İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1196 E. 2026/897 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1196
- Karar No
- 2026/897
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1196 Esas KARAR NO : 2026/897
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2026 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı ...'a kefil olması sebebiyle tarafına... vade tarihli 30.000-TL'lik senetten dolayı alacaklı ... tarafından ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını bu icra takibi sebebiyle maaşına haciz işlemi yapılarak dosya borcu tarafından ödendiğini işbu sebeple dosya borcunu ödediğine dair rücu belgesi ... 2. İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenerek verildiğini rücu belgesine binaen davalıdan alacağını tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı borçlu itiraz etmiş olduğunu ve takibin durmuş olduğunu borçlu söz konusu takipte hem borcun aslına hem de faiz ve ferilerine itiraz ettiğini davalı borçlu kefili olduğu ... 2. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasındaki takip dayanağı senetteki borca ve imzaya hiçbir zaman itiraz etmediğini davalı borçlu o dönemlerde kayıt dışı yaşadığından mernis adresi bulunmamakta olduğunu dolayısıyla söz konusu takipten dolayı kendisine tebligat yapılamadığını davalı borçlu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazında da tebligat yapılamadığından icra takibini haricen öğrendiğini dile getirdiğini çünkü o tarihte tebligata yarar mernis adresi olmadığı için tebligat yapılamadığını haricen öğrenmesi de Uyap Vatandaş Portaldan sisteme girerek icra takibinden önceden haberdar olmasına rağmen itirazını usule ve hukuka aykırı olarak sonraki bir tarihte yapmış olduğunu davalının Uyap kayıtları incelenirse bu husus görüleceğini borçlu haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazı haksız olup bu haksız itirazın iptali iç in iş bu davayı açma mecburiyetinin doğmuş olduğunu davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımakta olduğunu alacak likit bir alacak olup davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durmuş olduğunu mağdur olduğunu bu nedenle alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini de talep ettiklerini kötü niyetli davalı borçlu yüzünden yıllarca maaşında hacizlerle yaşamak zorunda bırakıldığını davalının sebep olduğu zararlarının tazminini talep ettiğini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A Maddesine göre alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olduğunu bu çerçevede 07/04/2026 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu'na... başvuru numarasıyla başvuruda bulunduğunu ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını anlaşma sağlanamadığından dolayı mahkemeye başvuru zorunluluğunun doğmuş olduğunu davalı borçlu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesini talep ettiğini takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında kötü niyetli davalının aleyhine olmak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini ayırca yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP : Davalı yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle :Davacı tarafından aleyhime açılan itirazın iptali davası usule, yasaya ve dürüstlük kuralına tamamen aykırı olup reddi gerekmektedir. Şöyle ki; Davacı taraf, ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibe karşı gerçekleştirdiğim itirazın süresinde olmadığını iddia etmiştir. Bu iddia tamamen asılsızdır. Tarafıma usulüne uygun, yasal bir tebligat yapılmadığı sürece UYAP sistemine girilmiş olması hukuken "öğrenme" veya "tebliğ" yerine geçmez. İcra takibinden haberdar olduğum andan itibaren yasal 7 günlük süre içerisinde takibe, borca ve faize itiraz edilmiş, takip usulüne uygun olarak durdurulmuştur. Davanın esasına girildiğinde; davacının rücu hakkına dayanak gösterdiği ... 2. İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı takip dosyasının resmi hesap dökümleri incelendiğinde durum açıkça görülecektir. Söz konusu dosyada yekün alacak 53.206,46 TL olup, davacının maaşından yapılan kesintilerle yatan toplam para 56.396,00 TL'dir. Dosya hesabının 61, 62 ve 63. sıradaki ödeme kalemleri incelendiğinde; asıl borcun 2016 yılının Ekim ayı itibarıyla tamamen sıfırlandığı, sonraki aylarda kesilen paraların ise "fazla yatan/borçluya iade edilecek tutar" (3.189,54 TL) kapsamına girdiği net bir şekilde anlaşılmaktadır. Hukuken rücu hakkı, borcun fiilen ödendiği ve bittiği tarihte muaccel olur. Dolayısıyla davacının rücu edebileceği asıl alacak miktarı ve hakkı EKİM 2016 tarihi itibarıyla kesinleşmiştir Davacı, borcun tamamen bittiği ve rücu hakkının doğduğu Ekim 2016 tarihinden, yeni icra takibini başlattığı 2024 yılına kadar tam 8 yıl boyunca şahsıma hiçbir ihtarname göndermemiş, borcu talep etmemiş ve kasıtlı olarak sessiz kalmıştır. Türk Medeni Kanunu Madde 2 uyarınca "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." Davacının rücu hakkı doğmasına rağmen 8 yıl boyunca pusuda bekleyerek borca fahiş faiz işletilmesi amacıyla hareket etmesi dürüstlük kuralına aykırıdır (Mütemerrit alacaklı). Bu nedenle, davacının kendi kusurlu gecikmesinden kaynaklanan, 2016-2024 yılları arasındaki haksız ve fahiş faiz taleplerinin tamamının reddi gerekmektedir. Taraflar tacir olmadığından, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işleyecek faizin ancak "Yasal Faiz" olması gerektiği de açıktır. Davaya konu edilen alacak tutarı net (likit) olmayıp, 2011 yılından bu yana süregelen, içinde fazla ödemelerin, maaş kesintilerinin ve fahiş faiz hesaplamalarının bulunduğu tartışmalı bir alacaktır. Bu nedenle davacının %20 icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddi gerekir. resen gözetilecek nedenlerle; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının ve %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine, Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; ... 2. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı takip dosyasında davalı tarafından keşide edilen senette kefil olduğunu ilgili dosya borcunun kendisi tarafından ödendiğini, ... 2. İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı takip dosyasında rücu belgesi düzenlendiğini rücu belgesi dayanak yapılarak davalı keşideci aleyhine ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasının başlatıldığını ancak davalının itiraz ettiği itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Kambiyo senetlerinde (bono ve poliçede) keşideci (düzenleyen), senedin asıl ve nihai borçlusudur. Senet zincirinde yer alan veya senede teminat amacıyla imza atan diğer tüm borçluların sorumluluğu en nihayetinde asıl borçlu olan keşideciye dayanır. Türk Ticaret Kanunu’nun 702. maddesinin 3. fıkrası uyarınca (TTK m. 778/1-d atfıyla bonoda da uygulanır): "Aval veren kişi, poliçe/bono bedelini ödediği takdirde, poliçeden/bonodan dolayı lehine aval vermiş olduğu kişiye ve buna kambiyo senetleri hukuku gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden/bonodan doğan hakları iktisap eder." Davacı aval veren senet bedelini alacaklıya/hamile ödediği anda senede dayalı tüm kambiyo haklarını kanun gereği iktisap eder (meşru hamil konumuna geçer). ... veren davacı, bağımsız bir teminat borçlusu olup senedin nihai borçlusu değildir. Bu nedenle senet bedelini ödeyen davacı, senedin asıl ve nihai borçlusu olan keşideci davalıya karşı kambiyo senedine dayalı olarak tam rücu hakkına sahiptir. ...2. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında düzenlenen 09.02.2017 tarihli rücu belgesi incelendiğinde; "Borçlulardan ... dosya borcunun tamamına intikal eden 53.206,46 ödemiş olup, gerekli harçlar tahsil edilerek dosyamız infaz olmuştur." şeklinde rücu belgesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından söz konusu rücu belgesi dayanak yapılarak davaya konu ... İcra Dairesi'nin... E. Sayılı takip dosyasının başlatıldığı anlaşılmakta olup, davalı tarafından bu takibe "Aleyhime Müdürlüğünüzün yukarıda numarası yazılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını haricen öğrendim. Ödeme emri henüz tarafıma tebliğ edilmemiştir. Dosyanıza konu herhangi bir borcum yoktur. Alacaklı olduğunu iddia eden tarafından dosyanıza konu ettiği ... 2.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında kendisinin de borçlu olduğu dosyada borcun tamamının kendisinden tahsil edilmesine karşılık tarafıma icra takibi başlatmıştır. Söz konusu işbu dosyaya konu ... 2.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında da haksız yere tarafıma icra takibi başlatılmıştı. O dosyaya borcum olmadığı gibi işbu dosyada da borcum yoktur." şeklinde itiraz edildiği anlaşılmaktadır. İşbu davada dava dilekçesi davalının e-tebligat adresine tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından yasal süresi içerisinde davaya cevap verilmemiş olup, herhangi bir ilk itiraz ve ödeme iddiası da öne sürülmemiştir. Davalı tarafından icra dosyasına itiraz dilekçesinde rücu belgesine dayanak ... 2.İcra Dairesi'nin....sayılı dosyasında da haksız yere tarafıma icra takibi başlatılmıştı. O dosyaya borcum olmadığı şeklinde iddiada bulunulmuş ise de ; davacı tarafından aval veren olarak yapılan ödemeler sonucunda 6102 sayılı Kanun'un 702. Maddesi gereğince davacının senetten kaynaklanan hakları iktisap ettiği ve davalıdan ödediği bedeli talep edebileceği anlaşılmakla davalının söz konusu senede karşılık iddialarının işbu davada tartışılması imkanı bulunmamaktadır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ...E.,...K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu çekte ... A.Ş'nin keşideci olduğu, ...'un avalis olduğu, icra dosyasına konu borcun avalis tarafından ödendiği, davacı avalist tarafından yapılan ödemenin 6102 sayıl TTK'nun 818/1-g hükümlerine göre avalin şekil ve hükümleri hakkında TTK 701 ve 702. maddelerin uygulanacağının belirtildiği, TTK 702/3. Fıkraya göre, aval veren kişi poliçe bedelini ödediği taktirde poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap edeceği belirtildiğinden, davacı avalist tarafından keşideci adına ödeme yapıldığı, rücu belgesinde de sabit olduğundan, davalı keşidecinin bu aşamada alacaklı ...A.Ş ye karşı borcu olmadığına dair iddiasının dinlenemeyeceğinden mahkemece itirazın iptali davasının kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi dosya kapsamına uygundur." Bu bağlamda davacı tarafından davalının keşideci olduğu senet yönünden ... 2. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında 53.206,46-TL ödeme yapıldığı icra dairesi tarafından düzenlenen rücu belgesi ile sabit olup, 6102 sayılı Kanun'un 702. Maddesi gereğince davacı tarafından bu alacağın davalı keşideciden talep edilebileceği anlaşılmakla davacı tarafından harçlandırılan ve dava değeri olarak bildirilen 53.206,46-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit olduğu ve davalının süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde alacak miktarından haberdar olduğu anlaşılmakla tazminat koşullarının oluştuğu değerlendirilmiş İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.641,29-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Buna göre; davaya konu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında 53.206,46-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 10.641,29-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.634,53 TL harçtan, peşin yatırılan 732,00 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.902,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL Peşin harç ve 732,00 TL başvurma harcı ile 1.137,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.601,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6- 6.000,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacının yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ¸e-İmzalıdır.
Hakim ¸e-İmzalıdır.