İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1558 E. 2026/601 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1558
Karar No
2026/601
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1558 Esas KARAR NO : 2026/601

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 25/06/2026 KARAR TARİHİ : 07/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uhdesinde bulunan ...A. Ş.... Şubesine ait, ... çek seri numaralı, 30.06.2026 keşide tarihli, ... keşidecili 1.000.000,00 Türk Lirası değerindeki çekin kaybolduğunu, çekin vadesinin çok yakın olduğunu, kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçme ihtimalinin bulunduğunu, çek bedelinin haksız yere tahsil edilmesi halinde müvekkilinin telafisi güç zararlara uğrayacağını, bu nedenle HMK m. 389 ve TTK hükümleri uyarınca çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğunu beyan ettiğini, ilerleyen süreçte iddiaların aksinin ispatı halinde mahkemenin tedbiri kaldırma yetkisinin mevcut olduğunu, telafisi güç sonuçların önlenmesi adına ihtiyati tedbir kararının hakkaniyete uygun düştüğünü, çekin üçüncü kişilere ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek ilgili bankalara müzekkere yazılmasını, tensiple Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapılmasını ve neticeten söz konusu çekin kayıp nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: -Dava, 6102 sayılı TTK.nın 757 vd. maddeleri uyarınca açılmış zayi nedeniyle çek iptali davasıdır. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 818/1-s. maddesi gereğince; iptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrasının poliçeye ait hükümler çek hakkında da uygulanacaktır. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 757. maddesine göre; iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı kanunun devam eden maddelerinde neler yapılacağı hüküm altına alınmıştır. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 651/2. maddesine göre; "Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." -Çekin zayi olması nedeniyle iptal davasını, çekin zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan meşru hamil açabilir (Cebeci, Emine; Çekin Zıyaı ve İptali, Erzurum - 2014, s. 85). -Mahkememizce "1-Davacı vekiline dava konusu çeke ilişkin olarak meşru hamilliğe ilişkin belgeleri sunmak üzere işbu tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde ilgili bilgi ve belgelerin sunulmaması durumunda davanın usulden reddine karar verileceği hususunun ihtarına" şeklinde tebligat çıkarıldığı görülmüştür. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 651/2. maddesi uyarınca, iptal davasını bononun zayi olduğu veya ziyaın meydana geldiği zamanda bono üzerinde hak sahibi olan kimse açabilir. Aynı zamanda bonoda mündemiç hakkın sahibi de olmak gereklidir. -Dava dilekçesi ile zayi nedeniyle iptali talep edilen çeklerin meşru hamilinin davacı yan olduğunun tespiti mümkün değildir. Zira davacı tarafça bu hususta bir bilgi ya da belge ibraz edilmediği gibi, sunulan fatura ve belgelerde de zayi konusu edilen çeke yapılmış bir atıf söz konusu değildir. -Bu doğrultuda davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği çek yönünden hak sahibi olduğunu ispata elverişli bilgi ve belgeleri ibraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, belirtilen kesin süre içerisinde gerekli belgeleri ibraz etmediği, bu nedenle mevcut haliyle zayi nedeniyle çekin iptali davası açma hakkının bulunmadığı, Türk Ticaret Kanununun 757 ve izleyen maddeleri hükümlerine dayalı olarak zayi nedeniyle çekin iptali talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Açılan Davanın HMK'nun 114/1-(h) ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE, 1-Peşin harcın mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine dair, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların ... tarih ve ... sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 07/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1558, K. 2026/601, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1558-e-2026-601-k-e575f0abcca9