Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1022 E. 2025/1022 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1022
- Karar No
- 2025/1022
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1022 - 2026/819 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/1022 KARAR NO : 2026/819
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/10/2025 NUMARASI : 2024/15 Esas - 2025/716 Karar
TEMLİK EDEN : ADRES : VEKİLİ : Av.
TEMLİK ALAN DAVACI : ADRES : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; ...Belediyesi 990 kw gücünde Güneş Enerjisi Santrali Yapımı ihalesinin müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığı uhdesinde kaldığını, 25/05/2017 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalıdan kaynaklanan sebeplerle işin yapımının geciktiğini, süre uzatımı talep edilmesine rağmen haksız olarak kabul edilmediğini, proje kapsamında olmayan ve idare talimatıyla idare yararına fazladan yapılan imalatların ödenmediğini, müvekkillerinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile fazla imalat bedeli olarak şimdilik 250,00 TL, fazla imalat kapsamında davalının süre uzatım kararı vermediği için işin gecikme bedeli olarak şimdilik 250,00 TL, zemin etüd ve statik raporu için ödenen şimdilik 250,00 TL, sözleşme kapsamında davalının süre uzatım kararı vermediği için işin gecikme bedeli olarak şimdilik 250,00 TL ve KDV bedellerinin ilgili tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı ...'in eldeki davaya ilişkin alacağını 10/07/2025 tarihli temlikname ile diğer davacıya temlik ettiği, davacı ve temlik alan vekili 20/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, 83.405,60 TL'nin ilgili tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, husumet ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davalının işi süresinden sonra tamamladığını, müvekkilinin bu hususta birden fazla uyarı gönderdiğini, davacı yanın fazladan imalat olarak bildirdiği ENH direklerinin yapımının sözleşme kapsamında kaldığını, davacının bu yöndeki başvurusuna karşı sözleşme kapsamında olduğunun bildirildiğini, davacının kullandığı malzemelerin İSO kalite belgelerinin süresinin dolduğunu, davacı yanın yer tesliminden 50 gün sonraya kadar herhangi bir çalışma yapmadığını, 70 gün sonrasına kadar malzemeleri hazır etmediğini, teslim edilen malzemelerin teknik şartnameye uygun olmadığını, gecikmenin davacı yanın kusurundan kaynaklandığını, süre uzatımının da davacı yanın sözleşmeye uygun davranmaması olduğunu, proje dışında kalan hiç bir imalat yapılmasının istenmediğini, bu yönde talimat verilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve işin geç teslim edildiği, sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin davacı alacağı bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacıların oluşturduğu adi ortaklık, işin karşı yanın kusuru ile geciktiğini ve fazla imalat yapıldığı, fazla imalat bedellerinin ödenmediği, süre uzatım taleplerinin haksız olarak reddedilmesi nedeni ile zarara uğradıkları iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Davalı yanın belirsiz alacak davasına ilişkin itirazının, davacı yanın 12/03/2024 tarihli duruşmada davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığını beyan etmesi ve zararın miktarının dava açıldığı esnada belirlenemeyecek olması gözetilerek reddine, fazla imalat bedeline ilişkin olarak açılan davanın kısmi dava niteliğinde olduğu gözetilerek reddine, husumet ve derdestlik itirazının delillendirilmemiş ve gerekçelendirilmemiş olduğundan ve bu yönde dosyada delil bulunmadığı gözetilerek reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı yan zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuştur. TBK'nun 146/6 maddesi uyarınca eser sözleşmelerine ilişkin davalarda zamanaşımı süresi ağır kusur bulunmuyor ise 5 yıldır. Davaya konu işin kesin kabul tutanağının 17/12/2018 tarihli olduğu, davacı yanın arabuluculuk başvuru tarihinin 12/01/2022, arabuluculuk son tutanak tarihinin 25/01/2022 olduğu, eldeki davanın bu durumda 5 yıl 13 gün sonra 09/01/2024 tarihinde açıldığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere davalının ağır kusurundan söz etmenin mümkün olmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı" gerekçesi ile, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; somut uyuşmazlıkta zamanaşımının kesin kabul veya kesin hesaptan hangisi ileri tarihli ise o tarihten işlemeye başlayacağını, kesin kabul yapılmış olsa da, müvekkilince kesin hesaba yapılan itiraza idarece 08/01/2019 tarihinde cevap verildiği ve söz konusu kesin hesabın itirazına cevap dilekçesinin 14/01/2019 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, davanın süresi içerisinde açıldığını, proje kapsamı dışında ve ek imalat niteliğinde olan imalat kalemlerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, projede belirtilmeyen tamamen ek iş kapsamında olan imalatların bilirkişilerce işin götürü bedel olduğu değerlendirilerek, mevcut şekilde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, sözleşme fazlası iş bedellerinin vekaletsiz iş görme kapsamında müvekkiline ödenmesi gerektiğini, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki 25/05/2017 tarihli sözleşme ile davacı davalıya Kayseri Özvatan ilçesinde "GES" yapmayı taahhüt etmiştir. Davacı, işin davalıdan kaynaklanan sebeplerle uzamasına rağmen, davalının süre uzatımı vermeyip gecikme cezası kestiğini, fazla imalat bedelini de ödemediğini iddia ederek, alacak talep etmiştir. Davalı, davacının işi süresinde tamamlayamadığını, ENH deplase işinin sözleşme kapsamında olduğunu fazla imalat kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. 1- Taraflar arasındaki sözleşme kamu ihalesi kapsamında olup, sözleşmenin ekleri olarak, YİGŞ, idari şartname, sözleşme tasarısı da sayılmıştır. Kamu İhale sözleşmeleri Kanununa göre yapılan sözleşmelerde zamanaşımı, kesin kabulün onay tarihi ile kesin hesabın onay tarihinden hangisi sonra ise o tarihten başlar ve süresi 5 yıldır. Somut olayda, kesin hesap hakedişi 17/12/2018, kesin kabul onay tarihi 08/01/2019'dur.Bu durumda zamanaşımının başlangıç tarihi 08/01/2019'dur. Bu tarih başlangıç alındığında 5 yıllık zamanaşımı süresi 08/01/2024 tarihinde dolmaktadır. Eldeki dava ise bu tarihten 1 gün sonra 09/01/2024 tarihinde açılmıştır. Ne var ki 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 25. fıkrasına göre arabuluculuk aşamasında geçen sürelerde zamanaşımı durur. Somut uyuşmazlık için 12/01/2022 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış olup, arabuluculuk son tutanağı 25/01/2022 tarihinde düzenlenmiştir. Şu durumda arabuluculuk aşamasında geçen 13 günlük sürede zamanaşımı durmuştur. Bu itibarla eldeki dava zamanaşımı dolmadan açılmıştır. Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece işin esası incelenmelidir. 2- Davacı yüklenici enerji nakil hattı deplase işinin sözleşme dışı iş olduğunu ve bu iş kısmının bedelinin ödenmesini istemektedir. Yüklenici bir ihaleye girmeden basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü kapsamında, önce proje ve iş sahasını inceleyip teklifini ona göre vermelidir. Mahkemece bu husus gözetilerek ENH deplase işinin fazla imalat oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmelidir. Davacı yüklenicinin uygulanan cezai şartın haksız olduğu iddiasıyla alacak talebi incelenirken, söz konusu cezai şartın ifaya ekli ceza mahiyetinde olduğu dikkate alınarak, davacı yüklenicinin söz konusu cezanın uygulandığı ödeme belgesinde bir ihtirazi kaydının olup olmadığı, ifayı çekincesiz kabul durumunun gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenip değerlendirilmelidir. 3- HMK'nın 305.maddesi:"Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez " hükmünü içermektedir. Tavzih, hükmün yeterince açıklık taşımaması, infazında tereddüt doğurması veya birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde olanaklıdır. Tavzih yoluyla hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. İstinaf yoluyla incelenmesi mümkün olan bir husus tavzih adı altında düzeltilemez. Davanın esasını etkiler nitelikte tavzih kararı verilemez. Hükümlerin tavzihi, hükmün müphem olması veya birbirine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi halinde, hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur. Somut uyuşmazlıkta mahkemece gerekçeli karar yazılıp hüküm tebliğe de çıkarıldıktan sonra davalılar vekilinin talebi üzerine hükmün yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ilgili 1-2-3-4 numaralı bentlerindeki davacı ifadesi davacı ve temlik eden şeklinde değiştirilerek temlik eden ve davacı temlik alan yargılama harç ve giderlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Tavzih yolu ile hükmün değiştirilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan dava dilekçesinde adi ortaklığı oluşturan her iki yüklenici birlikte dava açmış olmalarına rağmen, yargılama aşamasında davacı gerçek kişi bu dosya kapsamındaki alacaklarını, diğer davacı tüzel kişiye temlik etmiştir. Temlik eden ...'in bu davada bir sıfatı kalmamıştır. Bu nedenle gerekçeli kararda sadece temlik eden olarak gösterilmeli, kendisine bir hak ve borç da yüklenmemelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/15 Esas, 2025/716 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır