İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1056 E. 2026/728 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1056
Karar No
2026/728
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1056 Esas KARAR NO : 2026/728

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/06/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan...tarihli ... 41. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı işlemi ile ... plaka sayılı ticari servis plakasının davacı şirkete devrinin gerçekleştiğini, davacının aynı aracı ... 12. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı işlemi ile .... Şti.’ne devrettiğini, davacının bu aşamada davalıdan devraldığı plakanın sahte hileli veya hukuki olarak geçersiz olduğuna ilişkin herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, ...tarafından gönderilen ...tarihli ve ... sayılı yazı ile bildirildiği üzere, ... tarih ve... sayılı ... kararı uyarınca ... plaka sayılı ticari servis plakasının sahte ve hileli olduğu tespit edilerek iptal edildiğini, bu iptal kararı üzerine, plakanın son maliki olan...Şti. tarafından davacı şirkete ... 12. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek plakanın sahte ve ayıplı olması nedeniyle uğranılan ve bilirkişi marifetiyle de ortaya konulacak nitelikteki piyasa değeri olan 600.000,00 TL zararın giderilmesi talep edildiğini, bunun üzerine davacının 13.04.2026 tarihinde ... Bankası nezdindeki hesabından EFT yoluyla ...Şti.’ne 600.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını beyan ederek davalı şirketten satın alınan ...plaka sayılı ticari servis plakasının sahte ve hileli olduğunun tespit edilerek ... kararı ile iptal edilmesi nedeniyle, davacı şirket tarafından üçüncü kişiye ödenmek zorunda kalınan 600.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; plakayı ...'nin resmi sitesinde görerek ... Şti.yetkilisi olduğunu söyleyen kişilerden 600.000,00-TL karşılığında satın alındığını, plakanın bağlı bulunduğu araçtan düşümünün yapılması gerektiğini bu işlem sonucunda hak sahibine ... verildiğini, ve satış engelinin kaldırılması için bu evrakın belediyeye tesliminin gerektiğini, ...Ltd. Şti. yetkilisi olduğunu iddia eden kişilerin ilgili plakayı ... düşümleri yapılmış vaziyette getirdiklerini, bu durumun izaha muhtaç olduğunu, davacının belediyenin veya noterin kendi sistemleri üzerinden tespit edemediği bir sahteciliği haricen tespit etmesinin mümkün olmadığını, davalının plaka devir sürecinde hiçbir kusurunun bulunmadığını beyanla işlemin resmi makamların (Noter, ...) onayı ile gerçekleşmesi ve illiyet bağının üçüncü kişilerin ağır kusuru ile kesilmiş olması nedeniyle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalı tarafından davacıya yapılan satışın gizli ve hukuken ayıplı olup olmadığının tespiti ile davacı tarafın bu nedenle davalı ile yaptığı sözleşmeden dönüp 3. kişiye ödediği 600.000TL tutarın iadesi istemine ilişkindir. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, dava konusu araca ait aktif pasif sahiplik bilgisi dosya kapsamına alınmıştır. Plaka devir işlem sürecine yönelik dosya kapsamındaki ... yazı cevabında; "... Ltd.Şirketi adına kayıtlı bulunan ... servis plakalarına ilişkin devir işlemlerinde, yetkili olduğu beyan edilen ... tarafından kullanılan Geçici Koruma Kimlik Belgesinin sahte olduğu tarafımıza bildirilmiştir. Danıştay 5. Dairesi’nin 14.02.2018 tarih ve ... E.,... K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; idareyi yanıltmak suretiyle tesis edilen işlemlerin, herhangi bir süre ile bağlı olmaksızın geri alınabileceği ve bu şekilde kazanılmış hak doğmayacağı kararı alınmıştır. Bu kapsamda konu, ... gündeminde değerlendirilmiş olup, ... tarih ve ... sayılı ... Kararı ile;... servis plakalarına ilişkin devir işlemlerinin iptal edilmesi, söz konusu servis plakalarının ilk sahibi olan....Ltd. Şirketine iade edilmesi, söz konusu plakalara devir engeli konulması hususları karar altına alınmıştır. Bu doğrultuda; tarafımızca yapılan ... servis plakasına ilişkin devir işlemi İlgi(c) ... Kararı gereğince iptal edilmiş olup, söz konusu plaka (...) ilk sahibi olan ... Ltd. Şti.’ye iade edilmiştir." şeklinde belirtmiştir. ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasında; ... (şirket yetkilisi), ...ŞİRKETİ'nin şikayetçi olduğu, şüphelinin ... ( ... Şirketi yetkilisi ), ..., ..., olduğu, suçların Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik suçları olduğu, Soruşturmaya konu olayın özetle müşteki ...'in üzerine kayıtlı olan ... ŞTİ adına kayıtlı ... plakalı araçların yetkisiz kişilerce ... Şirketine satıldığı ve bu araçların devrinin sağlandığı, şikayete konu satış işlemlerinin ... 35. Noterliği tarafından yapıldığı, araç bilgilerinin alınması ve satış öncesi evrak kabullerinin de ... tarafından yapıldığı, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık işlemlerinin ... 35. Noterliği işlemlerince yapıldığı, soruşturmaya konu olayla ilgili müşteki ...'ün şikayeti üzerine açılan ... soruşturma numaralı dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yetkisizlikle geldiği, soruşturmanın devam ettiği tespit edilmiştir. Emsal İstanbul BAM 57 Hukuk Dairesi'nin DOSYA NO : ... KARAR NO : ... sayılı ilamında; "Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 6101 sayılı Yasanın 1.maddesinde "Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir." hükmü uyarınca dava konusu uyuşmazlık bakımından sözleşme tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 182 ve devamı maddelerinin uygulanması gerekir. BK’nın 182/1. maddesinde düzenlenen satım sözleşmesiyle; alıcı satış bedeli olarak bir miktar para vermeyi borçlanır; satıcı ise satıma konu malı alıcıya teslim ederek mülkiyeti ona geçirme borcu altına girer. Taşınır bir malın satışına ilişkin sözleşmede satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır. Satıcının borçlarından bir tanesi de BK’nın 189 ile 193. maddelerinde düzenlenen zapta karşı tekeffül borcudur. Mülga 818 sayılı BK’nın 189. maddesinde zapta karşı tekeffül:“Bayi, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından bey'in akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden müşteriye karşı mesul ve zamindır.” şeklinde tanımlanmıştır. Satıcının bu borcu ile ilgili olarak öğretide “zabta karşı tekeffül satılan malın bir üçüncü kişinin iddia ettiği üstün bir hak yüzünden alıcının elinden alınmasından veya iddia olunan bu hak sebebi ile alıcının mülkiyet hakkını gereği gibi kullanmamasından dolayı satıcının sorumlu olmasıdır” şeklinde tanımlanmaktadır (Tandoğan H., Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, C.1/1, 4. Bası, Ankara 1988 s.148). 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) "Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683. maddesine göre ise; bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Bir zapt tehlikesinin bulunması hâlinde malikin, yani alıcının, bu yetkilerini kullanması engellenmiş, mülkiyet hakkı gereği gibi kullanılamamış olur. Bu nedenle satım hukukunda zapta karşı tekeffül sorumluluğunun varlığı zorunludur. Satıcının zabta karşı tekeffül borcu satım sözleşmesinin kanun bir hükmi olması dolayısıyla kanuni bir borçtur. Satım sözleşmesinde bu hususta bir taahhüt bulunulmasının sonucu değildir. Ne var ki, taraflar bu sorumluluğu kaldıran veya daraltan sözleşme yapabilirler. Satıcının zabta karşı tekeffül borcundan sorumlu olması için aranan koşullar; satılan malın alıcıya teslim edilmiş olması; mala el koyan üçüncü kişinin satılan üzerinde zabtı sağlayacak bir hakka sahip olması ve bu hakkın en geç sözleşmenin kurulması sırasında mevcut olması; üçüncü kişinin kısmen veya tamamen zapta girişmiş olması; BK’nun 190.maddesinin 1. fıkrasına göre satılanın zabtı ile tehdit edilen alıcının aleyhine dava ikame edilmiş ise bunun satıcıya ihbar edilmesi; BK’nun 189.maddesinin 2. fıkrası uyarınca alıcının satım sözleşmesinin kurulması zamanında zabıt tehlikesini bilmemesi; BK’nun 189 maddesi 3. fıkrası gereğince satım sözleşmesinin tarafları arasında zapta karşı tekeffül borcunu kaldıran veya sınırlayan bir anlaşmanın bulunmaması olarak sayılabilir. Bu şartların bulunması halinde satıcının sorumluluğunun kapsamı satılanın kısmen veya tamamen zaptedilmiş olmasına göre değişecek ve satıcı bu zabıttan dolayı sorumlu tutulacaktır. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcuna gelince; bu borç 818 sayılı Borçlar Kanunu(BK)’nun 194 ilâ 207. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Anılan Kanunun “Ayıba Karşı Tekeffül”e ilişkin 194.maddesinde:“Bayi müşteriye karşı mebiin zikir ve vadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir suretle tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir. Bayi, bu ayıpların mevcudiyetini bilmese bile onlardan mesuldür.” hükmü yer almaktadır. Ayıba karşı tekeffül, doktrinde; satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaad edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulması şeklinde tarif edilmektedir(Edis S. Satıcının Ayıba Karşı Tekeffül Borcu Ankara 1963, Ajans-Türk Matbaası, s. 7). Şu hale göre ayıba karşı tekeffül ya zikir ve vaad olunan vasıfların bulunmaması ya da satılanın lüzumlu vasıflarının olmaması sebebiyle gerçekleşir. Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Çünkü satımda alıcının amacı, istediği maksat için kullanabileceği, yararlı bir malın mülkiyetine sahip olmaktır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile; bu borç kanunen mevcuttur. Bu nedenle satıcının bu borcunu kanuni bir borç olarak nitelendirmek mümkündür (Tandoğan, H., a.g.e, s.163; Yavuz, C., Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 1996, s.91). Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur. Ayıp sözüyle, bir şeyde bulunmaması gereken objektif bozukluklar ve eksiklikler kastolunmaktadır. Ayıp maddi şekilde olabileceği gibi hukuki veya ekonomik bir ayıp şeklinde de ortaya çıkabilecektir. Bir eşyanın aynı cinsten normal parçalarla karşılaştırıldığında kendi değerini veya elverişliliğini kaldıran ya da azaltan her türlü kötü nitelik maddi ayıptır. Satım sözleşmesinin yerine getirilmesi için geçirilen hakkın, objektif bir hukuk kuralından ötürü sakatlanmış bulunması, satılanın objektif bir hukuk kuralı nedeniyle öngörülen amaca hizmet edememesi ise “hukuki ayıp” olarak nitelendirilmektedir. Satılanın değerine ve ondan beklenen yarara etki eden ve objektif hukukun koyduğu bir takım sınırlama ve yasaklardan doğan eksiklikler “hukuki ayıp” olarak ifade edilebilir. Hukuki ayıpların tayin ve tespiti maddi ayıplarda olduğu gibi kolay değildir. Özellikle “zapt” ile “hukuki ayıp teşkil eden noksanlıklar” ın birbirinden ayrılması güçlük arz eder. Bunun başlıca nedeni taahhüt edilen hak ile ilgili olmasıdır. Hukuki ayıp “zapt” mahiyetinde olmamakla beraber, zikir ve vaad edilmiş vasıfların yokluğunu intaç eden yahut şeyin değerine veya tahsis cihetinden beklenen faydalara tesir eden hukuk nizamında doğmuş noksanlıklardır. İşbu hukuk nizamından doğan noksanlıklar şeyin değerine veya ticarette alım satımına tahdit koyan yahut o şeyin alım ve satımını tamamen yasaklayan hükümler dolayısıyla ortaya çıkabilir(Edis S. Satıcının Ayıba Karşı Tekeffül Borcu Ankara 1963, Ajans-Türk Matbaası, s. 14). Hukuki ayıp, satılanın mutlaka alıcının elinden alınması sonucunu doğurmaz. Bu hal satıcının zabta karşı tekeffül sorumluluğuna değil, ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna yol açar. Kamu hukukuna dayanan bir sınırlamanın varlığı; örneğin, ithal edilen bir aracın ithalatında problem olması hukuki ayıp olarak kabul edilebilir. Ancak bu ayıbın sözleşmede yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda var olması, mevcut ayıbın gizli olması ve o malın değerini veya kullanım amacını ciddi surette azaltması veya kaldırması gereklidir. Satıcının bu yükümlülüğünün ortaya çıkması için alıcının satılanı muayene etmesi ve iddia olunan ayıpları satıcıya ihbar etmesi gereklidir. Bunun aksine davranan alıcının ayıba karşı tekellüf hükümlerinden faydalanma olanağı yoktur. Ayıba karşı tekeffül borcuna ait BK.'nun 194 ila 201. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 202 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir. Alıcı, satılan malın ayıbının bulunması halinde BK’nun 202. maddesine göre satılanı redde hazır olduğunu beyanla satış sözleşmesini fesh edebileceği gibi; satılanı alıkoyup kıymetinin noksanı karşılığında satım parasının indirilmesini de isteyebilecektir. Diğer taraftan, BK’nun 203. maddesine göre, satılanın miktarı muayyen misli şeylerden ise, alıcıya dilerse fesih veya semenin tenzilinden hiçbirini talep etmeyip; satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini talep hakkı da tanınacaktır. Satım sözleşmesinden dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, bir irade açıklaması olarak, satıcıya vardığı anda hükümlerini doğurur ve sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır. Dönme üzerine sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal bir sonucu olarak, tarafların edimlerinin karşılıklı olarak aynı anda ifası gerekir. Dolayısıyla davacı/alıcı, kural olarak elindeki aracı davalı/satıcıya fiilen teslim ve tescil şartıyla, satım bedelini alabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2012 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 27/01/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 14/09/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı) Türk Borçlar Kanununun konuya ilişkin 77 ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre zamanaşımı süresi, TBK’nun 82. maddesinde için kanunda 2 ve 10 yıllık süreler olarak öngörülmüştür. Ancak bu sürenin işleyebilmesi için davacı tarafın verdiğini geri istemeye hakkı olduğunu öğrenmiş olması gerekir. Bu durumda zamanaşımı, davacının dava açmaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlar. Öte yandan 09.08.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Gümrük Vergilerinin Eksik Ödenmesi Nedeniyle Başlatılan Bir Soruşturma veya Kovuşturmaya Konu Kara Taşıtlarının Sahiplerine İadesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik ile; .. tarihli ve ... sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun geçici 11 inci maddesine istinaden, gümrük vergilerinin kısmen eksik ödenmesi nedeniyle Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başlatılan bir soruşturmaya veya kovuşturmaya konu kara taşıtlarının, sahiplerine iadesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu Yönetmeliğin, gümrük vergilerinin kısmen eksik ödenmesi nedeniyle Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başlatılan bir soruşturmaya veya kovuşturmaya konu müsadere kararı verilmemiş ve henüz tasfiyesi tamamlanmamış olan kara taşıtlarını kapsadığı belirtilmiştir. 5607 sayılı kanunun geçici 11. maddesinde (Ek:17/7/2019-7186/21 md.) ise; “(1) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gümrük vergilerinin kısmen eksik ödenmesi nedeniyle başlatılan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında bulunan ve müsadere kararı verilmemiş kara taşıtları ile ilgili olarak; a) Taşıtın tasfiyesinin tamamlanmamış olması, b) 31/12/2019 tarihine kadar ilgili gümrük idaresine başvurulması ve taşıtın ilk iktisabında ödenmesi gereken özel tüketim vergisinin %25’ine tekabül eden tutarın, başvuru sahibine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ilgili tahsil dairesine ödenmesi, şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde, araç hakkında el koyma ve müsadere kararı verilmez, mevcut el koyma kararı kaldırılır ve el konulan aracın sahibine iade edilmesine karar verilir. İadesi talep edilen ulaşım araçlarının muhafazasına ilişkin masraflar araç sahibince ödenir.” denilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: davacının ... 36. Noterliğinin ... Tarih ve ... yevmiye nolu "Araç Satış Sözleşmesi" ile dava konusu ... plakalı aracı 628.000,00-TL karşılığında davalıdan satın aldığı, ardından dosya kapsamında yer alan trafik belgesine... tarihinde ... plaka değişimi suretiyle dava dışı ...Ltd. Şti.ne satıldığı, 17/01/2020 tarihinde aynı aracın plaka değişimi suretiyle ...plaka ile dava dışı ...'a ve ardından da bu kişi tarafından 27/07/2020 tarihinde davacıya yine plaka değişimi suretiyle ... plaka le satıldığı ve yine 29/01/2021 tarihinde aynı aracın ... plaka değişimim ile davacı tarafından dava dışı Halil Irgat'a tekrar satıldığı hali hazırda aracın malikinin dava dışı Mustafa Türker olduğu ve 01/02/2021 tarihinde satın aldığı Türkiye Noterler Birliğinin... tarih ve ...sayılı yazısından anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan dekonta göre; davacı tarafından "... plakalı araç ötvsinin 25lik kısmı" açıklaması ile Gümrük Saymanlık Müdürlüğüne 105.441,00-TL'nin 18/11/2019 tarihinde ödendiği görülmüştür. Ödemenin yapıldığı tarih olan 18/11/2019 tarihinde aracın malikinin dava dışı ... Ltd. Şti. Ve bu malike davacı tarafından söz konusu aracın satılmış olduğu, ödemenin ise davacı tarafından banka dekontu ile yapıldığı anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu gelişmeler gözetildiğinde: davacı şirket ile davalı arasında satıma ve eldeki davaya konu aracın açık biçimde hukuken ayıplı olduğu, burada zapta değil ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulama alanı bulacağı her türlü duraksamadan uzaktır. Yukarıda değinildiği üzere araç kaydına tedbir konulmasından kaynaklanan ayıp nedeni ile davacının mülkiyet hakkının içeriğini düzenleyen 4721 sayılı TMK’nun 683. maddesinde belirtilen yetkilerine sahip olamadığı ve bunları kullanamadığı da kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; satın alan davacı açısından, o maldan elde edeceği faydanın, dava konusu menkule resmi makamlarca kamu gücüne dayanılarak el konulması tarihinde ortadan kalktığının kabulü gerekir ve böylece ortaya çıkan hukuki ayıptan -satıcının ayıba karşı tekeffülüne ilişkin hükümlere göre- davalı satıcı sorumludur; burada davalının hukuki ayıbın ortaya çıkmasında kusurlu olup olmaması da sonuca etkili değildir. ... 1. Ağır Ceza mahkemesinde görülmekte olan davada verilecek kararın- ki bu dava satıcı hakkında olsa dahi- satıcının ayıba karşı tekeffülüne dayalı eldeki davaya herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla ceza davasının sonucu beklenmeden karar verilmesinde isabetsiz bulunmamaktadır. Eldeki davada davacı tarafından ... 28. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiği ve yetki itirazı üzerine dosyanın ... 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas sırasına kaydının yapıldığı, zamanaşımı süresinin zararın öğrenildiği tarih itibari ile işlemeye başlayacağı ve icra takibi ile de kesilip yeniden işleyeceği gözetildiğinde dava tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı ve ayıp ihbarının da bu suretle makul süre içerisinde yapılmış olduğu kabul edilmelidir. Bununla birlikte yukarıda da değinildiği üzere davacının 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre Gümrük Vergilerinin Eksik Ödenmesi Nedeniyle Başlatılan Bir Soruşturma veya Kovuşturmaya Konu Kara Taşıtlarının Sahiplerine İadesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca idari mercie başvurarak 18/11/2019 tarihinde 105.441,00-TL ÖTV ödediği, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2019 tarih, ... D. İş Esas, ...Esas ve ... Esas sayılı kararı ile araç üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmekle davacının ödemek zorunda kaldığı ÖTV'yi sebepsiz zenginleşme/vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalıdan talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve İlk Derece