İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1581 E. 2026/728 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1581
- Karar No
- 2026/728
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1581 Esas KARAR NO : 2026/728
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/12/2025 KARAR TARİHİ : 07/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı yetkilisi/davalı arasında bir adet taşınmaza ve bir adet arsa içerisinde tiny house satışına ilişkin vadeli satış protokolü ile bir adet aracın satımına ilişkin araç satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin ifası kapsamında müvekkiline ait ancak dava dışı ...adına kayıtlı aracın 14/10/2024 tarihinde .... Noterliği'nde davalı şirkete devredildiğini ve aracın bedelinin senetle alındığının yazıldığını, daha sonra müvekkiline ait taşınmazın 23/10/2024 tarihinde devredildiğini, tiny houseun ise sürecin uzamasından kaynaklı olarak 13/12/2024 tarihinde davalıya devredildiğini, tüm satış işlemleri için davalının 28/10/2024 vade tarihli senedi düzenleyerek taraflarına verdiğini, ancak senedin vade tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine ... icra Müdürlüğü'nün 2025/... Sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalıların imza itirazında bulunduğunu, bunun üzerine ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... sayılı dosyası ile yargılama yapıltığını ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, taraflarınca kararın istinaf e4dildiğini, müvekkilinin alacağına kavuşması için İİK'nın 17. maddesi uyarınca dava sonuçlanıncaya kadar takibin durdurulması sebebiyle huzurdaki davanın açıldığını, davalı ...'ın kendisini şirket yetkilisi olarak tanıttığını ve senede kefil olarak yanlış imza atmak suretiyle müvekkilini kandırdığını, İcra Hukuk Mahkemesi dosyası kapsamında alınan raporun denetime elverişli olmadığını, son olarak davalıların müvekkilinin gecikme kaynaklı zararını da gidermeleri gerektiğini iddia ederek; davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00-TL'nin davalılardan tahsilini, ... İcra Hukuk Mahkemesi kararı gereği .... İcra Müdürlüğü dosyasının tedbiren durdurulmasını, şimdilik 1.000,00-TL gecikme tazminatının davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar Vekilinin .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle görev itirazlarını bulunduğunu ve arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, derdestlik itirazlarının bulunduğunu ve davacının davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, esasa ilişkin olarak; dava konusu senedin sahte olduğunu ve sunulan protokolün de müvekkiline ait olmadığını, yine dava dilekçesi ekine bulunan vadeli satış protokolündeki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, davacının müvekkillerinden alacağının bulunmadığını, ayrıca senet tarihinde ...'ın senet düzenlemeye yetkili olmadığını ve bu nedenle hukuken geçersiz olduğunu, diğer yandan davacının ... plakalı aracın sahibi olmadığından araç hakkında dava açamayacağını, son olarak davacının tedbir talebinin reddinin gerektiğini iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin; 04/03/2026 tarih, ... sayılı gerekçeli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilerek 2026/... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2026 Tarih ve 1420 Sayılı Kararı ile bildirilen; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle; Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla esas, değişik iş ve diğer talepler yönünden tevziye kapatılmalarına, 10.07.2026 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerine açılacak dava, değişik iş ve diğer taleplerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine, (...) .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine," ilişkin karar ve İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 03/07/2026 tarih 2026/... Karar 2026/... Muhabere sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olması nedeni ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2026/1581 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan sebepsiz iktisaptan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Davacının alacak ve tazminat talebinin genel hükümlere dayalı olarak ileri sürüldüğü, kambiyo senedine dayalı talebi bulunmadığı, bu iddialarını temel ilişkisine argüman olarak ortaya koyduğu, senetteki imzanın hile ile atılmasından ve kambiyo takibinden sonuç alamayacağını düşünerek genel hükümler dairesinde temel satış ilişkisine dayanarak dava ikame ettiği, diğer bir deyişle Mahkememizin görevli olmasını gerektirir şekilde kambiyo senedinden kaynaklı alacak iddiasından ziyade temel ilişkinin çözümünü gerektirdiği, ortada mutlak veya nispi ticari dava bulunmadığı ve görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilebileceği, tüm bu nedenlerle görev şartı yokluğu nedeni ile mahkememizin işbu dava dosyasında davanın usulden reddine karar verilerek, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın, HMK 114/1-c. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde iki hafta içerisinde müracaat edildiği taktirde dosyanın görevli .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-HMK'nın 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan bölümünün mahkememizce karar altına alınmasına, 5-Olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle işbu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde HMK'nın 21-c. maddesisi ve HMK'si 22. maddesi gereğince olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/09/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza