İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/753 E. 2025/753 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/753
- Karar No
- 2025/753
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/753 Esas - 2026/174 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/753 Esas KARAR NO : 2026/174
...
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08.10.2025 KARAR TARİHİ : 31.03.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21.04.2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma uyarınca müvekkilinin davalıya sap parçalama (kıyma) makinesi imal edip teslimini gerçekleştireceğinin, davalı tarafından da makine bedeli olarak müvekkiline 565.000,00-TL+KDV ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafça 400.000,00-TL ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından imal edilen makinenin 18.06.2025 tarihinde davalı tarafa teslim edildiğini, ancak davalı tarafça bakiye ödeme gerçekleştirilmediğini, bu iş kapsamında müvekkili tarafından ... nolu 18.06.2025 tarihli 678.000,00-TL bedelli fatura kesildiğini, buna ilişkin fatura suretinin ekte sunulduğunu, fatura ve irsaliyeden görüleceği üzere, söz konusu makinenin anlaşmaya uygun şekilde teslim edildiğini, ödeme yapılmayınca müvekkilinin Polatlı İcra Müdürlüğü'nün 2025/2542 sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, ancak davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz yerde başlatıldığını, mahkemenin de yetkisiz olduğunu, davacı tarafından borcun kaynağı olduğu iddia edilen fatura sebebiyle kesinleşmiş bir alacak bulunmadığını, davacının, süresinde teslim etmediği ve teslim sonrasında da ayıplı/teklif şartlarına uygun nitelikte olmayan makineye ilişkin fatura dayanak yapılarak, müvekkili şirketten alacak talep etmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre satış bedelinin %70'inin nakit, kalanının makine çalışınca ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak makinenin çalışmadığını, makinenin eksik ve ayıplı olduğunu, tüm bu hususların davacıya ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, sonuç olarak müvekkilinin bir borcunun olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, makine yapım işinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davaya dayanak ... sayılı takip dosyası celp edilmiş, tacir araştırması yaptırılmış, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri ile yazışmalar dosya kapsamına alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya dayanak .... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 25.08.2025 tarihinde.... nolu, 18.06.2025 tarihli, 678.000,00-TL bedelli fatura dayanak gösterilmek suretiyle 278.000,00-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, HMK md. 10, TBK md. 89 gereğince icra dairesinin, HMK md. 6 gereğince mahkememizin yetkili olduğu görüldüğünden davalının yetki itirazlarının reddi gerekmiştir. Dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 18.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...taraf yasal defter açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yapıldığı, defter kayıt nizamının tek düzen muhasebe usul ve ilkelerine göre tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüş olup, taraf yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, taraf yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde, taraf yasal defter kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiş olup, bu kapsamda; davacı tarafından takibe konu edilen 18.06.2025 tarih .... no.lu 678.000,00-TL tutarlı faturanın her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, fatura bedeline karşılık davalı tarafından 15.04.2025 tarihinde davacı yana %70'e karşılık (865.000.00-TL x 0,70 > 395.500,00-TL) “makine sipariş bedeli proje cari hesabı 15.04.2025” açıklaması ile 400.000,00-TL nakit (banka havalesi) ödeme yapıldığı, ödeme tutarının her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, fatura bedeline ilişkin davalı tarafından davacı yana 400.000,00-TL haricinde ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil özelliğine haiz taraf yasal defter kayıtları ve dosya içeriğinde mevcut bilgi ve belgelerden davacının takip tarihi ve dava tarihinde davalıdan 18.06.2025 tarih.... no.lu 678.000,00-TL faturadan kaynaklı bakiye 278.000,00-TL alacaklı olduğu, dosya içeriğinde mevcut teklif mektubu ve ödeme koşullarının yer aldığı metinler içeriğinde sözleşmeye konu ürün teslim tarihi/süresine ilişkin tarih bilgisi belirtilmediğinden dolayı teslimin zamanında yapılıp yapılmadığına yönelik tespit yapılamadığı, davalı vekilince cevap dilekçesinde sözleşmeye konu makinenin hiçbir şekilde çalışmadığı, bununla birlikte, davacı tarafından teslim edilen makinenin teklifte belirtildiği şartlara sahip olmayıp eksikliklerinin bulunduğu beyanlarına yer verildiği, bu hususların uzmanlık alanı dışında olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı tarafından özetle, davalıya yapılan sap parçalama (kıyma) makinesi teslimi nedeniyle düzenlenen 678.000,00-TL miktarlı faturadan bakiye 278.000,00-TL iş bedelinin ödenmediği iddia edilmiş, davalı tarafından ise davacının teslim ettiği makinenin çalışmadığı, bu nedenle davacıya karşı bir borcunun olmadığı savunularak davanın reddi istenmiş, davacı tarafından bu iddia reddedilerek süresinde ayıp ihbarında da bulunulmadığı savunulmuştur. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190). Bu nedenle öncelikle, teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. Bundan sonra ise varsa ayıbın varlığını ve usulüne uygun ihbarda bulunulduğunu ispat yükü davalı üzerinde olacaktır. Somut olayda; taraflar arasında 15.04.2025 tarihli teklif formu kapsamında, %70'i peşin, kalanı makine çalıştırıldığında ödenmek üzere KDV dahil 678.000,00-TL bedel karşılığında sap parçalama (kıyma) makinesi yapımı konusunda akdi ilişkinin bulunduğu niza konusu değildir. Tarafların mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenen ticari defter kayıtlarında da, davacı tarafından düzenlenen 18.06.2025 tarih ve 678.000,00-TL bedelli fatura ile davalı tarafından yapılan 400.000,00-TL miktarlı kısmi ödemenin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş, tarafların birbiriyle uyumlu ticari defter kayıtlarına göre davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 278.000,00-TL alacaklı olacağı anlaşılmıştır. Davalı tarafından dava konusu makinenin çalışmadığı ve bu nedenle bakiye fatura bedelini ödeme yükümlülüğünün olmadığı savunulmuştur. Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişkide, teslimi öngörülen makinenin nitelikleri belirlenerek davalıya özel imal edilmesinin kararlaştırıldığı nazara alındığında, 6098 sayılı TBK'nın eser sözleşmesine ilişkin 470 vd. madde hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda dosyaya mübrez delillerin birlikte incelenmesinden, taraflar arasında mal teslimine ilişkin düzenlenmiş bir teslim belgesinin olmadığı görülmekle birlikte, davalı tarafından iddianın ileri sürülüş şekline göre 23.07.2025 tarihinde davalı şirket çalışanları tarafından niza konusu makinenin çalışmaması nedeniyle makine üzerinde çalışma yapıldığı belirtilmekle, her durumda davalı tarafından 23.07.2025 tarihinde varsa makinenin kusurlarından haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı tarafından ise ancak icra takibinden sonra, 29.08.2025 tarihinde.... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihbarda bulunulduğu anlaşılmıştır. Buna göre, aradan geçen 1 aydan fazla bir süre nazara alındığında, davalının TBK'nın 477/3. maddesi anlamında usulüne uygun bir şekilde davacıya gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunulduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşma kapsamında davacının aynı tarihi kapsayan bir garanti taahhüdünün de olmadığı görülmekle, TBK'nın 477/3. maddesi anlamında süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı ve aynı hüküm kapsamında eserin mevcut haliyle kabul edilmiş sayılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mevcut hukuki durum karşısında, davalının makine çalışmadığından ödeme yapılmaması gerektiğine dair savunmasının kabulüne olanak bulunmamış; ... sayılı takibe itirazının yerinde olmadığı görülmekle iptaline, takibin aynı koşullarda devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Somut olayda davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 55.600,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının ... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, 2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 55.600,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 18.990,18-TL harçtan peşin alınan 3.357,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.632,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 3.357,55-TL peşin harç, 810,00-TL tebligat, 2,50-TL müzekkere gideri ve 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.785,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 31.03.2026
....