İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/226 E. 2026/747 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/226
- Karar No
- 2026/747
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/226 Esas KARAR NO : 2026/747
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/11/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'ın ... plakalı motosikletiyle seyir halindeyken, dava dışı sürücünün ... plakalı aracı tedbirsizce park edip aniden kapısını açması sonucu 12/03/2024 tarihinde yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuyla sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak sağ el bileğine platin takıldığını, bu sebeple kalıcı ve geçici iş göremezliğe uğradığını ve geçici bakıcı ihtiyacının doğduğunu, kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini ve bu zararlardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 49.980,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 10,00 TL ve geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 10,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 12/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten teminat limiti ile sorumlu olmak üzere tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle HMK'nun 6. ve 16. maddeleri uyarınca yetkisiz mahkemede açıldığını, zira müvekkil şirketin merkezinin İstanbul'da, kazanın ve davacının ikametgahının ise ...'de olduğunu belirterek usulden reddi gerektiğini, ayrıca KTK'nun 97. maddesi gereği dava şartı olan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünün, maluliyeti gösterir sağlık kurulu raporu sunulmadığı için usulüne uygun yerine getirilmediğini ve bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan da reddedilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise sigortalı aracın park halindeyken kazaya karışması nedeniyle işletilme halinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun KTK'nun 86. maddesi uyarınca sigortalı sürücünün kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, olası bir tazminat hesaplamasının KTK'nun 90. maddesi ve 04/12/2021 tarihli tebliğ uyarınca TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, kazanın 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası niteliğinde olması sebebiyle SGK tarafından davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını ve mükerrer ödemenin önlenmesi için bu hususun bekletici mesele yapılmasını, davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle TBK'nun 52. maddesi gereğince tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini ve usulüne uygun başvuru olmadığından müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle faiz talep edilemeyeceğini, talep edilse dahi haksız fiil kaynaklı uyuşmazlıkta yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; hukuki niteliği itibariyle tazminat davasıdır. Davacı vekili 02/09/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, davalı sigorta şirketi ile yapılan anlaşma ile zorunlu arabuluculuk giderinin davalı sigorta şirketi tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını beyan etmiştir. Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragate ilişkin hükümler HMK m. 307 ve devamında düzenlenmiştir. Anılan hükümler uyarınca feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Davacı vekilinin yukarıda anılan dilekçesi ile işbu davadan feragat ettiklerini bildirdiği ve vekaletnamesinin incelenmesinden davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda değinilen yasa hükümleri doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-AAÜT'ne göre tespit olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda karar verildi.01/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır