İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/220 E. 2026/296 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/220
- Karar No
- 2026/296
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/220 Esas KARAR NO : 2026/296
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/03/2026 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 YAZIM TARİHİ : 13/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı olan ... plakalı araç davacı şirket nezdinde .... numaralı ... Sigorta Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı maliki ve sigortalatanı olduğu ... plaka sayılı aracın, dava dışı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeyken alkollü ve %100 kusurlu olarak park halindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle davacı şirket tarafından .... plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle trafik sigortası kapsamında 145.878,19 TL hasar bedeli ve 25.000 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, ancak dava dışı mağdur tarafından ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybına yönelik olarak Sigorta Tahkim Komisyonu 2024.E... sayılı dosyası ile başvuru yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu 2024.E... K-... sayılı kararı uyarınca, davacı şirket tarafından mağdur araçta meydana gelen bakiye değer kaybına istinaden Gebze İcra Müdürlüğü ... E. nolu dosyasına 17.392,57-TL ödendiğini, kaza nedeniyle kolluk kuvveti tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında davalının maliki ve sigortalatanı olduğu aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, alkol raporuna göre de dava dışı araç sürücüsü ...'in 1.50 promil alkollü olduğu tespit edildiğini, bu nedenle ödenen 170.878,19 TL tazminatın davalıdan rücuen tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödenen söz konusu 17.392,57 TL'nin rücuen tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibine başlatıldığını, her iki takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek davacı vekilinin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile, davalının her iki takip yönünden ayrı yarı %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı araçların karıştığı trafik kazası kapsamında, davacı tarafından üçüncü kişiye ödenen tazminatın ZMSS genel şartlarının ihlali nedeniyle davalıdan rücu hakkına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine yapılan itirazınların iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Keza; ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, yukarıda da belirtildiği gibi, davacı sigorta şirketi, sigortacısı olduğu davalıya ait ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle, dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı, sigorta genel şartlarının ihlali nedeniyle kendi sigortalısı olan davalıdan rücuen talep etmekte olup, davalı sigortalıya ait aracın uyap üzerinden yapılan sorgulamaya göre "gayri ticari" olduğu, davalının tacir olmadığı görülmekle, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı ve görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır. Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınabileceği gözetilerek Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince, dosya resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve yargılama giderleri hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır