 maddesi gereği müteselsil borçlu sıfatlı bir sorumluluk olduğu borç devam edinceye kadar davacının bu bonolardan kaynaklı sorumluluğunun devam ettiği, şekil şartı eksikliğinden bahsedilemeyeceği, TTK 749 maddesi gereği bonolarda zaman aşımı süresinin 3 yıl olduğu: takip tarihinin 21.07.2015 olduğu takip tarihinden dava tarihinine kadar her takvim yılında farklı tarihlerde dosyadan haciz taleplerinin yenilendiği. bu nedenle 3 yıl süresince dosyanın takipsiz bırakılmadığı, davacının zaman aşımı/ hak düşürücü süre iddialarının yerinde olmadığı gözetilerek yerinde görülmeyen davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davanın reddine, 2-Mahkememiz dosyasından verilen 03/06/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve bu hususun .... İcra dairesi 2015/... Esas sayılı dosyasına bildirilmesine, 3-İcra İflas Kanunu 72/4 maddesi gereği 57.529,75 TL tazminatın davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, ihtiyati tedbir teminatı olarak davacının vermiş olduğu 11/06/2026 tarihli 1165KRTM26000143 nolu 43.147,31 TL teminatın paraya çevrilerek, bedelinin davalı yararına 3 nolu hüküm fıkrasıyla hükmedilen tazminata mahsubuna, 5-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 4.912,33 TL'nin mahsubu ile artan 4.180,33 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 6.000,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır