Diğer ·

2025/448 E. 2025/448 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/448
Karar No
2025/448
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/448 Esas - 2026/82 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/448 KARAR NO : 2026/82

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin 1954 yılında, vakıf kaynaklarını ekonomik kalkınmanın ihtiyaçları doğrultusunda en iyi biçimde değerlendirmek amacıyla kurulduğunu, çağdaş bankacılık yöntemleri ve uygulamalarıyla Türkiye’nin tasarruf düzeyinin gelişim sürecine katkıda bulunmakta olduğunu, markaların aynı olmadığını, müvekkili markasının görsel olarak farklı olduğunu, .... sicilinde benzer ibareli çok sayıda marka bulunduğunu, sektörlerin farklı olduğunu, red gerekçesi markaların kullanımının ispat edilmediğini, müvekkilinin ....ibareli çeşitli markalarının bulunduğunu, müvekkilinin tanınmış olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu beyan ederek .... sayılı kararının iptali ile ... sayılı marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; tescili talep edilen marka başvurusu ile redde gerekçe gösterilen marka birlikte değerlendirildiğinde, taraf markalarının esas unsurunun ...kelimesi olduğunu, Davacının “Marka Tescilinde Teklik” ilkesine aykırı bir tescil talebinde bulunulmakta olduğunu, kurum kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davacı şirket tarafından 03.07.2024 tarihinde .... ibaresinin 9 ve 36. Sınıflarda tescili amacıyla marka tescil başvurusunda bulunulduğu,.... numarası verilen marka başvurusunun ilanı üzerine, başvurunun önce markalar dairesince SMK 5/1 (ç) Maddesi uyarınca 9. Sınıf yönünden tamamen, 36. Sınıf yönünden ise "sigorta hizmetleri" hariç diğer emtialar yönünden kısmen reddedildiğini, verilen karara yapmış oldukları itirazın da nihai olarak .... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın muterize tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; 6769 SAYILI SMK’nın 5(1)(ç) MADDESİ KAPSAMI; 6769 sayılı SMK’nın marka tescilinde mutlak red nedenlerine ilişkin 5(1)(ç) maddesine göre “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler” marka olarak tescil edilmez. Bu kapsamda belirtilen, iki koşulun birlikte varlığıdır: Mal ve/veya hizmetlerin aynı/ aynı tür olması, Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması. Her iki koşulun birlikte sağlanması halinde, sonraki tarihli başvuru, çakışan mal ve/veya hizmetler yönünden kısmen veya tamamen reddedilir. Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması: “Aynı” markalar, birbirleri ile görsel olarak aynı olan ve tüketiciler tarafından birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak unsurları bulunmayan markalardır. Farklı yazı karakterleri veya farklı renklere sahip olmaları, markaların “ayniyet” kavramını değiştirmez. “Ayırt edilemeyecek kadar benzer” markalar ise, aralarındaki farklılıkların ortalama tüketici açısından ilk bakışta veya kolayca fark edilemeyecek düzeyde, yani ihmal edilebilir önemde olmasıdır. Bu durumda, tüketici markalar arasındaki farklılıklara rağmen, markanın üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin aynı kişi ve/veya firmaya ait olduğunu sanacaktır. Mal ve/veya hizmetlerin aynı/aynı tür olması: Sınıflandırma tebliğindeki her bir grupta yer alan mal/hizmetin, birbirleri ile aynı/aynı türde olduğu kabul edilmektedir. MARKALARIN HİZMET KAPSAMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI; Dava konusu hizmetler karşılaştırılmış, sınıflandırmada, tüm hayat içinde karşılaşılabilecek mal ve hizmetler bulunduğundan, her biri bir şekilde birbiriyle ilişkilendirilebilir. Bu ilişki ne kadar dolaylı ise, benzerlik o kadar uzaktır. Sınıflandırma tebliği idari amaçlı olduğundan, farklı sınıflarda yer alan mal ve / veya hizmetlerin farklı olduğunun doğrudan söylenemeyeceği, aynı şekilde, aynı sınıfta yer alan her malın benzer veya aynı tür olduğunun da doğrudan söylenemeyeceği, benzerliğin kabulü için, mal ve / veya hizmetin doğası, kullanım amacı, satış ve dağıtım kanalları, tüketici kitlesi gibi birçok ayrıntının göz önünde bulundurulması gerekir: “Tamamlayıcı" kavramı, iki mal ve / veya hizmetin birlikte kullanılması anlamına genişletilebilecek bir kavram değildir. Söz konusu mal ve hizmetler arasında yakın bir ilişki gerektirir. Bu ilişki öyle olmalıdır ki birinin kullanımı diğeri için zorunlu olmalıdır. “Ayrıca sadece mallar ve hizmetler kendi içlerinde birbirleriyle değil, çapraz olarak mal ve hizmetler de birbiriyle ilişkilendirilebilir ve benzer görülebilir. ‘Malların karşılaştırılmasına ilişkin ilkeler, hizmetler ve mal ve hizmetler arasında karşılaştırma için de uygulanabilir. Malların doğası ne-deniyle hizmetler farklı olmalarına karşın, yine de birbirlerini tamamlayıcı olabilirler. Örneğin malların bakımı ile kendileri birbirinin tamamlayıcısıdır veya söz konusu hizmetler mallarla aynı amaç veya kullanıma sahip olabilir ve bu nedenle birbirleriyle rekabet edebilirler. Böylece, bazı durumlarda, mal ve hizmetler benzer bulunabilir.” Mal ve hizmet ilişkilerine ilişkin değerlendirmede, malların doğası, kullanım amacı, kullanım yöntemi gibi çeşitli parametreler dikkate alınır: “Bu durumda, mal ve hizmetlerin karşılaştırılmasına ilişkin ilkeler şu şekilde özetlenebilir: Doğası: Mal veya hizmetin temel özelliği, ne olduğudur. Örneğin “süt” bir gıda ürünüdür. Kullanım amacı: Mal veya hizmetin varoluş amacıdır. Kullanım yöntemi: Amaca ulaşmak için mal veya hizmetin nasıl kullanılacağıdır. Tamamlayıcı olma: Biri diğeri için zorunlu olacak şekilde yakından ilişkili olması halidir. Rekabette olma: Mal veya hizmetin aralarında rekabet olması ve birinin diğeri yerine kullanılabilmesi halidir. Dağıtım kanalları: Mal veya hizmetin dağıtım kanalı aynıysa, aynı piyasada olmaları daha olasıdır.” Söz konusu markalar açısından mal/hizmetlerin aynı / aynı tür olması şartının sağlandığı, MARKALARIN KARŞILAŞTIRILMASI Markaların karşılaştırılması için, öncelikle asıl unsurlarının belirlenmesi gerekmektedir. Asıl unsurların “kelime” olması halinde markaların kök kelimesinin belirlenerek, eklerin başlı başına ayırt ediciliği olup olmadığı değerlendirilmelidir. “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak yapılmalıdır.” Tescili talep edilen marka başvurusu ile redde gerekçe gösterilen marka birlikte değerlendirildiğinde, taraf markalarının esas unsurunun “sky” kelimesi olduğu, tescil edilen marka ile birebir aynı kelimeleri kullanarak Türk Marka Hukukundaki tescil sisteminde yer alan “Marka Tescilinde Teklik” ilkesine aykırı bir tescil talebinde bulunulmaktadır. Bu ilke, tescilli bir markanın varlığı halinde, aynı veya benzer olan işaretin mükerrer tesciline izin vermez. Mevcut yasal düzenleme çerçevesinde, tescilli bir marka var iken ikinci bir markanın tescilinin yapılabilmesinin mümkün olmadığı, “Başvuruda Öncelik” ilkesi gereği daha önce tescil edilen “sky” ibaresinin kullanılmasının gerektiği, Ayrıca davacı taraf, Uluslararası Nice Sınıflandırma Sisteminin 9. ve 36. sınıfta yer alan mal veya hizmetlerde kullanılmak üzere marka tescil talebinde bulunmaktadır. Tescilli ve ret kararına gerekçe olan markaların, Uluslararası Nice Sınıflandırma Sisteminin 9 ve 36. Sınıflarında yer alan mal veya hizmetlerde kullanılmak üzere başvurudan önce tescil edildiği, dolayısıyla tescili talep edilen marka başvurusu ve ret kararına gerekçe olarak gösterilen markanın Uluslararası Nice Sınıflandırma Sisteminin 9. ve 36. sınıflarında yer alan, aynı veya aynı türdeki, mal veya hizmetler kapsamında bulunduğu, davacı tarafın marka başvurusunun çıkarılan mal ve hizmetler açısından tescil edilmesi marka hukukunun genel ilkelerine aykırılık teşkil edeceği, Aynı veya benzer bir mal veya hizmet sınıfında aynı veya birbirine çok benzer birden fazla markanın tescil edilmesi ve piyasada kullanılması halinde markanın muhatabı olan halk kitlesi hangi firmanın mal veya hizmetiyle karşı karşıya kaldığı konusunda zaman zaman yanılabilecek malı alırken tereddüte düşebilecek hatta gerçekte istemediği bir firmanın ürününü satın almak durumunda kalabilecektir. Bu nedenle tescilli bir marka varken aynı mal veya hizmet sınıfında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markanın tesciline olanak verilmemelidir. ” denilmektedir. Yerleşik Yargıtay İçtihatlarından da görüleceği üzere, tescilli bir marka bulunduğunda, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede bu markaya benzer ve aynı veya aynı türdeki emtiaları içeren bir markanın tescilinin yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, Sonuç olarak ret kararına gerekçe olarak gösterilen ve tescilli olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ve tescil edilen marka ile aynı veya aynı tür mal veya hizmet emtiasını içeren davacı marka başvurusunun tescili mümkün olmadığından marka tescil başvurusunun kısmen reddi kararının hukuka uygun olduğu kanaatlerine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2025/448, K. 2025/448, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-448-e-2025-448-k-3649d6b6f9b2