İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/257 E. 2026/257 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/257
- Karar No
- 2026/257
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/257 Esas - 2026/196
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/257 Esas KARAR NO : 2026/196
HAKİM :...... KATİP :......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLLERİ : Av. ...... Av. ......
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 2006 yılında ...... Sitesinde bulunan işyerine elektrik tesisatı bağlanması için davalı kuruma başvurduğunu, o tarihlerde ......bölgesinde davalı kurum elektrik altyapısını kendisi çekmediğinden işyeri (dükkan) sahibi olarak müvekkil; modüler köşk, moneblok hücreler, trafo, pano ve en yakın iki ayrı trafo merkezine olan mesafe (1570 m) 3’er ayrı hat kabloyu kendisi satın alarak 2006 yılı temmuz ayında tesisini tamamlamış ve davalı kuruma başvurduğunu, davalı kurumun yetkili mühendisleri heyet halinde gelerek, altyapısını tamamen müvekkilin tamamladığı modüler köşk, moneblok hücreler, elektrik trafosu, pano ve 1570 m kablo hattını kontrol ettikten sonra, sistemin elektrik aboneliği için uygun olduğunu belirlemişler, yüksek gerilim tarafından enerji verilmiş, geçici kabulünü yapmışlar ve müvekkilinin elektrik abonesi olabileceğini söylendiğini, aradan yaklaşık 2-3 yıl geçtikten sonra müvekkili davalı kurumun modüler köşkün kapı kilitlerini kırdığını, döşenen elektrik kablolarını, başka aboneler için oluşturduğu bir hatta kullandığını müvekkilinin öğrendiğini, müvekkilinin, 2022 yılı başlarında, geçici kabulü yapılan bu trafodan (...... ve modüler köşk ve trafo köşk) enerji almak ve abone olmak için başvuru yaptığında önce kendisine böyle bir trafo olmadığı söylenmiş, sonrasında yaptığı başvurularında ise trafonun varlığı kabul edilmesine rağmen abone yapılmadığını, müvekkilinin 18.02.2025 tarihine kadar defalarca başvuru yaptıktan sonra kendi yaptığı trafodan abone olamadığı için başka bir ...... hattından tekrar masraf yaparak ve daha düşük (495 KVA) elektrik abonesi olmak zorunda kaldığını, müvekkilinin yapmış olduğu araştırmada yapmış olduğu trafoya davalı kurum tarafından müdahale edildiğini, hattın kurum tarafında kullanıldığını ve başka trafolara enerji verildiğini öğrendiğini, müvekkilinin bu işlemlerde oluru alınmadığı gibi kendisine her hangi bir ödeme de yapılmadığını beyan ederek, müvekkilinin yatırım bedelinin, ...... ve modüler köşe ve trafo köşkün, bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin geç abone yapıldığı için uğradığı zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, taleplerine dava tarihinden itibaren ticari alacaklara uygulanan avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ilk itirazlarının bulunduğunu belirterek, davacı tarafça söz konusu dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup alacak kalemlerinin belirlenebilir olması nedeni ile işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından trafo projesinin geçici kabulü yapılmış olmasına rağmen davacı tarafından süresi içerisinde abonelik başvurusunda bulunulmadığından onaylanmış projenin geçerlilik süresinin sona erdiğini, müvekkili şirket tarafından başka abonelere trafo üzerinden enerji sağlanmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya enerji izni verilmesine rağmen abonelik işlemlerinin davacı tarafından tamamlanmadığını, davacının 2024 yılında yapılan başvurusunun kabul edildiğini, kazanç kaybı ve kar kaybı taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Eser sözleşmesinden kaynaklanan davalar, HMK'nın 6. maddesine göre davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde (genel yetkili mahkeme) açılabileceği gibi HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de (özel yetkili mahkemede) açılabilir. Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilaflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilafların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Oysa, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacak davasında yetkili mahkemenin tayininde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkda davacı tarafça davalının bilgisi dahilinde trafo yapıldığını, davalı tarafça bu inşaatın geçici kabulünün yapıldığını ancak abonelik verilmediğini, başkalarına abonelik verildiğini ve yapılan imalata hasar verildiği belirtilerek alacak davası açılmış ve ...... Mahkemesince yetkisizlik verilmiş ise de, eseri yapıldığı yerin ... olması, davacının davası yetkili mahkeme olan ...... Mahkemesinde açmış olmasına rağmen yetkisizlik kararı verilmiş olduğu anlaşılmakla HMK ' nun 116-117. maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-)Dosyada yetkili mahkemenin ...... Mahkemesi olduğunun tespitine, 3-)Dosyanın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde 6100 sayılı HMK'nın 21. Maddesi gereği yetkili yargı mercinin belirlenmesi ve yetki uyuşmazlığının çözümü için dosyanın ...... Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 4-)Yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.30.03.2026
Katip ...... e-imzalı
Hakim ...... e-imzalı