Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3721 E. 2026/5011 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3721
Karar No
2026/5011
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/315 E., 2026/47 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; davalı kardeşinin uzun süre birlikte yaşadığı anneleri ...'yı ikna ederek malik olduğu 70 ada, 18 parsel sayılı taşınmazın mirasçılarını mirastan mahrum etmek kastıyla satış suretiyle devrini sağladığını, mirasbırakanın gerçek iradesinin bağış olduğunu, taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığını, tapunun iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, aşamada vefatı üzerine alınan veraset ilâmı çerçevesinde mirasçılar tarafından davaya dahil olunarak mirasçılar vekilince muris muvazaası nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı; mirasbırakanın, hasta ve bakıma ihtiyacı bulunduğunu, tedavi ve bakım giderleri için taşınmazı sattığını, dışarıdan birine devredilmemesi için taşınmazı satın aldığını, murisin sağlığında taşınmazları mirasçılarına paylaştırdığını, davacının halen oturduğu evin bulunduğu arsanın muris tarafından temlik edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 09.07.2008 tarihli ve 2004/221 Esas, 2008/386 Karar sayılı kararı ile; temlikin davacı mirasçıdan mal kaçırma kasdıyla yapıldığının dosya kapsamına göre sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazda davacının miras payı olan 1/7 oranında tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Dairece 21.12.2016 tarihli ve 2016/9978 Esas, 2016/11313 Karar sayılı karar ile; özellikle davanın kabulü halinde hukuki yararı bulunan mirasbırakanın çocuklarından ... Arıcan'ın davalı tanığı olarak dinlendiği ve beyanında işlemin satış olduğunu bildirdiği, salt bedeller arasındaki farkın da tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı, konuya ilişkin belirtilen ilkeler doğrultusunda dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6. maddeleri uyarınca davacının iddiasını ispat edemediği, mirasbırakanın davalıya yaptığı temlikin muvazaalı ve mirastan mal kaçırmaya yönelik olduğu iddiasının kanıtlanmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına karşı davacı mirasçı ... tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş olup Dairenin 03.11.2025 tarihli ve 2025/5317 Esas, 2025/4797 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği, davacı ...'nun 02.01.2017 tarihinde vefat ettiği, Anamur Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/35 Esas, 2017/36 Karar sayılı veraset ilâmının incelenmesinde geriye mirasçı olarak ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'i bıraktığı, müteveffa davacı vekilinin tüm mirasçıların da vekili olduğuna dair vekaletnamelerin dosyaya sunulduğu, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek eldeki dosyada HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddeleri uyarınca davacının iddiasını ispat edemediği mirasbırakanın davalıya yaptığı temlikin muvazaalı ve mirastan mal kaçırmaya yönelik olduğu iddiasının kanıtlanmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen kararın bozma ilâmına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/3721, K. 2026/5011, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-3721-e-2026-5011-k-90ead7e25ff1