İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1496 E. 2026/606 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1496
- Karar No
- 2026/606
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1496 Esas KARAR NO : 2026/606
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2026 KARAR TARİHİ : 09/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... mevkinde ve 28.02.2026 tarihinde ... Şti. davalıya ait, ... davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın temlik edenin... plaka sayılı aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı aracın tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde alacağı temlik alınan aracın çok ciddi şekilde hasarlandığını, TTK 1426 maddesi gereğince eksper raporu alındığını, davanın yetkili mahkemede ikame edildiğini, haksız fiilden kaynaklanan trafik kazasında zararların tazmini için hukuki yarar bulunduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, 2918 sayılı KTK hükümleri uyarınca işleten ve sürücünün doğan zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu, HMK m. 107/f. 1 uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, araçta meydana gelen hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin bilirkişi marifetiyle tespitinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca orijinal parça kullanımının zorunlu olduğunu, hasar bedeli hesaplanırken iskonto yapılmasının mümkün olmadığını, hasar bedelinin KDV dahil edilerek hesaplanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli kararı uyarınca reel değer kaybının piyasa rayiç değerine göre hesaplanması gerektiğini, plastik aksamların da değer kaybına dahil edilmesi gerektiğini, aracın onarımda kaldığı gün sayısınca oluşan hak mahrumiyeti kaybının tazmininin gerektiğini beyanla ... poliçe limitinin dolması ve davalının kasko poliçesinin bulunmaması nedeniyle davalıların mal kaçırmasına engel olmak amacıyla İİK 257 vd. maddeleri gereğince davalı aracın kasko poliçesinin olmaması ve zmms poliçe limitinin müvekkil araçtaki mevcut zararı tazmini için yeterli olmayacağı için trafik kazasına sebebiyet veren ... ve ... Şti. adına başkaca taşınır ve taşınmaz olması durumunda taşınırların tescil kaydına, taşınmazların ise tapu kayıtlarına 3. Kişilerdeki hak ve alacağına ihtiyati haciz şerhi konulmasını, meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 300.000,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL araç değer kaybı ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın ticari bir ilişkiden değil trafik kazası kaynaklı haksız fiilden doğduğunu, davacı tarafın tacir sıfatının uyuşmazlığı ticari dava haline getirmediğini, uyuşmazlığın gerçek kişi araç malikine ait hususi araçla ilgili olduğunu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiğini, davacı şirketin dava dışı araç malikinden aldığı temlikin matbu ve seri nitelikli olduğunu, gerçek bir alacak devrinin mevcut olup olmadığının belirsiz olduğunu, davacının bedel ödeyip ödemediğinin ve tahsil yetkisinin ispatlanması gerektiğini, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu, kaza anında hava ve yol şartlarının kazanın oluşumunda etkili olduğunu, davacının TBK m. 52 kapsamında müterafik kusurunun bulunduğunu, kusur tespitine ilişkin rapor alınmadan sürücünün tam kusurlu kabul edilemeyeceğini, kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesini istediğini, 2019 model ve 157.782 km'deki aracın hasar ve değer kaybının uzman bilirkişilerce tespit edilmesini talep ettiğini, 28.02.2026 tarihli kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, aracın çarpma anındaki hızının ve yasal unsurların araştırılmasını istediğini, davacının sunduğu özel ekspertiz raporundaki zararların fahiş ve tek taraflı olduğunu, aracın yüksek kilometresi ve geçmiş Tramer kayıtları dikkate alındığında iddia edilen değer kaybının rasyonel olmadığını, talebin haksız kazanç sağlama amacı taşıdığını, hasar onarımında yıpranma paylarının ve ekonomik onarım alternatiflerinin gözetilerek yeniden hesaplama yapılmasını, davanın ... A.Ş.'ne ihbarını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; 28/02/2026 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c) Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; temlik alan davacı ... Şirketi dava dışı gerçek kişinin haklarına halef olduğundan ve kazaya karışan aracın hususi nitelikte olduğu görülmekle, dava dışı ...'nın tacir olduğuna ve hususi nitelikte aracın ticari işte kullanıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığından eldeki davada yargılamanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır