İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1296 E. 2026/1027 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1296
Karar No
2026/1027
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1296 Esas KARAR NO : 2026/1027

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2025 KARAR TARİHİ : 16/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile 100.000 USD bedelli ve 10/09/24 tarihli bir bonoya dayanarak müvekkili ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığını, ödeme emrinin müvekkile tebliğ edilmeyip TK 21 uyarınca muhtara bırakıldığını ve süresinde itiraz edilemediği için takibin şeklen kesinleştiğini, takip dayanağı bononun altındaki imza ve yazıların müvekkile ait olmadığını, senet üzerindeki düzenleme ve vade bilgilerinin sonradan doldurulduğunu, müvekkilin davalı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, senedin sahte olarak düzenlendiğini, imzanın müvekkile ait olmadığının bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını, gerçek bir irade ürünü olmayan senedin kambiyo vasfı taşımadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca sahte imzalı senede dayalı takibin menfi tespit davası ile iptal edilebileceğini, müvekkil hakkında haksız haciz uygulanma tehlikesi bulunduğunu, müvekkilin maddi durumunun elverişli olmaması nedeniyle takibin teminatsız olarak durdurulması gerektiğini belirterek .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyada başlatılan takibin teminatsız ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, takip dayanağı bonodaki imzanın müvekkile ait olmadığının tespitini, müvekkilin söz konusu senetten dolayı borçlu olmadığının menfi tespit yoluyla belirlenmesini, takibin iptali ile tüm hacizlerin fekkini, kötü niyetli alacaklının yüzde yirmiden az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan menfi tespit davasının gerçeğe aykırı ve dayanaksız olduğunu, davanın tamamen borçtan kurtulmaya yönelik bulunduğunu, davaya konu senedin davacı tarafından bizzat düzenlenip imzalandığını, senedin Türk Ticaret Kanunu uyarınca geçerli ve kambiyo vasfını haiz olduğunu, davacının imza itirazının soyut ve ispatlanmamış olduğunu, davacının icra takibi sırasında imza itirazını usulüne uygun ileri süremediğini, senet üzerindeki imzanın davacının kendi eli ürünü olduğunu, nüfus kayıtları, noter, banka ve seçim kurulu gibi resmi kurumlardan imza örneklerinin celp edilmesi gerektiğini, bu örneklerin Adli Tıp Kurumu'na sevki ile imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılacağını, Yargıtay içtihatlarına göre imza inkârı iddiasının güçlü delillerle ispatlanması gerektiğini, davacının bu yükümlülüğü yerine getiremediğini belirterek davanın reddini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : .... İcra Dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, başlatılan .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı icra takibine dayanak bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti, davacının bu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 05.08.2026 tarihli raporunda; Dosya kapsamında verilen görev çerçevesinde inceleme konusunu oluşturan Senet aslı ön yüzde yer alan borçlu imzalarının cihazlarla alınan görüntülerine istinaden baskı fulaj izi verdiği yani ıslak imza olarak atıldıkları; 2- Davacı ...’a ait örnek imzalar tarih sırasına riayeten listelenmiş, davacının imzaların genel itibariyle birbirleri ile uyumlu oldukları değerlendirilmiş davacının incelenen bütün imzalarından alınan örnekler ayrı bir tablo yapılarak tablo içerisinde gösterilmiştir; 3- İnceleme konusunu oluşturan Senet aslı ön yüzde yer alan borçlu imzaları ile Davacı ...’a ait örnek imzaların mukayeselerinde, • İmzaların tek el hareketi ile oluşturulmaları yönünden benzer oldukları; • İmzaların tersim yapısı; imzaların V-p şekilleri ile devam eden sağdan sola yukarı uzanan şekillerle benzer şekilde resmedildikleri; • İmzaların sağa yukarı yatık formatta eğim-meyil yapısında oluşturuldukları ve benzer oldukları; • İmzaların başlangıç üst uç noktasındaki özellikle sağa içe dönüşler yönünden benzer oldukları; • Değerlendirilmiş ve benzerliklere dair işaretlemeler grafolojik ve grafometrik tanı unsurlarından yapılan örneklemeler ile tabloda oklar ve şekillerle izahatıyla gösterilmişlerdir. SONUÇ: İnceleme konusunu oluşturan; 10.08.2024 Düzenleme Tarihli, 10.09.2024 Ödeme Günlü, Ödeyecek-Borçlusu: ... olan ve ... emrine düzenlenmiş 100.000 USD (Yüzbin Amerikan Doları) bedelli senet aslı ön yüzde yer alan borçlu imzaları ile; Davacı ...’a ait medarı tatbik örnek imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyada mevcut mukayese belgelerine kıyasen benzer yapı ve görünümde imzalar olduğu, bir başka ifade 10.08.2024 düzenleme tarihli ve 100.000 USD (Yüzbin Amerikan Doları) bedelli senet aslı ön yüzde yer alan borçlu imzalarının Davacı ... tarafından atıldığı/ imzalandığı, sonucuna varıldığını bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, iddia, bilirkişi raporu içeriğine göre; İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir. İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”

Somut olay irdelendiğinde; davacı her ne kadar dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takibe dayanak bonoda yer alan imzanın kendisine ait olmadığı, imzanın sahte olduğu gerekçesiyle icra takibinde borçlu olmadığının tespiti talebiyle iş bu davayı açmış ise de; 10/08/2024 düzenleme tarihli, 10/09/2024 ödeme günlü ve 100.000 USD bedelli senette yer alan borçlu imzası ile davacıya ait imzaların incelenerek inceleme konusu senette yer alan borçlu imzasının davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişi raporunda imzanın davacı tarafından atıldığının/imzalandığının tespit edilmiş olması karşısında yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 32.601,69 TL harcın mahsubuyla bakiye 31.869,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 291.266,02 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1296, K. 2026/1027, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1296-e-2026-1027-k-d71bbd769266