İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/193 E. 2026/278 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/193
Karar No
2026/278
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/193 Esas KARAR NO : 2026/278

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 04/03/2026 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZIM TARİHİ : 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan kıymetli evrak iptali istemine ilişkin çekişmesiz yargı işinin dosya üzerinden yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından keşide edilen ... Bankası ... Şubesi 27.02.2024 ödeme tarihli ... seri nolu 500.000 TL bedelli çek, bedeli ödenmesi mukabil müvekkilce geri teslim alındığını ancak bankaya iade edilemeden evvel müvekkilinin elinde kaybolduğunu, çekin çalınmış olma ihtimali bulunduğunu, kaybolan çekin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi halinde doğabilecek sorumluluğu önlemek amacıyla çekin iptalini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/1 sayılı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 vd. maddeleri uyarınca zayi nedeniyle çek iptali talebine ilişkindir. HMK gereğince öncelikle dava şartlarının incelenmesi gerekmektedir. HMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir. Türk Ticaret Kanununun 651–653. maddelerinde kıymetli evrakın genel olarak zayi nedeniyle iptali, TTK nun 657. maddesinde nama yazılı senetlerin zayi nedeniyle iptali, TTK nun 661–669. maddelerinde hamile yazılı senetlerin zayi nedeniyle iptali düzenlenmiştir. TTK nun 757–765. maddelerinde kambiyo senetlerinden poliçenin zayi nedeniyle iptali düzenlenmiştir. TTK nun 778/1-ı maddesinin yaptığı atıf gereğince kambiyo senetlerinden bononun zayi nedeniyle iptali poliçenin zayi nedeniyle iptali hükümlerine göre olacağı hususu ile TTK nun 818/1-s maddesinin yaptığı atıf gereğince (TTK nun 764/2. maddesi ile 765. maddesi hükümleri hariç olmak üzere) kambiyo senetlerinden çekin zayi nedeniyle iptali poliçenin zayi nedeniyle iptali hükümlerine göre olacağı hususları düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve davacının iddiası ile dava konusu çeklerin davacının çek hesabına ait olduğu ve davacının işbu davayı keşideci (hesap sahibi) sıfatı ile açtığı anlaşılmıştır (hamil sıfatı ile açmadığı anlaşılmıştır). Mahkememizce de benimsenen birçok yerleşik Yargıtay kararında belirtildiği gibi TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818/s maddesi yollamasıyla 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptal davası açabileceği ve keşideci olan davacının dava açma (aktif husumet) ehliyeti olmadığı anlaşılmıştır. Zayi olmuş çek hakkında keşideci, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabilir veya çekte imzası yoksa her zaman muhatap banka şubesini çekteki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde uyarabilir veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açabilir. Davacı çek hesabı sahibi olup, kendi çeki hakkında zayi nedeniyle iptal davası açamayacağından HMK nun 114/1-d (tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartıdır) ve HMK nun 115/2. maddeleri gereğince dava şartlarından olan bu hususun sonradan giderilmesi mümkün olmadığından bu konuda davacıya ek süre vs. verilmesine gerek olmaksızın davacının dava dilekçesinde belirttiği çeklere ilişkin davasının dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 12/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/193, K. 2026/278, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-193-e-2026-278-k-003c8b5d4bef