İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1118 E. 2026/734 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1118
- Karar No
- 2026/734
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1118 Esas KARAR NO : 2026/734
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ... numaralı ... (Trafik Sigortası) poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, 20.12.2024 tarihinde ... isimli şahsın yazılı beyanı uyarınca ... plakalı aracı ile ... Sokaktan ... istikametine giderken müvekkili sigortalıya ait ... plakalı araç "dönülmez işaretine" rağmen ...an sokağa girmeye çalışması sebebi ile ... plakalı aracın sağ yan kısımlarına çarpmak sureti ile maddi hasara sebebiyet verdiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun çekmiş olduğu fotoğraflardan anlaşıldığı üzere müvekkili sigortalı ... plakalı aracın ... Sokaktan dönüş ve giriş olmamasına rağmen ... Sokağa giriş yaptığı ve aracın kafa hizasının ... sokaktan aşağı doğru olduğu, sigortalı aracın kasıtlı olarak girilmesi yasak olan sokağa tersten girerek kazaya sebebiyet verdiği sabit olduğunu, ...'nun yazılı beyanında devamla kaza sonrası müvekkil sigortalının evrakları vermediği ve kaza yerinden ayrıldığı belirtilldiğini, her ne kadar davalı vekili icra dosyasına yaptığı itirazda kaza mahallinde aracın park halinde olduğunu, kaza yerini terk etmediklerini ve kaza yeri terkte mutlaka polis tutanağı olması gerektiğini beyan etmiş ise de yaralamalı veya adli vaka olan kazalar haricinde trafik polisi maddi hasarlı kazalara gelmemesi sebebi ile ...'nun kaza yerine polis çağırması da zorunlu olmadığını, hasarın ne şekilde meydana geldiği olay yeri fotoğrafları ile sabit olduğunu, karşılıklı tutanak düzenlemeden olay yerinden ayrılan sigortalının kaza yerini terk etmediğini ispat yükü kendisinde olduğunu, davalının alkol raporu aldırmadan, diğer araç sürücüsü ile kaza tespit tutanağı düzenlemeden, tutanaklar için gerekli evrakları ibraz etmeden kaza yerini terk etmesi sebebi ile Genel Şartlar B4-f bendini ihlal ettiğini, müvekkili şirketin 3. kişiye ödemiş olduğu 69.870,00 TL'nin davalıdan rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, takibe haksız olarak davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla öncelikle davalı üzerine kayıtlı olması halinde tespit edilecek araç ve gayrimenkuller üzerine üzerine dava değeri ile orantılı olacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasını, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı bir şahsın yalan beyanı üzerine yeterli incelemeyi yapmadan ödeme yaptığını ve müvekkilini haksız yere sorumlu tuttuğu bir bedelin tahsiline çalıştığını, davacı şirketin gerekli özeni gösterip incelemelerini yapmış olsaydı, dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün yalan beyanına binaen ödeme yapmayacağını, kural olarak davanın ispat yükü davacı taraf üzerinde olduğunu, iş bu rücu davasında davacı taraf müvekkiline kusur atfetme hususunda ispat yükünü yerine getirmediğini, olay yerini terk sebebiyle rizikonun teminat dışında kaldığı hususu, sigorta şirketi tarafından ispatlanması gerektiğini, maddi hasarlı trafik kazalarında sigortalı sürücüsü tarafından olay yerinin terkinin genişletici yorumla rücu kapsamına alınması mümkün olmadığını, müvekkiline ait araç park halinde iken kusurlu şekilde sağa dönerken kazaya sebep olan şahıs tutanak tutmak istemediğini, kendisinin kusuru ile kaza meydana geldiğini kabul ederek olay yerinden karşılıklı anlaşma ile ayrıldıklarını, olay yeri terk edilen kazalarda muhakkak ama muhakkak trafik polisi tutanağı olduğunu, polis tutanağı bugüne kadar taraflarına iletilmediğini çünkü ... plakalı araç sürücüsü sahte bir beyanda bulunduğunu, ... plakalı araç sahibi haklı olsaydı muhakkak ticari kazanç kaybı ve değer kaybı gibi maddi tazminat taleplerinde bulunabileceğini, müvekkiline ait araç kargo dağıtımı aracı olduğunu, ... gibi kurumsal bir firmada çalıştığını, böyle bir kaza yaşandıktan sonra kaçması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili kaçmak bir yana fotoğraf çekilmesine izin verip ve kazanın detayının konuşulması için zaman bile ayırdığını, trafik kazası fotoğrafları incelendiğinde kazanın araç üzerinde ki sebep olduğu küçük bir çizik iken, karşı aracın ekspertiz raporuna göre tamir ettirdiği kısımların fazlalığı bile ... Sigorta tarafından fark edilmemiş ve haksız bir ödeme karşı taraf kaskosuna yapıldığını, fotoğraflardan da anlaşıldığı üzere hareket halinde olan ... plakalı araç olduğunu, müvekkiline ait araç park halinde olduğunu, sadece aracın baş kısmını sokağa doğru soktuğunu, sağa rahat döneceğini düşünen ... Plakalı araç sürücüsü manevrasını geniş almadığı için müvekkiline ait aracın demir kısmına çarptığını ve kendi aracında hafif bir ezilme müvekkiline ait araçta ise demir aksam olması nedeniyle hiç zarar olmadığını görünce kayıtlara geçmesin ben kendi imkanım ile aracımı yaptıracam deyip olay yerinden ayrıldığını, ... plakalı araç sürücüsünün beyanında da müvekkiline ait aracın sokağa girdiği esnada kendi aracına sürttüğünü beyan ettiğini, davacı sigorta şirketinin evrak incelemesi yapmaksızın karşı araç Kasko şirketine ödemiş olduğu bedeli müvekkiline yansıtamayacağını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; 20.12.2024 tarihinde davacı nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç ile ... plakalı araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle ödenen bedelin davacı nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün olay yerini terk nedeniyle rüuen tahsil amacıyla davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 69.870,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 10.758,06 TL yasal faizi ile birlikte toplam 80.628,06 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tanığı ... Mahkememizin 13/04/2026 tarihli celsesinde; "davalı ... arkadaşım olur, ben o gün çalıştığım işyerinden izin almıştım davalı ...'a yük boşaltması için yardıma gitmiştim ...'ın yanına gittiğimde kazanın meydana gelmiş olduğunu gördüm kazanın gerçekleşme anını görmedim, mobilya indirme işinde ...'a yardım etmek için gitmiştim, davalı ... ... plakalı kamyonetin içindeki mobilyaları indirebilmek için mobilyaların indirileceği ve taşınacağı binanın önüne park etmişti, ben gittiğimde vito olan siyah minibüs tarzı araç dönmeye çalışırken arabasının yan tarafını kamyonetin arka kısmına sürtmüştü, ben olay yerine gittiğimde davalının kullandığı kamyonet park halinde idi hatta kazadan sonra yarım saat kırk dakika kadar o şekilde bekledi, vito marka minibüsü kullanan şoför zaten çalışanmış, şoförmüş dönemediği için sürttüğünü ve zararı kendisinin karşılayacağını söyledi her iki tarafın şoförü arabaları kontrol ettikten sonra vitoyu süren şoför zararı karşılayacağını söyledikten sonra olay yerinden ayrıldı biz de yükleme işlemini gerçekletirdik zaten bizimki kamyonet olduğu için arkadaki demir aksamı sürttüğü için kamyonette bir hasar meydana gelmedi, vitoyu süren araç sürücüsünün ismini hatırlayamıyorum, davalı ....'a kazadan sonra sigorta veya vitonun sürücüsünün ulaşıp ulaşmadığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Makine Mühendisi ve Sigorta Uzmanı bilirkişisi tarafından alınan 03/06/2026 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'nun % 75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 25 (Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğunu, dosya muhteviyatı, hasar fotoğrafları ve kazanın oluş şekli incelendiğinde; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen ve fiili olarak gerçekleşen onarım faturasında ifade edilen aracın onarımı için gerekli işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğunu, dava konusu ... plakalı aracın markası ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırması sonucunda hasar faturasında ifade edilen gerçekleşen onarım bedeli olan KDV dahil 61.718,50 TL'nin piyasa koşullarına göre uygun olduğunu, davalı ... adına kayıtlı ... Plakalı araç davacı ... Sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numaralı 21.02.2024-21.02.2024 vadeli ... (...) ile sigortalı olduğunu, 20.12.2024 kaza tarihi poliçe vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiğini, davacı ... Sigorta Şirketi tarafından ... teminat ve limit kapsamında 29.04.2025 tarihinde 69.870,00 TL rücuen hasar tazminat ödemesi yapıldığını, dosya kapsamına göre 20.12.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ... Plakalı araç sürücüsü kaza mahallini terk ettiğini, bulunan ...kaza tutanağındaki tespitlerde dava konusu kazada ... Plakalı aracın sürücüsü kaza mahallini terk ettiğini, .... Genel Şartları B-4.f) Maddesinde Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortalısından rücu edilebileceği düzenlendiği, dava konusu kazanın Bedeni hasara (ölümlü/yaralamalı) neden olan kazalardan olmayan maddi hasarlı Trafik kazası olduğunu, Rücu şartlarının oluşup oluşmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olacağını, Sayın Mahkeme tarafından rücu şartlarının oluşacağına hükmedilmesi durumunda davacı sigorta şirketi ZMSS teminat ve limit kapsamında 29/04/2025 tarihinde ödediği 69.870,00 TL tazminattan sigortalısı araç sürücüsünün %25 kusur oranına isabet eden 17.467,50 TL tazminatı davalıdan rücuen talep edebileceğini bildirmişlerdir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve tanık ifadesi içeriğine göre; 20.12.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %75 (Yüzde yetmiş beş), ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %25 (Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın markası ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme de onarım bedeli olan KDV dahil 61.718,50 TL'nin piyasa koşullarına göre uygun olduğu, davacı ... Sigorta Şirketi tarafından ... teminat ve limit kapsamında 29.04.2025 tarihinde 69.870,00 TL rücuen hasar tazminat ödemesi yapıldığının denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ... teminat ve limit kapsamında 29/04/2025 tarihinde ödediği 69.870,00 TL tazminattan sigortalısı araç sürücüsünün %25 kusur oranına isabet eden 17.467,50-TL tazminatı davalıdan rücuen talep edebileceği, davacının 29/04/2025 ödeme tarihinden 27/08/2025 takip tarihine kadar 2.541,16 TL işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmakla, davanın kısmen kabulü ile alacak miktarı yargılama ile belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile; 17.467,50 TL asıl alacak ve 2.541,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.008,66 TL alacak yönünden davalının ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden devamına; kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Alınması gerekli 1.366,79 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 973,79 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 393,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 973,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.589,19 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 20.440,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 5.072,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça posta / tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 40,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 31,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 20.008,66 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.141,00 TL'nin davalıdan, 3.459,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kabul edilen kısım yönünden miktar itibariyle kesin, reddedilen kısım yönünden kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/09/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır