İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/153 E. 2026/456 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/153
Karar No
2026/456
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/153 Esas - 2026/456 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2026/153 Esas KARAR NO : 2026/456

.... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2026 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket için gerçekleştirdiği vinç çalışması neticesinde 31.07.2025 tarihli 100.178,57 TL bedelli ve 01.09.2025 tarihli 316.200,00 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, davalı şirketin borcunu ifa etmeyerek müvekkili oyaladığını, bu kapsamda davalı şirket aleyhine ....Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan yetki itirazı sonrasında takibin .... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden yürütüldüğünü, ancak davalı şirketin icra takibine karşı haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalının takip masrafları ve faizden kurtulmak amacıyla 22.12.2025 tarihinde toplam 416.378,57 TL tutarında asıl alacak ödemesi yaptığını, ancak işlemiş faiz, icra masrafları ve vekalet ücretini ödemediğini, davalının ödeme yapmasının borcu ikrar niteliğinde olduğunu, yapılan itirazın dürüstlük kuralına aykırı bulunduğunu, alacağın vadesinin gelmiş olması ve rehinle temin edilmemiş olması sebebiyle ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, davalının itirazının takibi uzatmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti yönünden devamına, davalı aleyhine alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan davada müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının haksız bir şekilde alacak iddiasında bulunduğunu, davaya konu icra takibinin somut bir delil sunulmadan başlatıldığını, muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz süresi olan 8 günlük sürenin geçirilmiş olmasının fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini, faturanın kesinleşmesini sağlamadığını, davacının kiralama bedeli talep edebilmesi için vinç kullanımının gerçekleştiğinin ve vinçlerin ayıpsız teslim edildiğinin tespiti gerektiğini,.... kararları uyarınca faturaya itiraz edilmemesinin sadece verilerin doğruluğuna karine teşkil ettiğini, işin yapıldığını kanıtlamadığını, sözleşmeye dayanmayan faturanın tek başına akdi ilişkiyi ispatlamadığını, davacı tarafından sunulan irsaliyeli faturada teslim eden ve alan imzalarının bulunmadığını, kargo teslim belgelerinde içeriğe dair açıklama yer almadığını, ticari defter kayıtlarının dayanağının usulüne uygun olması gerektiğini, fatura düzenlenmesinin tek başına akdi ilişkinin kanıtı sayılamayacağını, dava konusu faturaların kaynağı olan malzemelerin sözleşmeye uygun teslim edilmediğini, davacının edimini yerine getirmediğini, bu nedenle borcun kabulünün mümkün olmadığını savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı şirket için yapılan vinç çalışması nedeniyle düzenlenen iki adet faturadan doğan alacağın ferileri ile birlikte tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile haricen tahsil edilen asıl alacak dışında kalan tahsil edilmeyen işlemiş faiz bedeli, icra dosyası masrafları ve vekâlet ücreti yönünden takibe devam edilmesi ile davalı taraf aleyhine hükmolunacak meblağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davacının gerçek kişi olması nedeniyle Mahkememizce tacir sıfatının bulunup bulunmadığına ilişkin olarak yapılması gerekli araştırma için ilgili yerlere yazılan yazılar sonucu.... Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda ise; davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu hususlarının bildirilmiş olduğu, işbu davaya konu uyuşmazlığın TTK'nun 4. Maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın ticari faaliyetlerinden kaynaklanmasının gerekli olduğu, ancak yazılan yazılara gelen cevaplara göre, davacının ticaret sicilinde kaydının olmadığı, tacir kaydı bulunmayan davacının bilanço esasına tabi olmayıp işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu hususlarının anlaşılmasına göre, davacının tacir olmaması nedeniyle işbu uyuşmazlığın nispi ticari dava kapsamına da girmediği, bu nedenlerle işbu davada mahkememiz görevli olmayıp, görevli mahkemenin .... olduğu anlaşılmakla ve mahkemenin görevli olmasının dava şartı niteliğinde bulunması nedeniyle, dava dilekçesinin Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle usulden reddi ile görevsizlik kararı vermek gerekmekle, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç konusunda HMK 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece karar verilmesine, 4-HMK'nun 20. maddesi gereğince, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, istinaf edilmesi ve başvurunun esastan reddi halinde istinaf kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurularak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, aynı madde gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılması ile harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verileceğine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/153, K. 2026/456, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-153-e-2026-456-k-26fb464dc439