İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1487 E. 2026/582 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1487
Karar No
2026/582
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1487 Esas KARAR NO : 2026/582

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/08/2026 KARAR TARİHİ : 02/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Anonim Şirketi tarafından ... Anonim Şirketi'ne ait işyerinin kapsamlı işyeri poliçesi ile sigortalandığını, 21.11.2024 tarihinde davalı ... Demiryolu Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi'ne ait ...-2 isimli teknenin arka pasarellesinin açık kalması nedeniyle ponton üzerindeki elektrik pedastalına çarparak hasara yol açtığını, palamar şefi tarafından tutulan tutanakla hasarın tespit edildiğini, müvekkil şirket nezdinde açılan 13/... sayılı hasar dosyasında düzenlenen eksper raporunda davalı şirkete rücu imkanının bulunduğunun belirlendiğini, müvekkil şirket tarafından 06.01.2025 tarihinde sigortalıya 907,16 EURO tutarında ödeme yapıldığını, ödenen bedelin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, İstanbul... Arabuluculuk Bürosu'na yapılan 2026/... sayılı başvuru neticesinde tarafların anlaşamadığını, Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği müvekkil şirketin sigortalısının haklarına halef olduğunu, ödenen bedelin tazmin edilmediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.09.2017 tarihli ve 2016 / 11810 Karar esas, 2017 / ... karar sayılı ilamı uyarınca faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olması gerektiğini, haksız fiil ve halefiyet hükümleri çerçevesinde davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5/2 maddesinde bir yerde ticaret davalarına bakan birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Kurulunun Asliye Ticaret Mahkemelerinden biri veya birkaçını münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirebileceği düzenlenmiş, anılan kanuni düzenlemeye dayalı olarak da HSK tarafından İstanbul'da deniz ticareti ve deniz sigortalarından kaynaklanan davalara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiştir. TTK nın 1352. Maddesinde; (1) “Deniz alacağı”; aşağıda sayılan hususların birinden veya birkaçından doğan istem anlamına gelir: a) Geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya veya hasar. ..... şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda, ... adresindeki işyerinin kapsamlı işyeri poliçesi ... A.Ş. tarafından yapılarak rizikoları teminat altına alınmış olduğu, 21.11.2024 tarihinde davalı şirkete ait ...-2 isimli teknenin sigortalıya ait elektrik pedastalına çarpması sonucunda pedastal denize düşmüş ve hasar meydana gelmiş olup, davalı şirket adına kayıtlı teknenin marinadaki sabit tesise (pedestal) çarpması sonucu oluşan zarar da bu kapsama girer. Talebin TTK'nın 1352.maddesinin a maddelerinde yazılı deniz alacağına ve deniz sigortasına ilişkin olduğu dikkate alındığında uyuşmazlık, TTK'nın 5. kitabında düzenlenen deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmaktadır. Bu durumda davanın, genel Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından değil, Denizcilik İhtisas Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerekir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmesi gerekirken sehven mahkememize tevdi edildiği anlaşılan dosyanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere tevzii bürosuna GÖNDERİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının gönderme kararı nedeniyle bu şekilde kapatılmasına, Dair, tarafların yokluğunda kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 02/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1487, K. 2026/582, T. 02.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1487-e-2026-582-k-b04fb07f7b42