İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/45 E. 2026/656 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/45
- Karar No
- 2026/656
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/45 Esas KARAR NO :2026/656
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/01/2026 KARAR TARİHİ:29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, fiber optik alt yapısının ..., ... Mahallesi, ... Sokakta bulunan davalı ... Sitesinin önüne kadar gelmesi üzerine, davalı site yönetimi ile temasa geçerek, sitede halen düşük hızlarda bakır kablo üzerinden hizmet alan 53 abonesine ve talep edecek diğer site sakinlerine yeni fiber optik kablo altyapısı üzerinden yüksek hızlarda, taahhütsüz, sınırsız kullanım hakkı veren internet hizmeti sunmak istediği bilgisini verdiği, dava dışı ... A.Ş.' ne sağlanan imkanların müvekkilim şirkete de sağlanmasını, bahsi geçen dava dışı şirketle imzalanan bir protokol vb. mevcutsa aynı koşullarla müvekkilim şirketin de protokol imzalamaya hazır olduğu hususları davalı site yönetimine bildirildiği, Dava dışı ... ile site yönetimi arasında imzalanan "ticari sır" içeren protokolde “münhasırlık” bulunmamasının, müvekkili şirketin kendi fiber optik kablo alt yapısını kurması ve rakibi olan işletme ile aynı koşullarda rekabet etmesine yetmediği, müvekkilim şirket ile aynı koşullarda protokol imzalamayı reddederek, site sakinleri (tüketiciler) aleyhine ve ... lehine, yönetimleri altındaki sitede fiili “tekel” koşullarının oluşturulmasının aynı zamanda suç teşkil edeceği, gönderilen mail ile site sakinlerine yanlış, yanıltıcı bilgiler verildiği, tüketicilerin yönlendirilmeye çalışıldığı, seçim haklarına müdahale edildiği, yapılan duyurunun mevzuatı açıkça ihlal ettiği, fiber optik kablo altyapısı oluşturmak için müvekkili şirketin ... Telekoma sağlanan imkanlardan farklı bir şey talep etmediği, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun 4. Maddesinde yer alan: serbest ve etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması, tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ve özellikle İşletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi hükümlerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. Maddesinde yer alan, rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesini yasaklayan düzenlemeler ve TKHK. md.62. de ihlal edildiği, plana uygun olarak, sitenin mimarisini ve görüntüsünü çirkinleştirmeyecek şekilde, sitenin mevcut şaft ve kablo tavaları kullanılarak, sadece basit kablo dağıtım ve sonlandırma kutularının uygun yerlere montajı ile site sakinlerine hizmet verebilecek şekilde fiber optik kablo alt yapımızın davalı siteye tesisine izin verilmesinin istenmesi zorunluluğu doğduğu, alt yapının hazır olduğu Temmuz 2024 den bugüne kadar 1800 olası aboneye erişimin mümkün olmadığı, benzer sitelerdeki modellemeye uygun olarak yapılan ekli hesaplamaya göre, Ekim 2025 itibariyle olası kazanç kaybının 856.765-TL olduğu, TTK. md.56 d) Ekim 2025 tarihi itibariyle 856.765.TL'si maddi ve 100.000.-TL'si manevi tazminatın ilk ihtarname tarihi olan 17 Aralık 2024 den itibaren tahsil anına kadar işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil site yönetiminin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında ortak alanların yönetiminden sorumlu idari bir organ olduğunu, ticari bir işletme veya teşebbüs niteliği taşımadığını, bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığını ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması gerektiğini, sözleşme serbestisi ilkesi gereği müvekkilin dilediği kurumla çalışma hakkına sahip olduğunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında sözleşme kurma zorunluluğu şartlarının oluşmadığını, taraflar arasında iktisadi anlamda bir rekabet ilişkisi bulunmadığını, haksız rekabet hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli unsurların mevcut olmadığını, site yönetimi tarafından gönderilen e-postaların davacı şirketi aşağılama veya kötüleme amacı taşımadığını, ticari itibarın zedelendiğine dair somut bir delil sunulmadığını, dava dışı ... ile imzalanan protokolün herhangi bir münhasırlık içermediğini ve tüm internet servis sağlayıcılarının kullanımına açık bir altyapı tesisine yönelik olduğunu, davacının site içerisinde halihazırda hizmet vermeye devam ettiğini, ortak alanlara yapılacak fiziki müdahalelerin mimari bütünlüğü ve teknik altyapıyı bozacağını, bu tür inşai faaliyetler için Kat malikleri kurulunun kararının şart olduğunu, davacının 1.818 bağımsız bölüm üzerinden kurguladığı kazanç kaybı iddiasının varsayıma dayalı ve gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: .... Noterliğinin 17 Aralık 2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... Noterliğinin 30 Aralık 2024 tarih ve 43107 yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... Noterliğinin 13 Şubat 2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... Noterliğinin 12 Mart 2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davacı tarafından dosyaya sunulan hukuki mütalaa, site yönetimi tarafından site sakinlerine gönderilen e-posta, tarafların ticari defter ve kayıtları, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının eyleminin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabetin men'i, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, düzeltilmesi ve maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı site yönetiminin, site sakinlerine yanlış, yanıltıcı, algı oluşturmaya çalışan bilgi vererek, rakip işletmeciler arasında yaptığı ayrımı haklı göstermeye çalıştığını, tüketicilerin istediği işletmeciden hizmet alma hakkına engel olduğunu, dürüst ve bozulmamış rekabet ortamı yerine fiili tekel oluşturduğunu belirterek haksız rekabetin tespit ve men’ine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet oluşturan yanlış veya yanıltıcı beyanların davalı yönetim tarafından site sakinlerine gönderilecek mail ile düzeltilmesine, 856.765.TL'si maddi ve 100.000.TL'si manevi tazminatın ilk ihtarname tarihi olan 17 Aralık 2024 den itibaren tahsil anına kadar işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda davalının tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın ticari işletme faaliyetiyle bağlantılı olmadığını, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan bir yönetim tasarrufuna ilişkin olduğunu, bu nedenle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, sözleşme serbestisi ilkesine uygun olarak kullanılan yetkinin haksız rekabet olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, rekabet hukukundan kaynaklanan sözleşme kurma zorunluluğu şartlarının somut olayda oluşmadığını, taraflar arasında rekabet ilişkisi bulunmadığından haksız rekabet şartlarının oluşmadığını, gönderilen e-postaların aşağılama veya kötüleme niteliği taşımadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 25/12/2025 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin görev itirazının; davanın haksız rekabet iddiasına dayalı olarak açıldığı ve mutlak ticari dava olduğu anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... Elektronik Haberleşme Mühendisi ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı ... tarafından 27/07/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusu uyuşmazlığın, Davalı site yönetiminin ...’a site içerisinde ... kablo altyapısı kurma ve işletme izni vermesi ancak Davacı ...’e aboneleri için ... kablo tesisi iznini vermemesinden kaynaklandığı, davalı Site Yönetimi ile ... arasında abonelere her türlü elektronik haberleşme hizmetinin verilmesine yönelik eve/ofise kadar ... kablo çekilmesi, transmisyon altyapısı kurulması için 08.08.2024 tarihli protokol düzenlendiği; protokol kapsamında, kurulacak yeni ... altyapısının diğer işletmeciler ile talep eden diğer gerçek ve tüzel kişilerin kullanımına sunulacağı, yeni tesisatın mülkiyeti ile bakımı, işletmesi ve sorumluluğunun ...’a ait olacağı, yeni ... kablo tesisi için site dahilindeki kablo altyapısı ile ek odalarını bedelsiz kullanacağı, ilave altyapı tesisinden ...’un sorumlu olacağının anlaşıldığı, davacı şirket talebinin red gerekçesi olarak Davalı tarafından ‘Ortak alanların teknik kapasitesi ve mimari bütünlüğü nedeniyle davacı talebinin kabulü mümkün değildir.’ ifade edildiği, sözkonusu teknik kapasite ve mimari bütünlüğü gösteren site zayıf akım altyapısı, kablo güzergahları, zayıf akım dağıtım odalarına ait kroki, proje ve fotoğraf gibi herhangi bir teknik belge sunulmadığı, ... tarafından site yönetiminden talep edilen ... kablo altyapısına ilişkin bina içi tesisat projesinde; katlar arasında tava ve şaft geçişlerinin kullanılacağı, katlarda dağıtım kutuları tesis edileceğinin görüldüğü, site içerisinde herhangi bir kazı yapılmayacağı, blok geçişlerinde otoparkta bulunan tava imalatlarının kullanılacağının belirtildiği, sözkonusu projenin site yönetimi tarafından değerlendirilip değerlendirilmediği konusunda dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, kablo çekim talebinin rededilmesine sebep gösterilen teknik zorunluluk, güvenlik, fiziki kapasite, ortak alanların korunması gibi objektif gerekçeleri ortaya koyan herhangi bir belgenin de dosyada bulunmadığı, site yönetimi tarafından site sakinlerine gönderilen e-postada, sadece ... için ... altyapısına izin verildiği, ... aboneliğini tercih etmeyenlerin ya da diğer operatör abonelerinin .../bakır altyapıyı kullanmaya devam edebileceği ya da ... kullanmayı istemeyen aboneler için diğer operatörün ... ile anlaşma sağlayarak (Diğer operatörün ...’a ücret ödemesi sözkonusudur) yeni ... kablo altyapısının kullanabileceğinin iletildiği, ... abonelerinin ya .../bakır kablo kullanmaya devam etmek ya da ... abonelerinin ... altyapısını kullanması konusunda kendi operatörleri ...’e taleplerini iletmek zorunda oldukları; bir abonenin mevcut aboneliğini muhafaza etmek suretiyle, kendi operatöründen altyapısını başka bir operatörün altyapısına almasını talep etmesinin, elektronik haberleşme hizmetlerinin sunuluş şekli ve abone - işletmeci ilişkisi gözönüne alındığında, hizmetin olağan işleyişiyle bağdaşan bir yöntem olmadığı, altyapının hangi şebeke üzerinden sunulacağına ilişkin teknik ve buna bağlı maddi kararların abone tarafından değil, operatör / işletmeci tarafından yürütülen erişim ve altyapı süreçlerine ait teknik ve operasyonel kararlar olduğu, dosya kapsamında site yönetimi tarafından ... talebinin rededilmesine ilişkin teknik zorunluluk, güvenlik, fiziki kapasite, ortak alanların korunması gibi gerekçeleri ortaya koyan delil bulunmadığı, ...’in ... kablo tesisi talebinin rededilmesinin, ...’in abonelerine kaliteli hizmet sunmasını, mevcut abonelerini fiber altyapıya geçirmesini, mevcut aboneliklerin devamlılığını ve yeni aboneler kazanmasını olumsuz yönde etkileyebileceği, davacının hesaplama tablosuna bakıldığında 55 müşteri ile başlayan ekim 2025 ‘e kadar 220 müşteriye ulaşmanın hedeflendiği bir projeksiyon ile davacının 856.765 TL kazanç kaybı talebi bulunmaktadır. Hesaplama tablosuna bakıldığında 856.765 TL ‘nin 650.124 TL ‘si ciro kaybı, 206.641 TL ‘si ise ... alt yapısı kullanılması yerine davacının kendi alt yapısının kullanılması neticesinde oluşacak maliyet avantajından oluştuğu, davacının sunmuş olduğu tabloda Ekim 2025 ‘e kadar 1.818 bağımsız bölüm malikinin tamamının değil 220 müşterinin davacı şirkete abone olacağı varsayımı olduğu, davacının 55 müşterisi olduğu Nisan 2024 te %2,98 olan abone sayısının Temmuz 2024 ten ekim 2025 tarihine kadar 55 müşterisinin aylık 0,54 artış ile % 11,94 ‘e çıkabileceğinin hesap edildiği böylece de Ekim 2025 ‘te müşteri sayısının 220 ‘ye çıkabileceği, davacının hesaplama tablosundaki ciro kaybında müşteri sayısı ile Temmuz 2024- Ağustos 2025 arası 499 TL’nin %30 vergi düşüşmüş halinin, Ağustos 2025- Ekim 2025 dönemi 699 TL’nin %30 vergi düşüşmüş hali ile çarpımı neticesinde oluşan aylık tutardan 55 müşterinin cirosu düşülerek olası müşteri ciro kaybı hesap edildiği, davacının ciro kaybının 220 müşteriye ulaşması halinde Temmuz 2024 tarihinden Ekim 2025 tarihine kadar mevcut 55 abonenin cirosu da düşülerek 624.739 TL olabileceği, davacının ciro kaybı talebi hedeflemiş olduğu 220 adet müşteri sayısına çıktığı takdirde elde edebileceği cironun tamamı olup davacı talebinde faaliyetini gerçekleştirmesi ile oluşacak gider ve maliyet kalemlerini hesaba katmadan elde etmesi muhtemel cironun tamamını talep ettiği, bu açıdan bakıldığında davacının elde etmesi muhtemel cironun değil yapması gereken bilcümle zorunlu harcama kalemlerinin dikkate alınarak kar kaybının hesap edilmesi gerektiği, davacının 220 müşteriye ulaşması halinde elde edebileceği 624.739 TL ciro kaybının % 6,60 ‘sı 41.245,89 TL kar kaybı olarak hesaplandığı, dava dışı ... A.Ş. tarafından port tahsisi için aylık ücret, internet kullanımına bağlı olarak Kullanım Bedeli (Transmisyon Ücreti), ... kullanım ücreti adı altında ücretler tahakkuk edildiği görülmektedir. Davacının iddiası kendi alt yapıları kullanıldığında maliyet avantajı elde edilmesi olduğu, her ay için kendi alt yapısını kullansaydı dava dışı ... A.Ş.’ye ödemek zorunda kalmayacağı bedellerin kendi uhdesinde maliyet avantajı olacağını ve bu tutarı da davalıdan talep ettiği, davacının 2024 yılı ortalama alt yapı kullanımında 55 abone özelinde dava dışı ... A.Ş.’ye ortalama 188 TL ve 2025 yılı için de 375 TL ödediği, davacı şirketin alt yapı hizmeti için dava dışı ... A.Ş.’ye ödeme yapmasaydı Temmuz 2024- Ekim 2025 dönemi için 206.641 TL maliyet avantajı olacağı, Sayın mahkemece davacının haklı olduğunun kabulü halinde; nihai takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere davacının 220 müşteriye ulaşması halinde elde edebileceği 624.739 TL ciro kaybının % 6,60 ‘sı 41.245,89 TL kar kaybı olduğu ve dava dışı ... A.Ş. alt yapısı yerine kendi alt yapısını kullanması halinde dava dışı ... A.Ş.tarafından davacıya faturalandırılan hizmetlerden dolayı 206.641 TL maliyet tasarrufu elde edeceği, Sayın mahkemece davacının haklı olduğunun kabulü halinde; 41.245,89 TL kar kaybı ve 206.641 TL maliyetten dolayı kaybı olduğu, toplam kaybının 247.886,89 TL olduğu, davacıya hukuken tanınan abonelere ulaşma hakkının engellendiği, bu durumun aynı zamanda tüketicilerin haklarını da ihlal ettiği, dolayısıyla davacının uğramış olduğu yukarıda, mali inceleme bölümünde, hesaplanan muhtemel zararların haksız fiil hükümleri uyarınca tazmin edilmesi gerektiği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. ... Ticaret Kanunu m. 54/2 haksız rekabeti, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar” şeklinde tanımlanmış daha sonra TTK. m. 55 hükmünde uygulamada en sık görülen haksız rekabet hallerine, sınırlayıcı olmamak koşulu ile örnekler vermiştir. Haksız rekabet halleri arasında, “sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, özellikle … Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak... İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek… Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek...” hususları da girmektedir (TTK. m. 55/1). Gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur (TTK. m. 55/1-d) Yargıtay 11. HD’nin E. 2008/9072, K. 2010/591 sayı ve 21.02.2010 tarihli kararında belirtildiği üzere "... haksız eylemin özel bir türü olan haksız rekabeti oluşturan eylemin kim tarafından, hangi şekilde, hangi yolla meydana getirilmiş olduğunun bu eylemin sübutu açısından bir önemi bulunmayıp, yapılan eylemin haksız olarak bir ticari işletmeye, ticari faaliyete zarar verip vermediği, güven içinde devam etmesi, işlemesi gerekli ticari rekabet ortamını bozup bozmadığı hususu üzerinde durulmalıdır. " içtihadı gereğince davalı tarafın rakip şirket olup olmamasının önemi olmadığından davalının bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir. Haksız rekabete ilişkin “hukuki sorumluluk” başlığını taşıyan TTK. m. 56 hükmüne göre: (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) ... Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. TTK. m. 59 hükmüne göre: Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler. TTK.nun 54. vd. yer alan; dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışları yasaklayan düzenlemelerin ihlali haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlenmiştir. Davalı site yönetimi ile ... arasında abonelere her türlü elektronik haberleşme hizmetinin verilmesine yönelik eve/ofise kadar ... kablo çekilmesi, transmisyon altyapısı kurulması için 08.08.2024 tarihli protokol düzenlendiği; protokol kapsamında, kurulacak yeni ... altyapısının diğer işletmeciler ile talep eden diğer gerçek ve tüzel kişilerin kullanımına sunulacağı, yeni tesisatın mülkiyeti ile bakımı, işletmesi ve sorumluluğunun ...’a ait olacağı, yeni ... kablo tesisi için site dahilindeki kablo altyapısı ile ek odalarını bedelsiz kullanacağı, ilave altyapı tesisinden ...’un sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davalı site yönetimi tarafından site sakinlerine gönderilen e-postada sadece ... için ... altyapısına izin verildiği, ... aboneliğini tercih etmeyenlerin ya da diğer operatör abonelerinin .../bakır altyapıyı kullanmaya devam edebileceği, ... kullanmayı istemeyen diğer operatör abonelerinin ... ile anlaşma sağlayarak (Diğer operatörün ...’a ücret ödemesi sözkonusudur) yeni ... kablo altyapısının kullanılabileceğinin belirtildiği, BTK Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nde benzer konumdaki tüketicilerin hizmetlere eşit şartlarda erişebilme ve ayrım gözetmeyen adil ücretlerle hizmetlerden yararlanma hakkı düzenlenmiş olup, Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nde rekabetin korunması, ayrım gözetmeme, erişimin kolaylaştırılması ve son kullanıcıların elektronik haberleşme hizmetlerine etkin şekilde erişiminin sağlanmasına yönelik ilkeler benimsenmiş olmakla ..., ülkemizde yaygın elektronik haberleşme altyapısına sahip yerleşik işletmeci olmakla birlikte, diğer işletmeciler/operatörler de BTK tarafından yetkilendirilmiş, elektronik haberleşme hizmeti sunma ve kendi altyapılarını tesis etme imkânına sahip olduğundan ...'un yerleşik işletmeci olması, diğer işletmecilerin altyapı tesis taleplerinin reddedilmesi için tek başına gerekçe olamayacağı, davacı şirketin sitede bulunan abonelerine bakır kablo üzerinden verdiği hizmeti iyileştirmek amacıyla ... kablo çekimi yapma talebinin davalı tarafından reddedildiği belirtilmiş olmakla; sözkonusu teknik kapasite ve mimari bütünlüğü gösteren site zayıf akım altyapısı, kablo güzergahları, zayıf akım dağıtım odalarına ait kroki, proje ve fotoğraf gibi herhangi bir teknik belge sunulmadığı, ayrıca ... için ... altyapısına izin verildiği anlaşılmakla aynı gerekçeleri ...'a karşı da ileri sürülmesi gerektiği bu şekilde hizmet sağlayıcılar arasında ayrımcılık yapıldığının anlaşıldığı ve TTK 54-56. maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının haksız rekabet sonucunda muhtemel zararları bakımından bilirkişi heyeti tarafından 41.245,89 TL kar kaybı ve dava dışı ... A.Ş. alt yapısı yerine kendi alt yapısını kullanması halinde dava dışı ... A.Ş.tarafından davacıya faturalandırılan hizmetlerden dolayı 206.641 TL maliyet tasarrufu olmak üzere toplam 247.886,89 TL maddi zararının hesaplandığı ve TTK 56/1-d maddesi kapsamında davalının zararı tazmin etmesi gerektiği Mahkememizce kabul edilmiştir. TTK m. 56/1-e hükmünde ifade edildiği üzere, davacı, ... Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini de isteyebilir. TBK. m. 58 hükmüne göre: Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hakim bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Somut olayda olduğu gibi haksız rekabette bulunan durumlarda, kişilik haklarının zedelendiğinin dolayısıyla da manevi tazminat şartının oluştuğunun kabul edilmesi gerekir. Yargıtay 11 HD'nin E 2008/9249 , K. 2010/4909 sayı ve 04/05/2010 tarihli kararında belirtildiği üzere "... davacı vekili haksız rekabetin tespit ve önlenmesi yanında TTK'nun 58/e maddesi hükmüne dayanarak manevi tazminat da talep etmiştir. Anılan yasa hükmünün yollama yaptığı B.K 'nun 49 ncu maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir ... manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup ayrıca kusurun özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir..."Davalı site yönetiminin haksız rekabet eyleminin bulunması nedeniyle, davacının haksız rekabetin tespiti ve meni, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet oluşturan yanlış veya yanıltıcı beyanların davalı yönetim tarafından site sakinlerine gönderilecek mail ile düzeltilmesi taleplerinin yerinde olduğu, ayrıca davacı lehine manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış, 247.886,89 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, eylemin niteliği, davacının ticari faaliyetinin bozulma düzeyi ve tarafların sosyo-ekonomik durumları ile enflasyon göz önünde bulundurularak takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davalının yarattığı haksız rekabetin tespitine ve menine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabet oluşturan yanlış veya yanıltıcı beyanların davalı yönetim tarafından site sakinlerine gönderilecek mail ile düzeltilmesine, 2-247.886,89 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 20.348,65-TL karar harcından peşin yatırılan 16.339,16-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.009,49-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.431,98-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3.168,02-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı lehine maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı lehine maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/1 ve 13/3 gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 8-Davacı lehine manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 9-Davalı lehine manevi tazminat yönünden Anayasa Mahkemesi’nin 2024/... Esas- 2024/... Karar sayılı 25/12/2024 tarihli iptal kararı gözetilerek vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL başvuru harcı ve 16.339,16-TL peşin harç olmak üzere toplam 17.071,16-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 11-Davacı tarafından yatırılan 45.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 650,00-TL posta giderinden ibaret toplam 45.650,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 14.210,85-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 12-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. .../09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır