İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/949 E. 2025/949 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/949
- Karar No
- 2025/949
- Karar Tarihi
T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/949 Esas - 2026/331 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/949 Esas KARAR NO : 2026/331
..................... ......................................... ................................................. ...................................................... ............................................................... ...................................................................... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARAR Y. TARİHİ : 05/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına, davalı borçlu şirket aleyhinde, .......... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/90430 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak, davalı tarafından işbu icra takibine itiraz edildiğini, dava konusuna ilişkin olarak arabuluculuk süreci de anlaşamama ile sona erdiğinden,yetkili ve görevli Mahkemede itirazın iptali davası ikamesi zorunlu hale geldiğini, müvekkili şirketin Çin Halk Cumhuriyeti Hong Kong Ticaret Sicilinin 1453731 sicil numarası ile kayıtlı, Hong Kong- Çin Halk Cumhuriyeti'nde bulunan yabancı bir şirket olduğunu, ağır iş makineleri vb. inşaat ekipmanı tedarikçilerinden biri olduğunu, müvekkilinin, söz konusu malların üretim ve satışı gerçekleştiren, dünyanın farklı ülkelerine ithalat ile bu malların satışını yapan bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile ........../Türkiye'de kurulu bulunan davalı ............ şirketi arasında; 2014 yılından itibaren, çeşitli iş makinalarının satışı konusunda birden fazla sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu malların tamamının müvekkili şirketçe borçlu şirkete eksiksiz ve ayıpsız bir biçimde teslim edildiğini, ancak borçlu şirketçe ödemeler vadesinde gerçekleştirilmediği gibi bakiyeleri de ödenmediğini, taraflar arasında imzalanmış bulunan "90E-1406HKS" ve "90E-1601HKS" numaralı sözleşmelere konu ödemelerin borçlu şirketçe zamanında yapılmadığından, müvekkili şirketçe Çin Halk Cumhuriyetinde sözleşme gereği tahkime başvurulduğunu, 08/09/2021 tarihli M20201699 dava ve 2340 karar numaralı CIETAC (Çin Ticaret Tahkim Komisyonu Pekin Tahkim) tahkim kararı ile müvekkilinin başvurusunun kabul edildiğini, davalının borçlarını ödemediği tespit edilerek müvekkile ödemesi yönünde karar tesis edildiğini, işbu Hakem Kararının tenfizi talebiyle .......... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/900 Esas sayılı dosyası ile açılan davada, mahkemece 17/04/2024 tarihinde hakem kararının tenfizine karar verildiğini, işbu dava konusunun ise .......... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/90430 sayılı icra takibiyle tahsiline girişilen alacağın da 19/12/2014 tarihli 90E-1404HKS numaralı sözleşmeden doğan alacağın bakiyesi olan 565.015 USD alacak olduğunu beyan ederek davalı borçlunun .......... 1. Genel İcra Dairesi 2024/90430 Esas sayılı dosyaya vakiitirazının iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı borçlu aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tahkim şartının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan ve davanın konusu işbu 19/12/2014 tarihli 90E-1404HKS Numaralı Satış Sözleşmesinin 20. Tahkim ve 21. Uygulanabilir Hukuk maddelerinin hükümleri gereği Tahkim Şartı ve Uygulanacak Hukuk açıkça belirlendiğini, buna göre taraflar arasındaki tüm uyuşmazlıkların Çin Uluslararası Ekonomi ve Ticaret Tahkim Komisyonu'nda (CIETAC) çözülmesi gerektiğini, ancak davacı huzurda Mahkemenize başvurduğunu, dolayısıyla taraflar arasında geçerli tahkim sözleşmesi bulunması nedeniyle HMK 116 vd ile 413. maddeleri gereği davanın usulden reddi gerektiğini, esasen taraflar arasındaki ilişkinin başlangıcı ve temeli olan taraflarca imzalanan 14.07.2014 tarihli Münhasır Distribütör Franchıse Sözleşmesi nin; 20 Geçerli Yasa Ve Yargı Yetkisi maddesinde de açık ve geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunduğunu, dava dayanağı sözleşme de işbu Distribütörlük Sözleşmesi kapsamında akdedildiğini yine tahkim şartı içerdiğini, nitekim dava dilekçesinin 3. sayfasında davacının, taraflar arasındaki "90E-1406HKS" ve "90E-1601HKS" sayılı sözleşmelere dayanarak Çin de tahkime başvurduğunu ve .......... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/900 Esas dosyası ile tenfizi karar verildiğini (ikrar ettiğini, malum olunduğu üzere, 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi gereği, yabancı şirketler de Türk şirketleri ile olan işlemlerini ve özellikle resmi makam olan İcra Dairesini sundukları belgeleri Türkçe düzenlemek ve sunmak zorunda olduklarını, fakat davalının icra takibinde, takip dayanağı olarak zikredilen, icra dairesine sunulan ve müvekkiline tebliğ edilen belgeler Türkçe olmayan, neyi ifade ettiği bilinmeyen belgeler olduğunu, beyan ederek geçerli tahkim sözleşmesi nedeniyle HMK 116 vd ile 413. Maddeleri gereği davanın usulden reddini, hukuken geçersiz bir ödeme emrine ve icra takibine dayanılarak itirazın iptalinin talep edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, HMK 114/2 gereği dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddini, davacı tarafından faturaya dayandırılan mal ve hizmetlerin verildiğinin davacı tarafından kanıtlanmasının ardından müvekkilinin ticari defterleri ve tüm dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, neticeten haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, davacının inkar tazminatı talebinin reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu tartışmasız olan davacı aleyhine İİK. 67/2 gereği asgari %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Taraflar arasında akdedilen 90E-1404HKS numaralı 19/12/2014 tarihli satış sözleşmesinin incelenmesinde; davalı ............ Makina İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin alıcı, davacı Sunward Intellıgent HkK Lımıted Şirketi'nin satıcı konumunda olduğu, sözleşmenin; Tahkim başlıklı 20. maddesinde; "Bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu sözleşme ile ilgili herhangi bir anlaşmazlık, taraflar arasında dostane müzakereler yoluyla çözülmelidir. Eğer taraflar anlaşmaya varamazsa, uyuşmazlık Pekin'deki Çin Uluslararası Ekonomi ve Ticaret Tahkim Komisyonu'na (CIETAC) sunulmalı ve başvuru sırasında CIETAC'ın geçerli tahkim kurallarına göre tahkim edilmelidir. Pekin'de yapılacak ve tahkim kuruluşunun kararı kesin kabul edilir. Karar taraflar için bağlayıcıdır ve herhangi bir taraf mahkemeye veya başka bir kuruluşa başvurarak bu karar değiştirilemez. Tahkim masrafları, tahkimin kaybeden tarafı tarafından karşılanır." Uygulanabilir Hukuk başlıklı 21. maddesinde; "Bu sözleşme ve tarafların hak ve yükümlülükleri, (Birleşmiş Milletler Uluslararası Mal Satımına İlişkin Sözleşme ) (1980) hükümlerine uygun olarak uygulanacak ve bu sözleşme tarafından yorumlanacaktır. Ancak, "Sözleşme"nin düzenlemediği konular veya tarafların bulunduğu ülkelerin özel beyanları nedeniyle "Sözleşme" uygulanamıyorsa, satıcının iş yeri ülkesinin yasaları geçerli olur ve Çin Halk Cumhuriyeti yasalarına göre yorumlanır." Dil başlıklı 22. madddesinde; "Bu sözleşme, Çince ve İngilizce olmak üzere iki dilde mevcuttur ve her iki metin de eşit etkiye sahiptir. Her iki metin arasında anlam ayrılığı olması durumunda, Çince metin esas alınacaktır." Geçerlilik başlıklı 23. maddesinde; "Bu sözleşme, taraflardan birinin temsilcisi tarafından imzalandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer. Taraflardan biri sözleşmeyi imzaladıktan sonra, öncelikle sözleşmeyi faks veya taranmış şekilde göndermeli ve ardından sözleşme orijinal nüshasını kayıtlı posta yoluyla diğer tarafın temsilcisine geri göndermelidir." düzenlemelerinin mevcut olduğu görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan 14.07.2014 tarihli Münhasır Distribütör Franchıse Sözleşmesi'nin Geçerli Yasa Ve Yargı Yetkisi başlıklı 20. maddesinde; "Anlaşma her bakımdan Çin Halk Cumhuriyeti yasalarına göre yorumlanacaktır. Anlaşma veya Anlaşmanın uygulanmasıyla ilgili tüm anlaşmazlıklar dostane müzakereler yoluyla çözülecektir. Müzakereler yoluyla bir çözüme ulaşılamaması durumunda, dava daha sonra tahkim için Pekin'deki Çin Uluslararası Ekonomik ve Ticari Tahkim Komisyonuna sunulacaktır. Tahkim kurallarıyla birlikte. Tahkimin tamamı Pekin'de gerçekleşecek ve adı geçen komiser tarafından verilen karar nihai ve her iki taraf için de bağlayıcı olacaktır. Tahkimde kullanılan dil Çincedir. Taraflardan hiçbiri, kararın gözden geçirilmesi için bir mahkemeye veya diğer makamlara başvurmayacaktır. Tahkim ücreti, payın kaybedilmesi suretiyle karşılanacaktır." düzenlemesinin mevcut olduğu görülmüştür. .......... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/90430 sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı Sunward Intellıgent HK Limited Şirketi tarafından davalı ............ Makina İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine asıl alacak ve ferileri toplamı 683.602,35 USD üzerinden takip başlatıldığı, takip talebinde borcun sebebinin faturaya dayalı cari hesap alacağı- 792.000 usd bedelli fatura no.90-e-1404HKC 565.015,00 USD olarak belirtildiği davalı borçlu tarafından borcun tamamına 28/02/2025 tarihinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve davanın yasal süresinde açıldığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davadaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki Sözleşmede tarafların yükümlülükleri ve sorumlulukları, davanın davadan önce tahkimde yada hakemde görülmesinin zorunlu olup olmadığı, ürünlerde ayıp olup olmadığı ayıp varsa türü ve süresinde ihbar olup olmadığı, varsa ayıpla ilgili sorumluluk hükümleri, yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, kusur durumu ve sorumluluk hükümleri, yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği, ürünlerin iadesinin gerekip gerekmediği ve iadesinde sorumluluk ve yükümlüklerin yerine getirilip getirilmediği, ödendiği ileri sürülen miktardan hangi tarafın sorumlu olduğu, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihlerde gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, hsusularına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 116. Maddesinde; "Madde 116- (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı. c) İş bölümü itirazı." 117. maddesinde; "Madde 117- (1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. (2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir. (3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır." düzenlemeleri mevcuttur. Davalı tarafça dava dilekçesi ve eklerinin kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinden sonra ve süresi içerisinde tahkim ilk itirazının yapıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 412. Maddesinde Tahkim sözleşmesinin tanımı ve şekli aşağıdaki gibi yapılmıştır. "MADDE 412- (1) Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır. (2) Tahkim sözleşmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabilir. (3) Tahkim sözleşmesi yazılı şekilde yapılır. Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim sözleşmesinin taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim sözleşmesinin varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması yeterlidir. Asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de tahkim sözleşmesi yapılmış sayılır. (4)Tahkim sözleşmesine karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı veya tahkim sözleşmesinin henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu itirazında bulunulamaz. (5)Yargılama sırasında tarafların tahkim yoluna başvurma konusunda anlaşmaları hâlinde, dava dosyası mahkemece ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 413. Maddesinde Tahkim itirazı aşağıdaki gibi düzenlenmeştir. "MADDE 413- (1) Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. (2) Tahkim itirazının ileri sürülmesi, tahkim yargılamasına engel değildir." Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava; davacı taraf ile davalı şirket arasından 2014 yılından itibaren süre gelen münhasır yetkili distribütörlük sözleşmesi gereğince davacı şirket tarafından davalıya teslim edildiği beyan edilen mallara ilişkin davalının ödeme yapmadığı iddiası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafça tercümesi sunulan 14.07.2014 tarihli Münhasır Distribütör Franchıse Sözleşmesi'nin Geçerli Yasa Ve Yargı Yetkisi başlıklı 20. Maddesinde ".... Anlaşma veya Anlaşmanın uygulanmasıyla ilgili tüm anlaşmazlıklar dostane müzakereler yoluyla çözülecektir. Müzakereler yoluyla bir çözüme ulaşılamaması durumunda, dava daha sonra tahkim için Pekin'deki Çin Uluslararası Ekonomik ve Ticari Tahkim Komisyonuna sunulacaktır. Tahkim kurallarıyla birlikte. Tahkimin tamamı Pekin'de gerçekleşecek ve adı geçen komiser tarafından verilen karar nihai ve her iki taraf için de bağlayıcı olacaktır. Tahkimde kullanılan dil Çincedir. Taraflardan hiçbiri, kararın gözden geçirilmesi için bir mahkemeye veya diğer makamlara başvurmayacaktır...." yine taraflar arasında akdedilen Taraflar arasında akdedilen 90E-1404HKS numaralı 19/12/2014 tarihli satış sözleşmesinin Tahkim başlıklı 20. maddesinde; "Bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu sözleşme ile ilgili herhangi bir anlaşmazlık, taraflar arasında dostane müzakereler yoluyla çözülmelidir. Eğer taraflar anlaşmaya varamazsa, uyuşmazlık Pekin'deki Çin Uluslararası Ekonomi ve Ticaret Tahkim Komisyonu'na (CIETAC) sunulmalı ve başvuru sırasında CIETAC'ın geçerli tahkim kurallarına göre tahkim edilmelidir. Pekin'de yapılacak ve tahkim kuruluşunun kararı kesin kabul edilir. Karar taraflar için bağlayıcıdır ve herhangi bir taraf mahkemeye veya başka bir kuruluşa başvurarak bu karar değiştirilemez." maddeleri uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın Pekin'deki Çin Uluslararası Ekonomik ve Ticari Tahkim Komisyonunda çözüleceği kararlaştırılmıştır. Tahkimin tanımı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda (HUMK) yer almazken, HMK’da “Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır.” şeklinde tanımlanmıştır (HMK m. 412/1).
Öğretide de tahkimin, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri haklarla ilgili olarak doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların mahkemeler yerine hakemler eli ile çözümlenmesi konusundaki anlaşmaları ve bu çerçevede yapılan yargılama sonucunda uyuşmazlığın kesin ve bağlayıcı biçimde çözümlenmesi olarak tanımlandığı görülmektedir (Akıncı, Ziya: Milletlerarası Tahkim, 4. Baskı, İstanbul 2016, s. 3). Yargı, devletin temel fonksiyonlarından biridir ve kural olarak taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözüm yeri mahkemelerdir. Ancak özel hukuka ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde mahkemeler yerine hakemlere başvurulması konusunda sözleşme yapılabilir veya taraflarca bağıtlanan sözleşmelere bu yönde bir hüküm konulabilir (HMK m. 412/2). Özel hukukun taraflara tanıdığı irade serbestisi, kendisini sözleşme yapıp yapmamak, sözleşmenin karşı tarafını ve içeriğini belirlemek noktalarında gösterdiği gibi taraflar arasında çıkmış ve çıkması muhtemel uyuşmazlıkları hakemler eliyle çözmek noktasında da gösterir. Hakem kararı, devlet mahkemeleri tarafından verilen karar gibi bağlayıcıdır. Bu hâliyle tahkim, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biridir. Tahkim millî tahkim şeklinde karşımıza çıkabileceği gibi milletlerarası tahkim şeklinde de karşımıza çıkabilir. Millî tahkimden tahkim yerinin Türkiye olarak kararlaştırıldığı tahkim usulü anlaşılır. Millî tahkimde hukuk yargısı bağlamında uygulanacak iki temel kanun bulunmaktadır. Bu kanunlar Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Milletlerarası Tahkim Kanunudur. Bu yasal mevzuata göre taşınmazlar üzerindeki aynî haklardan kaynaklanan uyuşmazlıklar hariç olmak üzere, her iki tarafın iradesine tabî işlerde uyuşmazlığın mahkemeler dışındaki kurum ve kişilerce çözülmesi tahkim olarak adlandırılır. Taraflar sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların tümünün tahkim yoluyla çözülebileceğini kararlaştırabilecekleri gibi sadece bir bölümünün tahkim yoluyla çözülebileceğini de kararlaştırabilirler. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında geçerli bir tahkim şartı varlığı veya tahkim anlaşmasının geçerli sayılabilmesi için uyuşmazlığın kesin olarak hakemde çözüleceğinin kararlaştırmış olması gerektiği, kesin iradeyi ortadan kaldıran ya da zayıflatan kayıtların tahkim sözleşmesi veya şartını geçersiz-hükümsüz kılacağı kabul edilmektedir. Tahkim anlaşmasının kurucu unsuru uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesine ilişkin irade açıklaması olup, bu anlaşmanın geçerli olabilmesi için tarafların tahkim iradelerinin şüpheye ve karışıklığa yer vermeyecek şekilde açık ve kesin olması gerekir. Uyuşmazlıkların öncelikli olarak hakemlerce, olmazsa mahkemelerce çözüme bağlanacağı kararlaştırılan tahkim sözleşmeleri veya şartları açık ve kayıtsız şartsız (kesin) tahkim iradesini içermelidir. Yerleşik uygulamalada “tahkim iradesinin mutlak ve kesin olması ve hiçbir duraksamaya yer vermemesi” gerekmektedir. (Emsal Yargıtay 11 HD. 15.02.2011 T. 2009/3257-2011/1675)24/10/2017 tarih, 2016/3383 Esas, 2017/5688 Karar sayılı kararı). Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusunun .......... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/90430 sayılı icra takibiyle tahsiline girişilen alacağın da 19/12/2014 tarihli 90E-1404HKS numaralı sözleşmeden doğan alacağın bakiyesi olan 565.015 USD alacak olduğunu beyan ettiği, davalı borçlunun .......... 1. Genel İcra Dairesi 2024/90430 Esas sayılı dosyaya vaki itirazının iptali ile takibin devamını talep ettiği, .......... 1. Genel İcra Dairesi 2024/90430 Esas sayılı dosyasındaki takip talebinde ve ödeme emrinde borcun sebebi olarak Faturaya Dayalı Cari Hesap Alacağı- 792.000 Usd Bedelli Fatura No.90-E-1404HKC 565.015,00 USD olarak gösterildiği anlaşılmakla söz konusu icra dosyasındaki itirazın iptali davasında davacı vekilinin yargılamada 90W-1404HKC sözleşmenin imzalı olmadığı savunmasına itibar edilmemiştir. Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 5 uyarınca tahkim itirazı üzerine uyuşmazlık bakımından geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması durumunda, mahkemece uyuşmazlığın tahkime havale edilmesi devlet mahkemelerine bir zorunluluk olarak yüklenmiştir. (Cemre Tüysüz, İcra ve İflâs Hukukundaki Davaların Tahkim Anlaşmasının İcrasına Etkisi, İstanbul 2016, Doktora Tezi, sayfa 298). Bu itibarla Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 5 ve 90E-1404HKS numaralı 19/12/2014 tarihli satış sözleşmesinin Tahkim başlıklı 20. maddesine gereğince"Bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu sözleşme ile ilgili herhangi bir anlaşmazlık, taraflar arasında dostane müzakereler yoluyla çözülmelidir. Eğer taraflar anlaşmaya varamazsa, uyuşmazlık Pekin'deki Çin Uluslararası Ekonomi ve Ticaret Tahkim Komisyonu'na (CIETAC) sunulmalı ve başvuru sırasında CIETAC'ın geçerli tahkim kurallarına göre tahkim edilmelidir." şeklindeki geçerli olan tahkim şartı nedeni ile HMK. 116. maddesi delaletiyle HMK. 117. maddesi gereğince tahkim ilk itirazı ön sorun gibi ele alınmış olup, tahkim yoluna başvurulmadan iş bu davanın açıldığı anlaşılmış olup davalının tahkim ilk itirazının kabulü ile davacının davasının usulden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın HMK’nın 116/1-b ve 117/3. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan, dava açılırken ödenen 379.155,92 TL harçtan mahsubu ile bakiye 378.423,92 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde yatırana iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026