İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/449 E. 2026/708 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/449
- Karar No
- 2026/708
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/449 Esas KARAR NO : 2026/708
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/05/2026 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01.11.2024 tarihinde imzalanan Dijital Tasarım ve Hizmet Çatı Sözleşmesi ile ... Tasarım Hizmeti Ek Protokolü oluşturulduğunu, davacı şirketin, sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirerek her biri KDV dahil 180.000-TL tutarında toplam 720.000-TL değerinde 4 adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafın 31.07.2025 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş, fesih bildirim süresini ise ilk sözleşmeye dayanarak 15 gün olarak uygulandığını, ancak davacı tarafın, 01.02.2025 tarihli Tadil Protokolü ile fesih bildirim süresinin 30 güne çıkarıldığını, dolayısıyla bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu ve vadesi geçen fatura bedellerinin muaccel hale geldiğini, davalı şirketin 720.000-TL'lik fatura alacağına karşılık yalnızca 300.000-TL ödeme yaptığını, bakiye borcu ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin 2025/... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine, davalının haksız itirazı üzerine durdurulduğunu, faturalara süresinde itiraz edilmediğini, borcun likit nitelikte olduğunu, TTK m.1530 uyarınca davalının vade tarihlerinde doğrudan temerrüde düştüğünü, itirazın yalnızca süreci uzatma amacı ile yapıldığını, arz olunan nedenlerle ve dosya kapsamındaki tüm beyanları ile Mahkemece re”sen gözetilecek tüm sebeplerle; davanın kabulü ile .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu şirket ile ortak yönetim kurulu üyeleri mevcut olan ve aralarında organik bağ bulunan ... A.Ş.'ye ortaklık ilişkisi kapsamında davanın ihbar edilmesini, alacağın likit olması sebebiyle, davalı borçlu şirketin alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mâhkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlu üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 01.11.2024 tarihli Çatı Sözleşmesi'nin 12. maddesi uyarınca uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) Seri Tahkim Kuralları'nın münhasıran yetkili kılındığını, her iki tarafın da basiretli tacir sıfatıyla bu şartla bağlı olduğu ve alacaklı tarafın önce icra takibi başlatmış olmasının sözleşmedeki tahkim iradesini ortadan kaldırmayacağını, davanın usulden reddini, 31.07.2025 tarihli ilk fesih bildirimindeki 15 günlük fesih süresinin sehven yazıldığını, 05.08.2025 tarihli düzeltme yazısı ile Tadil Protokolü'ne uygun olarak 30 günlük fesih süresinin dikkate alındığını ve hukuki ilişkinin 02.09.2025 tarihi itibarıyla sonlandırıldığını, davacının üstlendiği ... tasarım hizmetlerini ve Firma çalışmalarını eksik, kusurlu ve ayıplı şekilde teslim ettiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca edimini gereği gibi yerine getirmeyen davacının ücret talep edemeyeceği ve teslim/onay formlarının sunulamadığını, 01.02.2025 tarihli Tadil Protokolü ile aylık hizmet bedelinin 150.000 TL + KDV olarak sabitlen aylık çalışma süresinin aşılması durumunda ek fatura kesilmesinin davalının yazılı onayına bağlandığını, ancak davacının hiçbir yazılı onay almadan faturaları fahiş şekikle 180.000 TL olarak tanzim ettiğini, alacağın varlığı ve miktarı yargılama ik bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden likit olmadığını, bu nedenle icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığını, aksine yazılı onay olmaksızın fahiş faturalarla icra takibi başlatan davacının kötü niyetli olduğunu, öncelikle tahkim def'i kabul edilerek davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, takibin iptalini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevabı, bilirkişi raporu ve .... İcra Dairesi'nin 2025/... E. Sayılı dosyasıdır. Mahkememizin 03/06/2026 tarihli tensip ara kararı ile; taraflara uyuşmazlık konusu ticari defter kayıt ve belgeleri taratıp flash bellek formatında sunulması, mali müşavir bilirkişinin lüzum görmesi halinde irtibat kuracağı taraf muhasebe yetkilisinin isim ve iletişim bilgilerinin bildirilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, davalının cevap süresinin dolması ve varsa bildireceği esasa müessir delillerin celbi, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine yazılan müzekkerelerin ikmali ile verilen süreler dolduğunda dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdii ile, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa tutarına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 05/08/2026 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle; " 1-) Davacı taraf, ... Dijital Tasarım Ve Yazılım Anonim Şirketi'nin incelemeye ibraz edilen 2024, 2025 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Md. 222 ile Vergi usul Kanunu defter tutma ile ilgili Hükümleri gereği defter kayıtlarının hukuki olarak delil niteliğine haiz olduğu, 2-) Davacı, ... Dijital Tasarım ve Yazılım Anonim Şirketi'nin ticari defter kayıtları ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede; ticari ilişkinin 01/11/2024 Tarihinde ilk defa ticari sözleşmenin düzenlenerek başlandığı, davalı tarafça 02/08/2025 tarihinde sözleşmenin 7. Maddesi ve ek tadil protokolü 4. maddesine göre sözleşmenin sonlandırıldığına ilişkin ilk bildirimin yapıldığı, fesih tarihi ile ilgili ikinci düzeltme bildirimin ise 05/08/2025 tarihinde yapıldığı, 3-) İcra dosyasında konu fatura alacağının, Davacı taraf, ... Dijital Tasarım ve Yazılım Anonim Şirketi'nin yasal defter kayıtlarında yer aldığı, 01/02/2025 tarihli tadil protokolüne göre, aylık maktu hizmet bedeli faturaların düzenlendiği, “Davacı tarafça düzenlenen aylık sabit hizmet bedeli faturasının en son 20/08/2025 tarihinde düzenlendiği, bu tarihten sonra düzenlenen bir faturanın bulunmadığı, 4-) Davacı tarafın ticari defter kayıtlarma göre 02/03/2026 takip tarihi itibarıyla davalıdan 420.000,00 TL asıl alacağının bulunduğu, TTK m. 1530/7 gereğince hesaplanan 58.560,47 TL ticari temerrüt faizi ile birlikte davacının toplam (420.000,00TL + 58.56041 TL=) 478.560,41 TL talep edilebilir alacağının bulunduğu, 5-) Davacının Davalı adıma düzenlediği satış faturaları ile Ticari Sözleşme'nin " 4.6-Ödemeye İlişkin Hususlar” maddesi ve Ek Protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, mali açıdan aylık maktu hizmet bedeli koşullarının gerçekleştiği ve tahakkuk ettiği, 6-) Tarafların bağlı olduğu vergi dairelerince gönderilen 2024 ve 2025 yılları BA/BS sorgu formlarında ticari ilişkinin ilk defa 2024 yılında başladığı, düzenlenen ve alınan faturalar karşılaştırıldığında karşılıklı olarak iletildiği tamamen uyumlu olduğu " tespit ve görüşüne yer verilmiştir.
GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; " fatura alacağı 485." açıklamalı olarak TL asıl alacak bedeli üzerinden .... İcra Dairesi 2025/... esas sayılı dosyasından davacının başlattığı takibe davalının itirazı üzerine 57.891,81 TL yönünden itirazın iptali talepli dava olduğu, fatura kaynağının taraflar arasındaki 01/11/2024 tarihli dijital hizmet tasarım sözleşmesi olduğu, davacı vekili tarafından 09/09/2026 tarihli dilekçesiyle dava açıldıktan sonra davalının haricen 150.000 TL ödeme yaptığını beyanla bu tutar yönünden kısmi feragatte bulunduğu, davalı vekilinin taraflar arasındaki sözleşmenin 12/1 maddesinde tahkim şartının bulunduğuna ilişkin usuli itirazları ile esasa ilişkin itirazlarını içeren cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür. Dava dosyasındaki bilgi belgeler, dosyaya ibraz edilen raporlar ve icra dosyası birlikte değerlendirildiğinde; Tarafların bağlı olduğu vergi dairelerince gönderilen 2024 ve 2025 yılları BA/BS sorgu formlarında ticari ilişkinin ilk defa 2024 yılında başladığı, düzenlenen ve alınan faturalar karşılaştırıldığında karşılıklı olarak iletildiği tamamen uyumlu olduğu, davacı tarafın incelemeye ibraz edilen 2024 ve 2025 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Md. 222 ile Vergi usul Kanunu defter tutma ile ilgili Hükümleri gereği defter kayıtlarının hukuki olarak delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafın ticari defter kayıtları ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede; ticari ilişkinin 01/11/2024 Tarihinde ilk defa ticari sözleşmenin düzenlenerek başlandığı, davalı tarafça 02/08/2025 tarihinde sözleşmenin 7. Maddesi ve ek tadil protokolü 4. maddesine göre sözleşmenin sonlandırıldığına ilişkin ilk bildirimin yapıldığı, fesih tarihi ile ilgili ikinci düzeltme bildirimin ise 05/08/2025 tarihinde yapıldığı, icra dosyasında konu fatura alacağının, davacı tarafın yasal defter kayıtlarında yer aldığı, 01/02/2025 tarihli tadil protokolüne göre, aylık maktu hizmet bedeli faturaların düzenlendiği, davacı tarafça düzenlenen aylık sabit hizmet bedeli faturasının en son 20/08/2025 tarihinde düzenlendiği, bu tarihten sonra düzenlenen bir faturanın bulunmadığı, davacı tarafın ticari defter kayıtlarma göre 02/03/2026 takip tarihi itibarıyla davalıdan 420.000,00 TL asıl alacağının bulunduğu, TTK m. 1530/7 gereğince hesaplanan 58.560,47 TL ticari temerrüt faizi ile birlikte davacının toplam (420.000,00TL + 58.56041 TL=) 478.560,41 TL talep edilebilir alacağının bulunduğu, davacının, davalı adına düzenlediği satış faturaları ile Ticari Sözleşme'nin " 4.6-Ödemeye İlişkin Hususlar” maddesi ve Ek Protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, mali açıdan aylık maktu hizmet bedeli koşullarının gerçekleştiği ve tahakkuk ettiği, davacının dava konusu alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas Sayılı dosyasından icra takibine girişmiş olduğu, davalının borca itirazı akabinde takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde tahkim ilk itirazında bulunulmuş olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 116. Maddesinde "(1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı...." 117/1 maddesinde ise "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez." hükümleri, 413/1. maddesinde ise "Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkansız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder." hükmü yer almaktadır. Bir uyuşmazlığın tarafları, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri (tahkime elverişli) bir uyuşmazlığın hakem veya hakem heyeti tarafından çözümlenmesini kararlaştırabilirler. Bir uyuşmazlığın hakemde görüleceğine ilişkin sözleşmeye tahkim sözleşmesi denir. Tahkim sözleşmesi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeden ayrı bir tahkim sözleşmesi olarak düzenlenebileceği gibi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye konulacak bir tahkim şartı şeklinde de yapılabilir. HMK'nın 412/1. maddesi uyarınca, "Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır". Bu yasal düzenlemede, ... Model Kanunu'ndaki tanım esas almıştır. Benzer bir tanım, Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK)'nun 4. maddesinde de yer almaktadır. Tahkim sözleşmesine dair yasal tanımdan da anlaşılacağı üzere, tahkim sözleşmesinin konusu, tahkime elverişli her türlü hukuki uyuşmazlıklardır. Uyuşmazlığın sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden ya da kanundan doğmuş olmasının bir önemi yoktur. Geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığından söz edebilmek için; tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması, tarafların tahkim iradesinin tahkim sözleşmesinde tereddüde yer vermeyecek derecede açık bir şekilde tecelli etmiş olması ve uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olması ve gerekir. Bu kapsamda somut olay nezdinde taraflara arasındaki sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen tahkim şartının geçerli olup olmadığının tespiti bakımından HMK'nın "Tahkim sözleşmesinin tanımı ve şekli" başlığını taşıyan 412. Maddesi hükümlerinin incelenmesi gerekmekte olup buna göre; "(1) Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır. (2) Tahkim sözleşmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabilir. (3) Tahkim sözleşmesi yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması yeterlidir. Asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de tahkim sözleşmesi yapılmış sayılır. (4) Tahkim sözleşmesine karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz. (5) Yargılama sırasında tarafların tahkim yoluna başvurma konusunda anlaşmaları hâlinde, dava dosyası mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir." Dosyada bir sureti bulunan taraflar arasında akdedilmiş olan 01.11.2024 tarihinde imzalanan Dijital Tasarım ve Hizmet Çatı Sözleşmesi'nin 12. Maddesinde "sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğan tüm uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) Seri Tahkim Kurallarının münhasıran yetkili olduğu" şeklindeki düzenleme uyarınca usulüne uygun olarak tahkim şartının düzenlenmiş olduğu, davalı tarafça süresi içerisinde tahkim ilk itirazında bulunulduğu anlaşılmakla emsal mahiyette olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2023/1226 Esas, 2024/482 Karar Sayılı 20.03.2024 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda; davalının Tahkim ilk itirazının kabulü ile, HMK 116/1 b ve 413/1 maddesi gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davalının Tahkim ilk itirazının kabulü ile, HMK 116/1 b ve 413/1 maddesi gereği davanın usulden reddine, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 8.126,25 TL harcın mahsubu ile artan 7.394,25 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden, davanın usulden reddi gözetilerek A.A.Ü.T 7/2 maddesi gereği 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 6.000,00TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026 11:19:36
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır