Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/214 E. 2026/214 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/214
Karar No
2026/214
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/214 - 2026/1539 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/214 KARAR NO : 2026/1539

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :10/10/2025 NUMARASI :2024/669 Esas - 2025/832 Karar

DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALILAR :1-... :2-GERKAN AMBALAJ VE GIDA SANAYİİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :3-... DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :21/08/2024

KARAR TARİHİ :17/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ :24/09/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Denizbank Karasu-Sakarya şubesinin E2-... seri nolu, Karasu keşideli, 30.08.2024 keşide tarihli 500.000.-TL bedelli çekini hatır çeki olarak ... tarafından ödeneceği zannı ile hamiline keşide ettiğini, ... çeki ciro ederek evvel emirde davalı Gerkan Ambalaj ve Gıda San.Tic.Ltd.Şti yetkilisi ...'e ve bilahare bu ciranta dahi, Gerkan Ambalaj ve Gıda San.Tic.Ltd.Şti'ne ciro ederek teslim etme ihtimaline binaen iş bu davayı açtıklarını, davalı Gerkan Ambalaj ve Gıda San.Tic.Ltd.Şti'nin keşide tarihi olan 05.08.2024 tarihinde çek arkasına meşruhat düşülmesini sağlamaya çalışacağı konusunda bilgi aldıklarını, davacıya ait 30.07.2024 keşide tarihli 500.000.-TL bedelli çek için yapılan başvuru üzerine; Mahkememizin 2024/210 D.İş sayılı dosyasından davalı Gerkan Ambalaj ve Gıda San.Tic.Ltd.Şti yönünden çekin icraya konulmasının önlenmesine ve ödeme yasağı konulmasına ve çekin bağlı olduğu bankaya müzekkere yazılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, bankanın bu hususu dikkate almadığını ve çek arkasına meşruhat düşmekle Bankacılık Kanununa aykırı davrandığını, davaya konu bu çekin dahi davalılar tarafından muhatap bankaya ibraz edileceği ihtimalinin yüksek olduğunu, anılan çek,diğer dava konusu çek ile hatır çeki olarak keşide edilmekle, aslında temel borç ilişkisi geçersiz olduğunu, temel borç ilişkisinin geçersizliği,bu ilişkiye dayanan temel alacağın (para alacağının)doğumuna da engel olacağı için,taraflar arasında düzenlenen çekin bedelsiz hale geldiğini, çek borçlusu olan davacının TBK.125/2 uyarınca sözleşmeden dönerek çek bedelini ödemek istemediğini, TBK.39." Yanılma veya aldatma sebebiyle iradeyi sakatlayan sebeplerin varlığı halinde söz konusu temel borç ilişkisini iptal ettirmek istediğini, davacının çekte borçlu olmadığının tesbiti vasıtası ile çek bedelini ödemekten imtina ettiğini, temel ilişki geçersiz olsa bile kambiyo taahhüdü varlığını koruduğunu, çekin ödenmesi halinde çek alacaklısının sebepsiz olarak zenginleşeceğini, hatır için verilen çekte temel alacak yani çekin düzenlenmesinin dayanağı olan temel borç ilişkisi mevcut olmadığını, çekin baştan beri bedelsiz olduğunu belirterek, davacıya ait olan ve hatır çeki (teminat) olarak keşide edilen ve davalı ... tarafından ödeneceği şeklinde hileli beyanlar ile rızası hataya düşürülen ve sonrasında diğer davalılara haksız yere ciro edilen Denizbank Karasu şubesinin E2-... seri nolu 30.08.2024 keşide tarihli 500.000.-TI bedelli çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, yargılama sonunda davacı aleyhin, davalılar lehine sebepsiz zenginleşme oluşturacak çekin iptaline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin dahi davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ..., diğer davalı olan ...'dan alacağına karşılık olarak ilgili çeki usulüne uygun şekilde ciro silsilesi ile aldığını ve devamında aynı zamanda yetkilisi olduğu Gerkan Ambalaj şirketine olan şahsi borcu sebebiyle usulüne uygun şekilde ciro ederek teslim ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde çekin hatır çeki olduğunu ve ... tarafından ödeneceği zannı ile verildiğini belirtmişse de, ancak Türk Ticaret Kanununun ilgili kanun maddelerine göre kambiyo senedinin unsurlarını ve tahsil edilememesi durumunda hamil tarafından tüm sorumlulara karşı yasal takip yollarına başvurulacağını davacı tarafın basiretli tacir olarak bilmesi gerektiğini, müvekkilinin vade tarihinde alacağını tahsil edememesi durumunda ilgili çeki bankaya ibraz etmesinin doğal bir durum olduğunu, hamil olan davalının amacının yalnızca alacağını tahsil etme durumu olduğunu, kambiyo senedini alan kişinin, düzenleyenden bir alacağı olduğunu ispat etmek zorunda olmadığını, yine soyutluk kuralı gereğince, senedi düzenleyenin lehtara karşı sahip olduğu şahsî (kişisel) def’iler, senedi devralan üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini beyanla haksız ve mesnetsiz iddialarla açılan davanın tüm talepler yönünden reddine, davacı tarafın soyut ve kötü niyetli iddiaları nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... HMK m. 150/5. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 16/04/2025 tarihli duruşmaya mazeretli bulunması üzerine yeni duruşma gününün kendisine tebliğinin sağlanmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalılar tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2025 tarih, 2024/669 Esas - 2025/832 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Uyuşmazlık, açılmamış sayılma kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, 16/04/2025 tarihli 2 nolu celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine dair karar verildiği, 09/07/2025 tarihli 3 nolu celsedede, "Davacı tarafın duruşmaya gelmediği ve mazeret de bildirmediği, duruşmaya katılan bir kısım davalılar vekilinin dosyayı takip etmek istemediği anlaşılmakla HMK'nın 320/4 ve 150/1 maddeleri gereğince dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına" şeklinde karar verildikten sonra üç aylık sürede dava yenilenmediğinden 10/10/2025 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 1. fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.” hükmüne, 4. fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.” hükmüne ve 5. fıkrada da “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, HMK’nın 150. maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir. Ne var ki anılan hususların uygulanabilmesi için her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanununun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dâhil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. (Yargıtay 10. HD., 22/01/2025 T., 2024/13544 E., 2025/1025 K., Yargıtay HGK., 20/04/2021 T., 2017/10-1824 E., 2021/520 K.) Somut olayda, davanın işlemden kaldırılması kararından önce tarafların duruşma gününü uyap üzerinden öğrenmelerine dair karar verilmesi hususu, usulüne uygun bir tebliğ mahiyetinde olmadığı için işlemden kaldırma kararı isabetsiz olduğundan, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde değildir. Bu nedenle taraflara duruşma gününün tebliği ile tahkikat ve yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2025 tarih, 2024/669 Esas ve 2025/832 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.17/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/214, K. 2026/214, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-214-e-2026-214-k-e7a28bdd2b5d