Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1 E. 2026/1 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1
- Karar No
- 2026/1
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1 - 2026/1731 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1 KARAR NO : 2026/1731
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2025 NUMARASI : 2023/99 Esas - 2025/382 Karar
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... - .... VEKİLİ : Av. ECEM TURAN YALDIZ [16308-03367-54510] UETS
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... SİGORTA A.Ş [25939-91411-46518] UETS VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ...SİGORTA ŞİRKETİ -
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) BAŞVURU TARİHİ : 16.09.2025 - 07.10.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 05.01.2026 KARAR TARİHİ : 18.09.2026 YAZIM TARİHİ : 18.09.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde, 14.06.2021 tarihinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı zincirleme trafik kazasında karayolundaki trafiğin durması ile ilk olarak ... plakalı aracın, arkasında ise ... plakalı aracın durduğunu, akabinde ise ...’un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın frene basmasına rağmen duramayıp önündeki 2 araca çarptığını, davacının sürücü ...'un aracında yolcu olarak bulunduğunu, ardından arkadan gelen ...'nun sevk ve idaresindeki... plakalı aracın frene basıp duramaması ile 2. kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre söz konusu kazanın oluşmasında sigortalı araçların sürücüleri olan ... ile ... %100 oranlarında kusurlu olduklarını, davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... plakalı aracın, davalı ...Sigorta Şirketi'nin... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduklarını, davacının kazada ağır şekilde yaralandığını, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 15.02.2022 tarihli raporda %23 maluliyet oranı belirlendiğini, davacının kazadan önce el işi yaparak sattığı ürünler ile aile bütçesine katkıda bulunduğunu, aylık elde ettiği gelirin 2.500,00 TL olduğunu, kaza nedeni ile elini ve kolunu kullanamadığından bu işi de yapamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik geçici iş göremezlik zararı olarak 50,00 TL, sürekli iş göremezlik zararı olarak 50,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalı sigorta şirketlerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sigorta şirketine başvuru koşulunun yerine getirilmediğini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı aracın kusuru oranında ve teminat limitinde sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında yer alan kusurun gerçeği yansıtmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, öncelikle yetki itirazları bulunmadığını, sigorta şirketine başvuru koşulunun yerine getirilmediğini, Adli Tıp Trafik Dairesince belirlenmesi gerektiğini, hesaplama yapılacak ise müterafik kusurun dikkate alınmasını, talep edilen alacakların belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın ... Sigorta A.Ş yönünden kabulü ile 19.980,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 390.019,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 410.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 26.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Sigorta Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyada alınan ATK raporunda davacının engel oranının %28 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 12 ay olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 4 (dört) ayı boyunca giyinme, beslenme, fonksiyonel mobilite, bağırsak ve mesane bakımı, kişisel hijyen ve tuvalet ihtiyaçları gibi günlük yaşam aktivitelerinin sağlamasının beklenmediği ve sürücü ...’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü ...’nin kusursuz, sürücü ...’nın kusursuz, sürücü ...’nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücüler..., ... ve ...’un kusursuz olduklarının belirtildiğini, ancak mahkemenin ATK raporunu dikkate almadığını, ceza mahkemesinin sanık hakkında verdiği kararın, davalıların hukukî sorumluluğunu belirleme bakımından bağlayıcı nitelik taşımadığını, ceza kararında ikinci kaza ile davacının yaralanması arasında uygun illiyet bağının bulunmadığına vurgu yapılarak ...'nun beraatine karar verildiğini, yerel mahkemenin de bu kararı baz aldığını, sürücüleri kusurlu olan her iki araç sigortasının da işbu davaya konu tazminat miktarından müteselsilen sorumlu olduğunu, ...Sigorta A.Ş bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi kararının doğru olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının arazlarının hangi kazadan kaynaklandığına yönelik araştırma yapılmadan hüküm kurulamayacağını, davacının sigortalı araçta yolcu konumunda olduğunu, ancak kendisinin arazlarının ilk çarpışmadan mı, ikinci çarpışmadan mı meydana geldiğine ilişkin kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, ifade tutanakları dahil olmak üzere dosyada hiç bir belge ve bilginin yer almadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortalı araç sürücüsüne yalnızca ilk kazadan dolayı kusur izafesi yapıldığını, ikinci kazadan ötürü kusurunun bulunmadığını, maluliyet raporunun Kocaeli Üniversitesi tarafından tanzim edildiğini, ancak ATK'dan alınması gerektiğini, davacıya verilen maluliyet oranının hareket kısıtlılığı nedeniyle verildiğini, raporu tanzim eden hekimler arasında ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekim bulunmadığını, başvuranın kaza sonrası herhangi bir fizik tedavisinin mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber hesaplama yapılacaksa müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kazada emniyet kemeri takmadığını, bakıcı gideri hesaplanacaksa da hastanede kaldığı günlerin düşülmesi gerektiğini, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının kaza tarihinde ev hanımı olduğunu, Yargıtay kararları gereğince geçici iş göremezlik hak edişinin bulunmadığını, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna itirazları bulunduğunu, dosyada Genel Şartlar hükümlerine göre TRH yöntemi ile %1,8 Teknik Faiz kullanılarak yapılan hesaplamanın esas alınması gerektiğini, hesaplamaya ilişkin olarak SEDDK'dan görüş sorulması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 14.06.2021 tarihinde altı aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında davacı yaralanmıştır. Mahkemece, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş yönünden davanın kabulüne, ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan davalı ...Sigorta Şirketi yönünden ise kesinleşen ceza dosyasında sigortalı araç sürücüsünün beraat etmesi nedeniyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de; Zincirleme trafik kazası nedeniyle yürütülen ceza dosyasının incelenmesinde, kovuşturmanın basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü, kusura dair rapor alınmadığı, ceza mahkemesi hakimince şüpheli sürücünün kusursuz olduğuna kanaat getirilerek beraat kararı verildiği, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece kanun yolu aşamasından geçmeden ve kusur raporu alınmadan kesinleşen ceza dosyasının karara dayanak yapılması doğru bulunmamıştır. Bununla birlikte mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda, zincirleme trafik kazası iki kaza olarak değerlendirilmiş, davacının bulunduğu araç (davalı ... Sigorta nezdinde trafik sigortalı) sürücüsünün önündeki iki araca çarpması birinci kaza kabul edilerek %100 kusur verilmiş, birinci kaza nedeniyle davacının bulunduğu aracın arkasında duran iki araca çarpan son aracın(davalı ... Sigorta nezdinde trafik sigortalı) kazası ise ikinci kaza olarak kabul edilmiş, sürücüsüne %100 kusur verilmiştir. Ancak raporda dava konusu altı araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanmasında hangi aracın kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirme ve inceleme yapılmamıştır. O halde, mahkemece, davalı sigorta şirketlerinden kazaya dair oluşturulan tüm hasar dosyalarının celbi ve gerektiği takdirde davacının ayrıntılı beyanının alınması ile İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsünden seçilecek uzman bilirkişilerden oluşan heyetten, dosyadaki tüm delillerin ve ceza dosyasındaki ifadelerin birlikte değerlendirilerek davacının yaralanmasına ilişkin kusur oranlarının belirlenmesi ve illiyet bağı kurulması yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması dairemizce HMK'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden, sair istinaf istemleri incelenmeksizin, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler tamamlanarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2025 tarih ve 2023/99 esas, 2025/382 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş'den peşin alınan istinaf karar harçlarının talepleri halinde iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18.09.2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*