İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1508 E. 2026/593 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1508
- Karar No
- 2026/593
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1508 KARAR NO : 2026/593
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/06/2026 KARAR TARİHİ : 02/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu ... harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkillerinin Tasfiye Halinde ... Şirketi ünvanı ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün...sicil numarasında kayıtlı olan şirketten alacaklı olduğunu, alacağın ... 18. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyada kayıtlı olduğunu, bundan başka müvekkillerinin alacaklı olduğu EK'te yenileme emrini sundukları ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyada da müvekkillerinin alacağı bulunduğunu, ... 18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya üzerinden müvekkilleri tarafından başlatılmış Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İlamlı Takipte, borçlu olan şirketin sicil kaydında faaliyet durumu terkin olduğundan, icra dairesince verilen 13.05.2026 tarihli kararda da aşikar olduğu üzere; şirkete icra takibi başlatılamadığı gibi icra takibinin devamında daha sonra gerekli işlemler yapılamadığını, bununla birlikte ... 9. İcra Dairesi... Esas sayılı dosya işlemlerin yapılabilmesi için işbu davanın ikamesinin yasal zorunluluk olduğunu, kayıtlarda aşikar olduğu üzere şirkete tasfiye memuru olarak ...'un atandığını olmakla adı geçen memurda davaya dahil edildiğini, belirtmiş oldukları, şirketin tüzel kişiliğinin bilgilerini belirtilen icra dosyalarında yapılacak işlemler sona erene kadar ( ek tasfiye ) takdir edilecek süre için yeniden faaliyete geçmesi gerektiğini, davanın kabulü ile ticaret sicilinden terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı, sicil kayıtlarına göre tasfiye memuru var olan Tasfiye Halinde ...Şirketi’nin, ... 18. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosya ile ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyada yapılacak işlemler sona erene kadar ( ek tasfiye ) takdir edilecek süre ile geçici olarak ihyasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı sicil müdürlüğü vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalı tasfiye memuruna tebliğ edildiği, bu davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. HMK'nın 320/1.maddesi hükmü gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeyerek dosya üzerinden karar verilmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği ve yasal dayanağı itibarıyla; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi kapsamında açılmış, ticaret sicilinden silinmiş bir şirketin tüzel kişiliğinin belirli bir işlemin (ek tasfiye) tamamlanabilmesi amacıyla yeniden kazandırılması (ihya) ve bu hususun ticaret siciline tescili istemine ilişkindir. Dosya arasına celp edilen ... kayıtlarının incelenmesinde; ... sicil numarasında kayıtlı "TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin en son tescil işlemini 27/12/2023 tarihinde gerçekleştirdiği ve tasfiye sürecinin tamamlandığı gerekçesiyle sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin ... olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ; TTK'nun 543'ncü maddesi uyarınca, tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiyesinin kapanması ve terkin işlemlerinin yapılabilmesi için tüm borçlarının tasfiye edilmiş olması, TTK'nun 545'nci maddesine göre yapılan sicilden terkin işleminin hukuka uygun bir terkin işlemi sayılabilmesi için tasfiyenin de usulüne uygun olarak sona erdirilmiş olması gerekmektedir. Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise , tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile anonim şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez. Somut uyuşmazlıkta; davacıların açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, TASFİYE HALİNDE ...ŞİRKETİ'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davacı tarafından açılan davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için tasfiye sonunda sicil kaydı silinen şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalı ...'un şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan TASFİYE HALİNDE ... ŞİRKETİ'nin tüzel kişiliğinin ... 18. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosya ile ... 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davalı ...'un (T.C. NO: ...) şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacılar tarafından KARŞILANMASINA, 4-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacılar tarafından ödenen 3.660,00(732,00x5)-TL başvuru harcı ve 3.660,00(732,00x5)-TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 6-Davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması nedeniyle bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 7-Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin eski tasfiye memuru olan davalı ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 8-Davacılar tarafından yapılan 3 tebligat + 2 posta ücreti 357,90.-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların ... tarih ve ... sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi 02/09/2026 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır