İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1455 E. 2026/554 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1455
- Karar No
- 2026/554
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1455 Esas KARAR NO :2026/554
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/07/2026 KARAR TARİHİ:09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un hamili olduğu ... ... Bankası A.Ş. ... ... Şubesi'ne ait ... çek numaralı, 140.000,00 TL bedelli, 05.02.2026 keşide tarihli çek ile ... çek numaralı, 141.000,00 TL bedelli, 05.03.2026 keşide tarihli çekler hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosyada zayii nedeniyle çek iptali davası açıldığını, ... Bankası ... Şubesi'nin cevabında çeklerin ... A.Ş. tarafından takas sistemine dahil edildiğinin bildirildiğini, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından çek istirdatı davası açılması için iki haftalık kesin süre verildiğini, dava konusu çeklerin müvekkiline kargoyla gönderilirken çalındığını, çek arkasındaki ilk imzanın müvekkili adına sahte bir yazı ve imza ile ciro edilerek ...'e verildiğini, davalı ...'in hem ... hem de müvekkili ... hakkında icra takipleri başlattığını, çekleri çalan ve sahte imza atan kişi veya kişiler hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2026/... soruşturma sayılı dosyası kapsamında şikayette bulunulduğunu, ...'ın itirazı üzerine dosyaların ... İcra Dairelerine gönderilerek 2026/... Esas ve ... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı icra dosyaları ile derdest olduğunu, müvekkili yönünden yapılan itirazlar neticesinde .... İcra Hukuk Mahkemesi 2026/... Esas, 2026/... karar sayılı ve İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2026/... Esas, 2026/... karar ilamları ile takiplerin iptaline karar verildiğini, ...'in çekleri haksız sebeple iktisap ettiğini ve keşideci ...'dan herhangi bir teyit almadığını, müvekkili ile davalı arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını belirterek söz konusu çeklerin davalıdan alınarak müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabulucuya başvurulmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, istirdat davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava dilekçesinde dava değerinin gösterilmediğini ve harcın yatırılmadığını, müvekkili şirket ... A.Ş. tarafından başlatılan kambiyo takibinin .... İcra Dairesi 2026/... Esas ve .... İcra Dairesi 2026/... Esas sayılı dosyalarda usulüne uygun yürütüldüğünü, çeklerin muntazam ciro silsilesi ile müvekkiline geçtiğini ve müvekkilinin Türk Ticaret Kanunu 790. maddesi uyarınca yetkili hamil olduğunu, çeklerin mücerretlik vasfı gereği davacının kötü niyet iddiasını ispatlayamadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının çeklerin kargoda kaybolduğu iddiasını kanıtlayamadığını, ödemeden men kararı alınmış olsa dahi bunun icra takibine engel teşkil etmediğini, borçlunun bedelsizlik iddiasını yazılı delille ispat edemediğini, müvekkili şirketin 6361 sayılı Kanun kapsamında faktoring sözleşmesi ve fatura alacağına dayanarak çeki temlik aldığını, 13.03.2025 tarihli faktoring sözleşmesinin yasalara uygun düzenlendiğini, istihbarat çalışmalarının 29257 sayılı Yönetmelik uyarınca yapıldığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.05.2011 tarihli 2011/19228 E. ve 2011/328 K. sayılı kararları uyarınca ciro silsilesinin düzgün olmasının meşru hamil sayılmak için yeterli olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, kargoda çalınan ve üzerindeki ilk cironun (imzanın) sahte olduğu iddia edilen iki adet çekin, mevcut hamili konumundaki faktoring şirketinden geri alınması talebiyle açılan Çek İstirdatı davasıdır. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre : MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Bu haliyle eldeki 30/07/2026 tarihli menfi tespit davasında dava şartı olan arabuluculuk şartı davacı tarafından yerine getirilmediği, dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, Mahkememizin 03/08/2026 tarihli tensip tutanağının 10 numaralı ara kararı gereği verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğu, istirdat davasının TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, her ne kadar daha önce ilgili BAM kararlarında çek istirdadı davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı belirtilmiş ise de yasal düzenlemeler ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/1595 Esas, 2024/9423 Karar sayılı kararı uyarınca, çek istirdadı davasının arabulucuğa tabi olduğu görüşüne varılmış ve uygulama değişikliğine gidildiği, bu haliyle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/1595 Esas, 2024/9423 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 2026/341 Esas, 2026/559 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2025/1006 Esas, 2025/2109 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2026/481 Esas, 2026/641 Karar sayılı ilamı...) KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır