İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/441 E. 2026/830 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/441
- Karar No
- 2026/830
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/441 Esas KARAR NO : 2026/830
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 25/05/2026 KARAR TARİHİ : 30/10/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin banka ve mali kurumların alacaklarını devralarak tasfiye eden bir varlık yönetim şirketi olduğunu, mülga ... Bankası ..... A.Ş. tarafından asıl borçlu ...Tic. Ltd. Şti. ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil ...arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, borcun ifa edilmemesi üzerine kredi hesabının kat edilerek borçlulara muacceliyet ihtarname gönderildiğini; söz konusu sözleşmeden kaynaklanan alacağın önce ...’na (...), ardından ise müvekkil şirkete (eski unvanı ... A.Ş.) hukuken temlik edildiğini; alacağın tahsili amacıyla borçlular aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, alacağın ... kökenli olması sebebiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca 20 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının ... 14. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 11.072,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kredi kullanıcısı olmayıp genel kredi sözleşmesini sadece "müşterek borçlu ve müteselsil kefil" sıfatıyla imzaladığını, bu ibarenin kendisini asıl borçlu konumuna getirmeyeceğini, borç tutarı ile fahiş faiz hesaplamalarını kabul etmediklerini, müvekkilinin yerleşim yerinin Bodrum olması sebebiyle Muğla mahkemelerinin yetkili olduğunu, İİK m. 67/1'deki bir yıllık dava açma süresi ile davacının aktif husumet ehliyetinin mahkemece re'sen denetlenmesi gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 598/3. maddesi uyarınca gerçek kişilerce verilen kefaletlerin on yıl geçmekle kendiliğinden ortadan kalkacağını, emredici nitelikteki bu hak düşürücü sürenin durması veya kesilmesinin mümkün olmadığını, 11/02/1998 tarihli sözleşme yönünden 6101 sayılı Kanun m. 5/2 gereğince alacaklıya tanınan bir yıllık ek sürenin de 01/07/2013 tarihinde kesin olarak sona erdiğini, eldeki icra takibinin ise bu süreden yaklaşık dokuz yıl sonra 2022 yılında başlatıldığını, fona (...) ilişkin yirmi yıllık özel zamanaşımı süresinin kefaleti sona erdirici bu hak düşürücü süreye hiçbir etkisinin bulunmadığını, kredi hesaplarının 21/08/1998 tarihinde kat edilmesiyle mülga 818 sayılı BK m. 125 uyarınca on yıllık genel zamanaşımı süresinin de dolduğunu, müvekkiline usulüne uygun ve tebliğ şerhli bir kat ihtarnamesi gönderilmediğini, ihbar yapılmadıkça kefile asıl borçlunun temerrüt faizinin yükletilemeyeceğini, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını ve davacının hak düşürücü süresi geçmiş bir belgeyle takip başlatmakta kötü niyetli olduğunu beyanla, haksız davanın tümden reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, dava dışı ... Bankası ... A.Ş. tarafından kullandırılan krediden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkin olup, davaya konu alacak anılan bankanın ...'na devrinden sonra, Fon tarafından yapılan Kredi Alacağı Temlik Sözleşmesi ile davacı ...A.Ş.'ye (eski unvanıyla ... A.Ş.) temlik edilmiştir. ... tarafından davacıya devredilen alacak fon alacağı niteliğinde olup bu husus İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Dava konusu alacak, Fon'a devredilen ... Bankası ... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinden ve bu kredinin müteselsil kefaletinden kaynaklanmakta olup, davalı .... ise kredinin bizzat müteselsil kefili sıfatını taşımaktadır. Bu nedenle dava konusu alacak fon alacağı niteliğindedir. Alacağın sonradan bir varlık yönetim şirketine devredilmiş olması bu niteliğini ortadan kaldırmaz. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142. maddesinin birinci fıkrasında, Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına Asliye Ticaret Mahkemelerinde bakılacağı, o yerde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunması hâlinde bu davaların (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Saptanan hukuki duruma göre bu dava nedeniyle mahkememiz görevli bulunmadığından, belirtilen yasal nedenlerle görevli mahkemenin İstanbul (1) veya (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, dava dosyasının İstanbul (1) veya (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere tevzi bürosuna iadesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Dosyanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142. maddesi uyarınca 1. veya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.30/10/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır