İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1440 E. 2026/493 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1440
Karar No
2026/493
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1440 Esas KARAR NO : 2026/493

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 20/08/2026 KARAR TARİHİ : 09/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen alacak nedeniyle takip işlemleri yürütülmekte olduğunu, davalı tarafından 02.12.2025 tarihli Borca Katılma Protokolü ve aynı tarihli 2.174.234,00 TL bedelli bono dayanak gösterilerek söz konusu borçtan sorumlu olduğunun ileri sürülmekte olduğunu, söz konusu icra dosyasının asıl borçlusu olmadığını, davalı tarafından sonradan borca katılan kişi olarak sorumlu tutulmaya çalışıldığını, davaya konu edilen protokol üzerinde bulunan bazı el yazısı ibarelerin tarafına ait olduğunu inkâr etmediğini ancak protokol üzerinde bulunan imzalar ile aynı işlem kapsamında düzenlendiği ileri sürülen bono üzerindeki imzaların tarafınca atılmadığını, davalı tarafından dayanılan borca katılma protokolü ve bononun, ancak üzerindeki imzaların kendisine ait olduğunun ispat edilmesi halinde hukuki sonuç doğurabileceğini, bir sözleşmenin veya kambiyo senedinin geçerliliğinin, öncelikle ilgili kişinin imzasını taşımasına bağlı olduğunu, tarafına ait olmayan imzalar üzerinden şahsına borç yüklenmesinin hukuken mümkün olmadığını beyan ederek davaya konu bono ve borca katılma protokolündeki imzaların kendisine ait olmadığının tespitine, davalıya borçlu olmadığının tespitini, ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takip işlemlerinin dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, bono ve protokol asıllarının celbini, belgelerin Adli Tıp Kurumu veya uzman bilirkişiye gönderilmesini, asıl borçlu tarafından yapılan ödemelerin araştırılmasını ve alacaktan mahsup edilip edilmediğinin tespitini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk başvurusu olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, harç yatırılmadığından da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından gider avansı da yatırılmamış olduğunu, açılan davanın, takibin sürüncemede bırakılmasına yönelik olduğunu, imza incelenmesi yönünden bononun düzenlenme tarihine yakın imzaların dikkate alınması gerekmekte olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davada arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden ve gider avansı yatırılmadığından dolayı davanın usulden reddini, harç yatırılmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve tazminat talebinin reddini, müvekkili lehine İİK'nın 72.maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; 09/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5'inci maddesinden, sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şarttır. Yine 7155 sayılı kanunun 22. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3'ncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır." cümlesi ile arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur. Yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanunun Dördüncü bölümünden sonra gelmek üzere; "Dava şartı olarak Arabuluculuk" başlığıyla eklenen Beşinci Bölüm ve maddeye göre; "Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A-(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. 2-Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı asil dava dilekçesinde ... 21. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, menfi tespit davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2.bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı, dava dilekçesi ekinde dava konusu hakkında davacı yanın 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunmadığı ve arabulucuğa başvurulmadığı anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 7155 sayılı kanunun 20 ve 23. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 732-TL. karar ve ilam harcı + 732-TL. başvurma harcı toplamı olan 1.464-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Mahkememize hitaben yazılmış, Mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.09/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1440, K. 2026/493, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1440-e-2026-493-k-4dbec5fb94ea