İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/907 E. 2026/568 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/907
- Karar No
- 2026/568
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/907 Esas - 2026/568 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/907 Esas KARAR NO : 2026/568 Karar
....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2025 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 YAZIM TARİHİ : 26/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 20/08/2024 tarihinde müvekkiline ait araç ile karşı tarafa ait aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilinin %100 kusursuz olduğunu, kaza tespit tutanağına göre karşı tarafın asli kusurlu bulunduğunu, aracın kaza sebebiyle hasar gördüğünü ve değer kaybına uğradığını, Yargıtay yerleşik içtihatları ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararları uyarınca hasar bedeli hesaplamalarında iskonto uygulanmaması ve KDV dahil hesaplama yapılması gerektiğini, ayrıca Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının kaza öncesi ve sonrası piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre hesaplanması gerektiğini belirterek, HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL hasar onarım bedeli ile 1.000,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Uyuşmazlık konusu hasarın müvekkil şirket nezdinde sigortalı araç ile davacı tarafın aracının çarpışması sonucu meydana geldiğini, hasar bedelinin tazmini talebiyle yapılan ihbar üzerine şirket nezdinde hasar dosyaları açılarak incelemelere başlandığını, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açılan değer kaybı davasının müvekkil lehine kesin olarak sonuçlandığını ve bu yönde kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, hasar bedeli yargılamasının derdest olması ve rapordan sonra ödeme yapılmış olması nedeniyle derdestlik itirazlarının olduğunu, uyuşmazlığın poliçe tanzim tarihindeki yasal düzenlemeler ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi ile güncel Trafik Sigortası Genel Şartları hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin Genel Şartlar gereğince davacıyı anlaşmalı servis konusunda bilgilendirdiğini, eşdeğer parça kullanımı konusunda delillerin sunulduğunu ve fahiş bedellerden sorumluluklarının bulunmadığını, Yargıtay içtihatları gereğince gerçek zararın tespiti için ayrıntılı ve denetime elverişli bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, fatura ibraz edilmediğinden KDV hariç hesaplama yapılması icap ettiğini, eksper raporu uyarınca plastik tampon hasarının teminat dışı olduğunu ve değer kaybı oluşmadığını, müvekkil şirketin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ve haksız fiil nedeniyle hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkil şirket lehine vekalet ücreti tayin edilmesini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; 20/08/2024 tarihinde davacıya ait .... plakalı araç ile davalıya sigortalı.... plakalı araçlar arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve onarım bedeline ilişkin olduğu uyuşmazlığın davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığı, kesin hüküm bulunup bulunmadığı hususları davasına ilişkindir. ....'nin müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ...Merkezinin müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır . Somut olayda, 20/08/2024 tarihinde davacıya ait .... plakalı araç ile davalıya sigortalı .... plakalı araçlar arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve onarım bedeli istemli yapılan yargılamada, davacı tarafça dava tarihinden önce .... esas sayılı dosyasında değer kaybı talebinin reddine dair karar verildiği, aynı taraflar arasında ve aynı uyuşmazlık konusunda esastan verilen kararların kesin hüküm oluşturacağı, Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarının eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın, HMK'nın 114/1-i ve 115/2. maddeleri uyarınca kesin hüküm varlığı nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın usulden REDDİNE 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/06/2026
....