İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/189 E. 2026/189 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/189
Karar No
2026/189
Karar Tarihi

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/189 Esas - 2026/445 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/189 KARAR NO : 2026/445

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2026 KARAR TARİHİ : 18/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalılar arasındaki ticari ilişki kapsamında teslim edilen hırdavat malzemelerine ilişkin e-faturaların davalıya tebliğ edildiğini, davalının 04.07.2024 tarihi itibarıyla 124.865,47-TL tutarında vadesi geçmiş borcu bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ...6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025 / 14548 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların asıl alacağı kabul ederek ödediklerini ancak işlemiş faize ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve borcun varlığının ihtilafsız olduğunu, faturaların yasal süresinde itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, adi ortaklık borçlarından ortakların müteselsilen sorumlu olduğunu, yetki itirazının mesnetsiz olduğunu, para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiğini, Ankara'nın yetkili olduğunu, TTK 1530/4-a maddesi uyarınca 05.08.2024 tarihinde temerrüdün oluştuğunu, davalıların işlemiş faize yönelik itirazlarının haksız olduğunu, yapılan kısmi ödemenin TBK 100. madde gereği faiz ve ferilere mahsup edildiğini, bakiye 44.900,00-TL asıl alacak ve bu tutara 17.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile takibin devam etmesi gerektiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, 44.900,00-TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Norm Sanayi... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul ili Ataşehir ilçesinde ticari faaliyette bulunduğunu, diğer davalı şirketin de yasal adresinin aynı ilçede olduğunu, her iki davalının şirket merkezi İstanbul'dayken davanın ...ilinde açılmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında özel bir yetki anlaşması bulunmadığını, bu nedenle dosyanın yetkisizlik kararı ile İstanbul Anadolu Adliyesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacı alacaklarının zamanaşımına uğradığını, dava konusu faturaların Norm-Çevlog İş Ortaklığı adına düzenlendiğini, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacının alacağını cari hesap şeklinde tutmasının aralarında bir cari hesap ilişkisi olduğu anlamını taşımadığını, iş ortaklıklarının adi ortaklık hükmünde olduğunu, ortaklığa karşı yapılacak işlemlerin ortaklığı oluşturan şirketlere müştereken yapılması gerektiğini, davacı tarafından iş ortaklığına veya ortak şirketlere gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığını, faturalarda ödeme vadesi belirtilmediğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, asıl alacağın ödendiğini, faize ilişkin itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkilinden kalan bir ana para alacağı olmadığını, buna rağmen dava açan davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı Çevlog Ayrıştırma ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile diğer davalı şirketin ticari merkez adreslerinin İstanbul ili Ataşehir ilçesinde bulunduğunu, taraflar arasında yetkiyi belirleyen bir sözleşme mevcut olmadığını, bu nedenle icra takibinin İstanbul Anadolu icra dairelerinde başlatılması gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunduğunu, ayrıca zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, davacı şirket ile adi ortaklığı oluşturan davalı şirketler arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacı şirket tarafından kesilen faturalarda ödeme tarihi yer almadığını, taraflar arasında ödeme vadesi belirlenmediği için davalı şirketlerin temerrüde düşürülmemiş sayılması gerektiğini, bu kapsamda icra takibinden önce faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketlerce faturaların toplamı olan ana para miktarının kabul edildiğini, söz konusu ana para miktarına icra vekalet ücreti, başvurma harcı, tahsil harcı ve icra masrafları gibi her türlü ferilerin eklenerek icra dosyasına yatırıldığını, dolayısıyla icra dosyasının infaz edildiğini, davacı şirketin temerrüde yönelik olarak TTK 1530/4-a hükmüne dayanmasının hukuken mümkün olmadığını, zira bu hükmün uygulanabilmesi için taraflar arasında bir sözleşme olması zorunluluğu bulunduğunu, ancak taraflar arasında herhangi bir sözleşme dahi olmadığını, sunulan Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında görüleceği üzere TTK 1530/4-a hükmünün küçük ve orta ölçekli işletmeleri mal tedarik sözleşmelerinde korumak adına uygulandığını, somut olayda ise bir mal tedarik sözleşmesi dahi bulunmadığını, bu kapsamda temerrüt olgusunun gerçekleşmediğinin aşikar olduğunu, alacağın likit olmadığını, alacak miktarının uzman bilirkişilerce hesaplanması ve hukuka uygun şekilde tespitinin zorunlu olduğunu, tüm bu hususlar dikkate alındığında icra inkar veya kötüniyet tazminatı taleplerinin reddinin gerektiğini, davanın usulden veya esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -05/02/2025 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -...6.Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/14548 E. sayılı takip dosyası, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde takipten önce işlemiş faizin ödenmemesi sebebiyle vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan olan alacağı nedeniyle, davalılar aleyhine 124.865,47-TL asıl alacak, 36.318,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 161.184,22-TL'sının tahsili için ...... E, sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlularının asıl alacak ve asıl alacağın ferilerini kabul ettikleri 10/03/2025 tarihinde yapılan kapak hesabıyla (124.865,47-TL asıl alacak,5.681,38-TL Tahsil Harcı, 615,40-TL başvuru harcı, 19.978,48-TL vekalet ücreti, 1.347,86-TL işlemiş faiz, 282,50-TL masraf olmak üzere) toplam 152.771,09-TL ödedikleri takipten önce işlemiş faizin ise ödenmediği ve faize itiraz edildiği, itirazı üzerine takibin itiraz eden kısım için durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı vekilleri müvekkilleri aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdikleri dilekçeler ile özetle, asıl alacak olan 124.865,47-TL borcu kabul ettiklerini, ödeyeceklerini, bu miktar için kapak hesabı yapılmasını, fakat ödeme emrinde yer alan işlemiş faiz miktarına ve işleyecek faize itiraz ettiklerini bildirmiştir. Taraflar arasındaki dava, satım sözleşme kapsamında cari hesaba -faturaya- dayalı icra takibinden önce işlemiş faiz alacağı talebi olmakla, para borcunun ifa yerinin Türk Borçlar Kanunun 89.mad kapsamında alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olup, davacı şirket işlem merkezinin Altındağ ilçesi, ...adresi olduğuna göre, davalıların icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yapmış olduğu itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı vekillerinin vekilinin zamanaşımı def'i değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki alacak davasında zamanaşımının belirlenmesi TBK 146. Maddesi ("Kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşınına tabidir.") Eldeki alacak davasının TBK’nun 146.maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve fatura tarihleri-(08/01/2024-17/09/2024 tarihleri arasında) icra takip tarihi (01/03/2025) ve dava tarihi(26/02/2026) dikkate alındığında, takip ve dava tarihi itibari ile 10 yıllık sürenin dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazı yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığın, fatura alacağının tahsili için başlatılan takipte asıl alacak miktarının davalı borçlularca icra dairesinde kabul edilip asıl alacak yönünden hesap edilen kapak hesabının ödendiği, takipten önce işlemiz faiz miktarına itiraz edildiği, itiraz edilen işlemiş faize ve ferilerine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının ...6. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/14548 Esas sayılı icra takibine konu faturalar nedeniyle davalılardan takipten önce işlemiş (36.318,75-TL) faiz alacağı olup olmadığı noktasında topanmaktadır. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde asıl alacağın ödenip, takipten önce işlemiş faizin ödenmemesi sebebiyle vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı, alacaklı olduğu kısım için icra takibinden önce davalıyı (eBK. 101) TBK 117. maddesi anlamında usulüne uygun temerrüde düşürmediğine göre davacı tarafın icra takibinde istediği işlemiş faiz talep edemeyeceği değerlendirildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalıların kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harçlar peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafların yapmış oldukları yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraflar vekil ile temsil edildiklerinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 44.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18.05.2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/189, K. 2026/189, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-189-e-2026-189-k-2e340b653f82