İlk Derece Mahkemesi · 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/82 E. 2026/420 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/82
Karar No
2026/420
Karar Tarihi

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/82 Esas KARAR NO : 2026/420

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/12/2022 KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 06/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, ...tarafından keşide edilip müvekkilinin kefil sıfatı ile imzaladığı 29/01/2018 düzenleme, 31/12/2019 ödeme tarihli, 2.000.000,00 TL bedeli bononun alacaklısı olduğu iddiasıyla ...29. İcra Dairesi 2022/18690 E sayılı icra takibine giriştiğini, müvekkili ile davalı arasında iş ortaklığı bulunduğunu, müvekkilinin ...üzerinden yatırım amaçlı birikimlerini değerlendirmekteyken davalının da bu sisteme dahil olmak istediğini ve müvekkili de aracı kılarak 2016 yılının Aralık ayında keşideci ... ile iletişime geçtiğini ve 2017 yılından itibaren birikimlerini peyderpey göndermeye başladığını, dava konusu senedin davalının yatırım amaçlı keşideci ...'e gönderdiği paraların güvencesi olarak talep edilmiş bir belge olduğunu, müvekkilinin, davalı ile olan samimiyetine güvenerek senedi keşideciye imzalattığını ve kendisinin de kefil olarak yer aldığını, davalı ile ... arasındaki ilişkinin 2018 yılının sonlarına kadar sorunsuz ilerlediğini, ... tarafından her ay kar payı adı altında davalı ...'e yüklü miktarda paralar gönderildiğini, 2018 yılı sonlarına doğru kar payını birkaç ayda bir göndermeye başlaması ve son olarak davalının ana parasını göndermekte gecikmesi üzerine taraflar arasında anlaşmazlıklar yaşandığını, çeşitli riskleri içinde barındıran bu sistemin memnuniyetsizliğe döndüğü zaman davalının haksız bir şekilde müvekkilini de bu işten sorumlu tuttuğunu ve gerçek bir borç ilişkisini karşılamayan senedi icra kanalıyla tahsile kalkıştığını, senedin düzenlenmesine yol açan temel ilişkinin geçersiz olması nedeniyle bononun tamamen iptaline karar verilmesi, mümkün değilse de ...tarafından davalıya iade edilen bedellerin senet bedelinden mahsubu ve senedin iade edilen tutarlar nispetinde kısmen iptali gerektiğini beyanla müvekkilinin, keşidecesi ... ..., 29/01/2018 düzenleme, 31/12/2019 ödeme tarihli, 2.000.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borcu bulunmadığının tespitine, ...29. İcra Dairesi'nin 2022/18690 E sayılı takibinin iptaline, mümkün değilse keşideci tarafından davalıya iade edilen tutarlar nispetinde takibin kısmen iptaline ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 26/02/2026 tarihli dilekçesiyle menfi tespit davası görülmekte iken borç sözde alacaklı/davalıya ödenmiş olduğundan İ.İ.K. M.72/6 uyarınca davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının temel borç ilişkisinin kanuna aykırı olduğu iddiasının yerinde olmadığını, bu iddiaların borçtan kurtulmak amacıyla hiçbir yazılı delile dayanmayan soyut iddialardan ibaret olduğunu, temel borç ilişkisi geçerli olmasa dahi kambiyo alacağının geçersizliğinden bahsedilemeyeceğini, bononun kayıtsız ve şartsız bir borç ilişkisine dayanılarak verildiğini, bono üzerinde borcun sebebinin gösterilmeyeceğini, borcun sebebi olan temel ilişkiyi gösteren bir açıklamanın senet üzerine yapılamayacağını, aksi halde bononu geçersiz olacağını, müvekkilinin alacağını bonoyu sunarak ispatlamış kabul edileceğini, dava yönünden ispat yükünün borçluda olduğunu, davacı yanın tanık deliline dayanmasına ve müvekkilinin banka hareketlerinin istenmesi taleplerine muvafakatlerinin bulunmadığını beyanla davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava, ...29.İcra Müdürlüğü'nün 2022/18690 Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 29.01.2018 tanzim tarihli, 31.12.2019 vadeli, 2.000.000,00 TL bedelli senet nedeniyle istirdat istemine ilişkindir. Mahkememizin 30/05/2024 tarihli 2022/802 Esas 2024/459 Karar sayılı kararı ile "Somut olayda, davacı taraf, dava konusu senedin gerçek bir borç ilişkisine istinaden verilmediğini ileri sürmüş, davalı tarafça davanın reddi talep edilmiştir. Davacı tarafça her ne kadar, dava konusu senedin davalının, yatırım amaçlı Keşideci ...' e gönderdiği paraların güvencesi olarak talep edilmiş bir belge olduğunu ileri sürmüş ise de takip dayanağı senedin ön veya arka yüzünde buna yönelik bir açıklama olmadığı gibi alacaklının senedin gerçek bir borç ilişkisi nedeniyle verilmediği yönünde bir kabul beyanı da bulunmamaktadır. Davacı taraf, davaya konu kambiyo senedinin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığını ve bedelsiz olduğuna dair yazılı delil sunamadığı, davacı vekiline yemin hakkının hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin deliline dayanmadığı dikkate alınarak, davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, mahkememizin 05/12/2022 tarihli davacı tarafından ...29. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2022/18690 Esas nolu dosyasına yatırılmış veya yatırılacak paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine dair İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 3. fıkrası gereğince verilen ihtiyati tedbir kararının İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 4. fıkrası gereğince kaldırılmasına, mahkememizin 05/12/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının icra edilmesi nedeni ile dava konusu alacağın % 20'si oranında ‭579.657,53 TL tazminatın İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 4. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiş, iş bu kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 15/12/2025 tarihli 2024/1085 Esas 2025/1555 Karar sayılı ilamı ile "TTK'nın 702. maddesi; "(1) Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. (2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. (3) Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder." düzenlemesini içermektedir. Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile fer'î nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. TTK 702/2 maddesi hükmü gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Bununla birlikte aval verenin, senedin teminat altına aldığı borcun karşılığı edimin yerine getirildiğini, borcun kalmadığını, sona erdiğini ileri sürmesi mümkündür (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2025 tarihli, 2024/4316 E. ve 2025/2825 K. sayılı kararı). Bu çerçevede dava dosyasına karar tarihinden sonra davacı yanca bir kısım ödeme belgeleri sunulduğu anlaşılmış olup, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile ödeme belgeleri birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkememiz kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin 2026/82 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekili 26/02/2026 tarihli dilekçesiyle menfi tespit davası görülmekte iken borç sözde alacaklı/davalıya ödenmiş olduğundan İ.İ.K. M.72/6 uyarınca davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiş olup, davaya konu .... Esas sayılı dosyasında davacının 4.157.629,88 TL ödeme yaparak davasının istirdat davasına döndüğünü bildirmesi, buna karşın eldeki davanın 2.000.000 TL dava değeri üzerinden açılıp harçlandırıldığı, 2.157.629,88 TL dava değeri yönünden harcın eksik olduğu anlaşılmakla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120. maddesi gereği yargılama harçlarının dava açılırken yatırılması gerektiği, Harçlar Kanunu 30. ve 32. maddeleri gereği ise eksik peşin karar harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı ve kesin süreye rağmen harç eksikliği ikmal edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlendiğinden; .... Esas sayılı dosyasına konu istirdat davasında alınması gerekli 36.846,92 TL bakiye karar ve ilam harcını ikmal etmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120/1. maddesi ile Harçlar Kanunu’nun 30. ve 32. maddeleri gereği davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde bakiye karar ve ilam harcının yatırıldığı görülmüştür. Davacının, mahkememizin 30/05/2024 tarihli gerekçeli kararından sonra istinaf başvuru dilekçesi ekinde sunduğu ödeme dekontlarının ilgili bankalara gönderilmek suretiyle onaylı ödeme dekontlarının ve işlem bilgilerinin gönderilmesi istenmiş, ...Bankası A.Ş.'ye müzekkere yazılarak ilgili dekontlar celp edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf dava dilekçesi ile 2018 yılında dava dışı borçlu keşidecinin davalıya peyder pey yatırım kar payı ödemelerinde bulunduğunu, 2018 yılı sonlarına kadar ödemelerin sorunsuz devam ettiğini, 2018 sonlarına doğru kar payı ödemeleri aksayınca davalı ile dava dışı keşideci arasında anlaşmazlık yaşandığını, davaya konu kambiyo senedinin dava dışı keşidecinin yatırım kar payı ödemelerinde bulunmasına yönelik güvence olarak verilen teminat senedi olduğunu belirterek bedelsizlik iddiasında bulunmuş, davalı taraf ise kambiyo senedinin nakit para karşılığı düzenlendiğini, bono metninde açıkça "nakden" kaydının kabul edildiğini belirterek davacının temel ilişkiye ilişkin iddiasını reddetmiştir. Davacı taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığını kabul ederek ancak senette görünenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürerek ispat yükünü üzerine almıştır. İcra takibine konu kambiyo senedi incelendiğinde 29/01/2018 tarihinde tanzim edildiği, vade tarihinin 31/12/2019 olduğu, bedelinin 2.000.000 TL olduğu, keşidecisinin ... ..., avalistinin davacı, lehtarının davalı olduğu, ön veya arka yüzünde teminat senedi olduğuna yahut hangi akdi ilişkinin güvencesi olarak verildiğine ilişkin iddia edildiği gibi bir açıklama olmadığı, davalı alacaklının da senedin gerçek bir borç ilişkisi nedeniyle verilmediği yönünde bir kabul beyanının bulunmadığı, yine davacının davaya konu kambiyo senedinin gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığına ve bedelsiz olduğuna dair yazılı delil sunamadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı istinaf aşamasında, daha önce dava dilekçesi ekinde sunduğu ödeme dekontları itibariyle senet bedelinin pey der pey dava dışı keşideci tarafından davalıya ödendiği yönünde savunmada bulunmuş ve istinaf karar ilamı ile istinaf aşamasında sunulan bu bilgi ve belgeler değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de davacının istinaf aşamasında sunduğu ödeme dekontlarının 03/01/2018 ile 08/03/2019 arası döneme ilişkin olduğu, bir kısım dekontların senet tanzim tarihinden öncesine ilişkin olduğu, banka müzekkere cevabı uyarınca dekontlarda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, davacının bizzat kendi dava dilekçesi ekinde sunduğu ve dava dışı keşideci ...ile davalı arasında geçtiğini savunduğu mesaj kayıtlarında her bir dekontun ödeme tarihleri ve tutarları itibariyle mesaj kayıtlarında kar payı ödemesi altında ödendiğinin açıkça belirtildiği, bu delili davacı sunmakla bu kez ödemelerin kambiyo senedine ilişkin olduğundan bahisle aksini savunmasının ise kabul edilemeyeceği, öte yandan Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca tarafların dilekçeler aşamasında usulüne uygun dayandıkları deliller itibariyle inceleme yapılabileceği ve delil toplanabileceği anlaşılmakla, davacının yemin harici delillerle ispatlayamadığı, yemin teklif hakkı hatırlatılmasına rağmen kullanmadığı, bu suretle usulüne uygun dayandığı delillerle ispatlayamadığı davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının talebi doğrultusunda mahkememizin 05/12/2022 tarihli davacı tarafından ...29. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2022/18690 Esas nolu dosyasına yatırılmış veya yatırılacak paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine dair İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 3. fıkrası gereğince verilen ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve ihtiyati tedbir kararı icra edilmiş olması nedeni ile dava konusu alacağın % 20'si oranında tazminatın İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 4. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Mahkememizin 05/12/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının icra edilmesi nedeni ile dava konusu alacağın % 20'si oranında ‭579.657,53 TL tazminatın İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinin 4. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 49.495,51 TL harç ve bakiye karar ve ilam harcı 36.846,92 TL toplamı 86.342,43 TL'den mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan ‭‬‭‭‭‭85.610,43 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 571.339,29 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2026

Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/82, K. 2026/420, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-82-e-2026-420-k-e18dfe4836ad