İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/232 E. 2026/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/232
- Karar No
- 2026/545
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/232 Esas - 2026/545 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2026/232 KARAR NO : 2026/545
....
DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 19/03/2026 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, kimya alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ".... tarafından .... bahse konu çeki ikametinde ve olası her yerde aradığını ancak bulamadığını, çekin nerede ve ne zaman kaybolduğunun yetkili tarafından bilinmediğini, çekin kaybına veya çalınması ihtimaline karşın da ... karşı suç duyurusunda bulunulduğunu, dava şartlarının tümü oluştuğundan davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile .... Şubesi, 215.000,00 TL Bedelli, 15/01/2026 Keşide Tarihli, .... numaralı davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, Davacı tarafın özetle ... nolu çekin istirdatını istediğini, davacı tarafça herhangi bir arabuluculuk işlemi yapılmadığından davanın bu nedenle usulden reddini, müvekkili şirketin kanuna uygun olarak teslim aldığı çekin, ödeme yasağı sebebiyle müşteriye iade edildiğini, dava konusu ....nolu çekin, müvekkili şirket tarafından müşterisi....arasında gerçekleştirilen refaktoring işlemi kapsamında alınan davaya konu çekin 15.01.2026 tarihinde bankaya ibrazı sırasında bu çek ödeme yasağı nedeniyle işleme alınmadığını, ödeme yasağı nedeniyle işlemsiz kalan davaya konu çekin bedelinin müvekkili şirket müşterisi tarafından müvekkili şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin kendisine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava; çekin istirdatı ile davacıya iadesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde sonra gelmek üzere 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari ticari davalardan , konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabuluculuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı kanununun 31.maddesi ile de anılan maddedeki " paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri" ifadesi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiştir. Kabul tarihi 06/12/2018 olan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 21. 22. 23. ve 24. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. "MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “3. Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.” MADDE 22- 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.” MADDE 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Bu yasal düzenleme ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda istirdat konusunda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 23/06/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında dosyada arabuluculuk son tutanağına rastlanmaması üzerine söz verilen davacı vekili davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığını beyan etmiştir. Anılan durum karşısında 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava şartı ara buluculuğun yerine getirilmemiş olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine, 2-Alınması gerekli 732,00TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 1.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-AAÜT uyarınca belirlenen 100,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/06/2026
...