İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1075 E. 2026/983 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1075
Karar No
2026/983
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1075 Esas KARAR NO : 2026/983

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 1. İcra Dairesi...İflas sayılı dosyasının iflas idaresi tarafından 12/11/2024 tarihli kararı gereğince, alacak taleplerinin reddine karar verildiğini. Gerekçe olarak alacağın dayanağı olan "düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin dosyaya sunulmaması olduğunu, 13/03/2023 tarihli dilekçemizde hem iflas masasına kaydedilmek için talep göndermiş olduğumuz gibi aynı zamanda dilekçenin ekinde de noter tarafından düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yer aldığını, gelinen aşamada, müflis, inşaatından 100.000,00 TL bedel ile 1 adet dükkan/daire sattığını, davacı, aralarındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi sebebiyle borcunu tamamen özverili bir şekilde ifa ederek yerine getirdiğini, alacaklı davacıya söz konusu taşınmazın mülkiyetinin aynen verilmesine engel bir durum olmadığını, bu nedenle öncelikle ... 22. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi" bedelini ödeyerek satın aldığı ... İli ... İlçesi ... Köyünde kain ve tapunu 2/3 pafta 2039 ada 15 parsel sayısında kayıtlı bulunan ...arsa paylı D Blok 10 kat 243 bağımsız bölüm numaralı daire (2+1) 105 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline şeklinde alacak kaydına, mahkememiz aksi kanaatte olur ise öncelikle taşınmazın keşfen belirlenecek güncel değeri tutarında alacağının kaydına aksi halde; satış bedeli olarak ödediği 100.00,00 TL ve bu meblağın ödeme tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş banka reeskont faizi oranında faiz alacağı ile birlikte alacak kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı iflas masası vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak davacı tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinde dava konusu ve içeriğinden de anlaşılacağı üzere dava, "İİK 235. maddesi gereğince sıra cetveline itiraz" davası olarak açıldığını, sözleşme tapuya şerh edilmediyse iflas idaresine karşı ileri sürülemeyeceğini, iflastan sonra müflis veya masa aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak dava açılamayacağını denildiğini, bu itibarla, iflastan sonra müflis aleyhine dava açılamayacağından huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, İİK 198. maddesi gereği iflasın açılmasıyla birlikte konusu para olmayan alacaklar para alacağına dönüştüğünü bu itibarla tapu iptal ve tescil talebinin kabulü mümkün olmadığını, Emsal Yargıtay ilamlarında Satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh edilmediğinden iflas eden şirketin iflas masasına karşı ileri sürülemeyeceğinin belirtildiği, müflis Uluhan Şirketine karşı açılan bir tapu iptal ve tescil davasında, İstanbul BAM 7. Hukuk Dairesi iflas eden şirkete karşı açılan davaların kayıt kabul davasına dönüşeceğini belirterek istinaf talebimiz kabul edip yerel mahkemenin vermiş olduğu tapu iptal ve tescil kararını kaldırıldığını mahkemece verilen tedbir kararının itirazlarımız doğrultusunda kaldırılmasını, davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı açmış olduğu davada; davalı müflisten taşınmaz satın aldığını, bedelin ödenmesini rağmen taşınmazın tapusunun devredilmediğini belirterek taşınmazın müflis adına olan tapu kaydının iptali ile davacı lehine tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Görevsizlik kararları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ...E., ... K. Sayılı kararı ile şu şekilde karar verilmiştir: "Öte yandan taşınmazın temlikine ilişkin sözleşme sadece kişisel hak doğurur ve vaad alacaklısı sözleşmeden doğan bu kişisel hakkını ancak sözleşmenin tarafına (temlik edene) karşı ileri sürebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.05.2009 tarih ve ...E.... K. sayılı kararında da değinildiği üzere, müflis ile iflastan önce yapılan ve müflisin temlik borçlusu olduğu sözleşmenin masadan aynen ifasının istenebilmesi için sözleşme ile kazanılan şahsi hakkın tapu siciline şerh verilmesi, başka bir deyişle kuvvetlendirilmiş kişisel hakkın bulunması gerekir. Sözleşmeden doğan kişisel hak güçlendirilmediğinde, iflas masasından taşınmazın tescili istenemez. Ayın talebinin yerini temlik işlemine konu taşınmazın iflas anında saptanacak değeri olan para alacağı alır ve dava da sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirilir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, dayanak temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ... E.,... K. Sayılı kararı doğrultusunda davacı tarafından açılan davanın iflas tarihinden sonra olduğu ve 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gözetilerek davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. Mahkememizce davacı vekiline iflas masasına başvuruda bulunmak ve alacağını kayıt ettirmek ve belirlemek için süre verilmiş olup, davacı tarafından kayıt kabul talebi ile iflas masasına başvuru yapıldığına ilişkin dilekçe sunulmuş, iflas dairesi tarafından da müzekkere cevabına ek olarak gönderilmiştir. Davacı tarafından iflas masasına sunulan kayıt kabul dilekçesi incelendiğinde taşınmazın iflas masasının mal varlığından çıkarılarak davacı adına tescilinin talep edildiği, aksine kanaat oluşursa taşınmazın güncel değerinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunulan; ... 22. Noterliği'nin ... tarihli düzenleme şeklindeki yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde; taşınmazın 100.000,00-TL bedel karşılığında davalı müflis şirket tarafından davacıya davaya konu bağımsız bölümün satışının vaat edildiği ve satış bedelinin peşin olarak ödendiği noter satış vaadi sözleşmesi ile sabittir. Ancak ilgili taşınmaz davacıya devredilmeden müflis şirketin iflas ettiği ve satış vaadi sözleşmesinin davalı müflis tarafından yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Davacı tarafından delil olarak sunulan belgeler incelendiğinde; davacı ve davalı müflis arasında iflas tarihinden önce düzenlenen satış vaadi sözleşmesinde davacının davaya konu taşınmaz için satış bedelini müflis şirkete peşin olarak ödediğinin sözleşmede belirtildiği anlaşılmakla davacının taraflar arasındaki düzenleme şeklindeki yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki üzerine düşen bedel ödeme edimini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Davanın iflas tarihinden sonra açılması ve aynen ifanın müflis ya da iflas idaresi tarafından gerçekleştirilmemesi karşısında 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gereğince davacının alacağının para alacağına çevrilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından müflis şirkete karşı sözleşmede üstlenilen edimin yerine getirildiği, davacının müflis şirkete karşı borcunun olmadığı ve tüm satış bedelinin müflis şirkete ödendiği sabit olup, müflis şirket tarafından taşınmazların tamamlanarak davacıya tapusunun devredilmediği ve tapunun müflis şirket adına kayıtlı olduğu, sözleşme kapsamında davacı bedel ödeme edimini yerine getirmiş ise de müflis şirketin davaya konu taşınmazları tamamlayarak tapusunu devir borcunu yerine getirmediği anlaşılmıştır. Buna karşılık taraflar arasındaki noter düzenleme şeklindeki yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri kapsamında bedel ödeme borcunun davacı tarafından yerine getirildiği ve satış bedelinin müflis şirkete ödendiği, davacının borcunun olmadığı yazılı imzası inkar edilmemiş satış vaadi sözleşmesi ile sabit olup, davalı müflis şirket tarafından ise üstlenilen borcun yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından tapu iptal ve tescil ile aynen ifa talep edilmiş ise de bu talebin iflas müdürlüğü tarafından kabul edilmediği ve aynen ifanın yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki sözleşmenin iflas tarihinden önce fesih ya da dönme ile de sonuçlandırılmadığı gibi davalının edimi yönünden imkansızlık nedeniyle borcun sona ermesinin de söz konusu olmadığı, dolayısıyla 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi gereğince müflis ile davacı arasındaki sözleşmede davalı müflisin edimi olan taşınmazın tapu kaydının davacıya devrine yönelik müflisin borcunun muadil kıymette paraya çevrilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de davalı müflis tarafından taşınmazın tamamlanarak davacıya teslim edilmediği bu suretle zamanaşımının işlemeye başlamadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir. Yukarıda detaylıca belirtildiği üzere davacı ve müflis arasındaki ilişkinin bu niteliği ve müflis tarafından tapu devir borcunun yerine getirilmemesi hususu akde aykırılık niteliğinde olup, davacı tarafından 6098 sayılı Kanun'un 112. Maddesi ve 125. Maddesi gereğince müspet zarar talep edilebilecektir. Davacının müspet zararı ise iflas tarihi itibariyle davaya konu taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki bağımsız bölümün iflas tarihi itibariyle projesine uygun olarak tamamlanmış biçimdeki piyasa rayiç değeridir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından ... Esas ... Karar sayılı kararında şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin... E.,... K. sayılı işbu dosyaya özgü kaldırma ilamına yönelik kararında şu değerlendirmeler yapılmıştır: "Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, dayanak temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." Mahkememizce davacıya satışı vaat edilen taşınmazın iflas tarihindeki rayiç değerine yönelik alınan bilirkişi raporunda; müflis tarafından davacıya satışı vaat edilen taşınmazın inşaatı tamamlanmış bir halde piyasa rayiçlerine göre iflas tarihi itibariyle değerinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki 13.09.2026 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu davacı ile müflis arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre davacıya satışı vaat edilen bağımsız bölümün iflas tarihi itibariyle tamamlanmış haldeki piyasa rayiç değerinin 265.894,13-TL olduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13.09.2026 tarihli raporda davaya konu satış vaadi sözleşmesindeki taşınmazın projesine uygun olarak tamamlanmış biçimdeki iflas tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 265.894,13-TL olduğunun uzman bilirkişiler tarafından tespit edildiği, raporun gerekçeli, denetime elverişli olduğu ve teknik ve fenni tespitlerin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla müflise karşı borcunu ifa eden davacı tarafından talep edilebilecek zararın müspet zarar kapsamında iflas tarihi itibariyle davacının müflisten olan alacağının taşınmazın inşaatının tamamlanmış haldeki iflas tarihindeki rayiç değerine göre paraya çevrilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının müflisin sıra cetveline kaydını talep edebileceği alacak miktarının taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın tamamlanmış bir haldeki piyasa rayiçlerine göre iflas tarihindeki değeri olan 265.894,13-TL olacağı anlaşılmıştır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Bu durumda mahkemece artık tescile dair bir karar verilemez. Yapılması gereken, iflas tarihi itibarıyla taşınmazın değerini tespit ederek, bu bedelin davacı lehine tazmini koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirilmek suretiyle davayı kayıt kabul davası olarak neticelendirmektir." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından ... Esas ... Karar sayılı kararı da taşınmazların iflas tarihindeki rayiç değerine göre hesaplanacak tazminat bedelinin sıra cetveline kayıt kabulüne karar verilmesi gerektiği açık bir şekilde belirtilmiştir: "Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir. Bu kapsamda dava sıra cetveline kayıt kabul davası olarak değerlendirileceğinden görevli mahkeme İİK 235/1 maddesine göre Ticaret Mahkemeleridir." Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin... Esas ... Karar sayılı işbu dosyaya özgü kaldırma ilamına yönelik kararında şu değerlendirmeler yapılmıştır: "Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteme hakkı şahsi hak bahşettiğinden ve dayanak adi yazılı temlik sözleşmesi tapu siciline şerh verilmediğinden davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulüne olanak yoktur. Davalı şirketin iflasıyla, davalı iflas idaresince taahhüdün aynen ifası yoluna gidilmediğinden artık tapu iptali ve tescil istemi İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüşmüştür. İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı da sabittir." Sonuç olarak müflisin iflas idaresi tarafından davacının aynen ifaya yönelik tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmediği anlaşılmakla davacının tapu devrine yönelik alacağının 2004 sayılı Kanun'un 198. Maddesi çerçevesinde paraya çevrilmesi gerektiği ve davacı tarafından ancak akdi ilişki kapsamında taşınmazın tamamlanmış haldeki iflas tarihi itibariyle piyasa rayiç değerini müspet zarar kapsamında talep edebileceği anlaşılmakla davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar vermek gerekmiş, müflisin borcu niteliğindeki devri gereken taşınmazın iflas tarihi itibariyle inşaatı tamamlanmış haldeki piyasa değeri olarak tespit edilen toplam 265.894,13-TL davacı alacağının iflas tasfiye işlemleri ... 1. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı iflas dosyasında yürütülen müflis...ŞTİ.'nin sıra cetveline 4. Sıradan kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından taşınmazın güncel rayiç değerinin sıra cetveline kaydı gerektiği iddia edilmiş ise de bu talep ve iddiasına itibar edilmemiş, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının tapu iptal ve tescil talebinin REDDİNE, 2-Davacının terditli tazminat talebinin KABULÜNE, Buna göre; 265.894,13-TL taşınmaz rayiç bedel alacağının ... 1. İcra Dairesi'nin... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ...LTD. ŞTİ.' nin iflas masasına davacı alacağı olarak 4. sıradan KAYIT VE KABULÜNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL Peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.009,80 TL posta gideri olmak üzere toplam 19.865,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2026

Katip ¸e-İmzalıdır.

Hakim ¸e-İmzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1075, K. 2026/983, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1075-e-2026-983-k-b29d5df4f1be