Mahkemesi'nin objektif, mantıksal ve bilimsel veriler ile dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, davanın vasıf- mahiyetine, ispat hukuku hükümleri çerçevesinde delillerin takdirinde ve hukuki mevzuatın olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ayrıca0 istinaf talebine konu kararın hukuki güvenlik ve istikrarın temini açısından uygulama hukukuna yönelik istikrar kazanmış yüksek mahkeme kararlarına ile yargısal içtihatlara uygun olarak Dairemizce de benimsenen usule ve maddi hukuka ilişkin yasal ve hukuksal gerekçelere dayandırılarak verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebeplerinin karar yerinde tartışıldığı, bu doğrultuda ortaya konulan gerekçenin isabetli olduğu değerlendirilerek istinaf talepleri yerinde görülmemiştir." Somut olayın incelenmesinde; 1.11.2023 tarihinde... plakanın dava dışı ...Şirketi tarafından (...) ... 35. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı ... şirketine (...) 1000TL 'ye satıldığı, aynı tarihte davaya konu araç dışında "... plakanın, .... plakanın,... plakanın ,... plakanın" da 1000TL'ye davalı şirkete satışının yapıldığı, Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'ne taşıt kartına ait gerçekleşecek devir işlemi için her iki taraf imzası ile müracaatın yapıldığı, ... 41. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiyesi ile davacı tarafın ( alıcı şirket yetkilisi...) davalı taraftan( satıcı şirket yetkilisi ...)'dan... ticari servis plakasını 1000TL satış bedeli üzerinden satın aldığı, ... tarihinde ... 12. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı işlemi ile davacı tarafın dava dışı ...Şti.’ne ticari plakayı sattığı, Dava dışı ...Şirketi vekilinin ... CBS'nin ... soruştura sayılı dosyasında şikayette bulunduğu, ... 35. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiyeli işlemine konu imza sirkülerinin sahte imzalı olduğunu, ...Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi ...adı altında yer alan imza sirkülerinin müvekkiline ait olmadığını, ... 35. Noterliğinde düzenlenen... tarihli ... yevmiyeli vekaletnamedeki ... imzası da sahte olduğunu, ... plakalı 5 adet servis plakasının devirlerindeki devreden ... Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi... imzalarının sahte olduğunu, aynı gün yapılan bu 5 devir işlemindeki ... imzalarının dahi birbirine benzemediği belirttiği, Savcılık dosyasına ... Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından 04.03.2024 tarihli yazı cevabında ; "İlgi (a) yazida; müvekkiliniz ... Vergi Numaralı ... Ltd. Şti. tarafından adına kayıtlı ... numaralı servis plakalarının devredildiği kişilere dair bilgi ve belge talep edilmektedir. Devir işlemleri, Tahditli Servis Plaka Belgesisi devretmek isteyen kart sahibinin (satıcı) Belediyemiz Kurumsal İnternet Sitesi üzerinden devir tanımını yaptıktan sonra kendisi ve bu belgeyi almak isteyen (alıcı) gerçek veya tüzel kişinin (temsilcileri) Kurumumuza bizzat gelerek devir yapma hususunda iradelerini beyan ettikten sonra devir ön tanımının yapılmasıyla gerçekleşmektedir. Devir ön tanımı yapıldıktan sonra noter huzurunda devir sözleşmesi yapılıp alıcı taraf sözleşme ile birlikte devir aldığı servis taşımacılığı kartını kaydedeceği kendi adına kayıtlı araca at bilgileri Belediyemiz Kurumsal İnternet Sitesinde bulunan Tahditli Servis Plaka Belgesi ile ilgili kısma yüklenmesiyle işlemlerin tamamları gerekmektedir. Bahse konu İlgi (b) Öğrenci ve Personel Servis Taşımacılığı Yönergesi gereğince; Tahditli Servis Plaka Belgesi devir işlemlerinde gerçek ve tüzel kişilerin Yetki Belgesine sahip olmaları, ilgili yönergedeki şartları sağlaması gerekmektedir. Ayrıca gerçek kişilerin en fazla üç adet Tahditli Servis Plaka Belgesine ve Toplu Taşıma Aracı Kullanım Belgesine sahip olmaları, “en az 22 yaşından gün alması ve 66 yaşından gün almaması” gerekmekte olup, yönergede belirtilen adli sicil şartlarına uygun olması gerekmektedir. Tüzel kişilerde ise, beş ve üzeri Tahditli Servis Plaka Belgesine sahip kişilerin en az “D” sınıfı Yetki Belgesine sahip olmaları gerekmektedir. Tahditli Servis Plaka Belgesi tek kişi üzerine devir edilebilmekte olup, birden fazla kişi üzerine devir yapılamamaktadır. Müdürlüğümüz kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde: ... no’lu servis plakalarının devir işlemlerine at bilgeleri ve devir alan şahıslara at bilgileri içeren liste yazımız ekinde gönderilmektedir." denildiği, Savcılık dosyasının diğer müştekisi ... 35. Noterliği Başkatibi ...'ın dilekçesinde; "..Servis plaka kartının devrini yapabilmek için öncelikle şikayetçi vekili ...belirttiği gibi internet ortamında... Başkanlığı Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğüne “...” adlı sitesine satıcı tarafından girilip alıcının tanıtılması gerekir. Bu siteye giriş ŞİFRE ile yapılmaktadır. Giriş şifresinin kopyalanması veya hile yolu ile geçirilmesi pek mümkün değildir, sadece satıcı bu şifreyi bilir. Daha sonra alıcı ve satıcı veya vekilleri ya da temsil belgeleri veya vekaletle bizzat .. Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğüne giderek işlemi fiziki olarak ta onaylatırlar. Temsil belgeleri ve vekaletlerin aslı Belediye yetkililerince görülerek servis taşımacılık kartının satışına izin verirler. Bu hususta ki hususu internet ortamında onayladıktan sonra servis taşımacılık kartının satışa hazır hale gelir. Bu esnada şoför kartı, ilgili şirketin servis taşımacılık kartının sayısı (tahdit var) ve daha bir çok hususu da ... Kontrol eder. Daha sonra onay verir. Her taşımacılık kartının idare de ayrı bir dosyası vardır. Bu dosyalar önceleri manuel olarak kağıt ortamından tutulurdu, sonraları ise tarattırılarak bilgisayar ortamında tutulmaya devam edilmektedir. Bu kartlarda veya bilgisayar ortamında satıcı, alıcısının kimlikleri, temsil ilişkin belgeleri, taşıma kartlarının bağlandığı araçlar, söleşme ve ekleri, her türlü evrak mevcuttur. Gerekli şartları taşıyan alıcı ve satıcıları ... Başkanlığı İBB sitesine tanımlar, bu tanımlaya yapıldıktan sonra servis taşımacılık kartını satışa hazır hale gelir." dediği, ...Büyükşehir Belediyesi'nin ... tarih ve ... sayılı ... kararı uyarınca ... plaka sayılı ticari servis plakasının ve diğer plakaların yetkili olduğu beyan edilen... tarafından kullanılan Geçici Koruma Kimlik Belgesinin sahte olması sebebiyle devir işlemlerinin iptal edilerek servis plakalarının ilk sahibi olan ....Ltd. Şirketine iade edilmesine karar verildiği, Dava dışı ... Şti. Tarafından, davacı şirkete ... 12. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek plakanın sahte ve ayıplı olması nedeniyle 600.000,00 TL zararın giderilmesinin istenildiği, davacı şirketin, 13.04.2026 tarihinde EFT yoluyla .... Şti.’ne 600.000,00 TL ödeme yaptığı, Davacı tarafın, davalı taraftan gizli ve hukuki ayıba dayalı olarak sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesine yönelik talepte bulunduğu, gizli ayıbın sebebinin ... tarafından kullanılan Geçici Koruma Kimlik Belgesinin sahte olması sebebiyle dava dışı ...şirketinden yapılan ilk devir işlemi ile sonraki devir işlemlerinin ...tarih ve ...sayılı ... kararı ile iptal edilmesinden kaynaklandığı, devir işleminin hukuki ayıplı olduğu, davalı tarafın bu nedenle sözleşmeye konu plakanın mülkiyetini davacıya devir borcunu yerine getiremediği, bu nedenle taraflar arasındaki devir işleminin hukuki sonucunun kalmadığı, Satım sözleşmesinde ayıp sebebiyle kullanılabilecek hakların TBK 202 ve devamı maddeleirnde düzenlendiği, davacının sözleşmeden dönme beyanının, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, bir irade açıklaması olarak, satıcıya vardığı anda hükümlerini doğuracağı, sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldıracağı, dönme üzerine sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal bir sonucu olarak, tarafların edimlerinin karşılıklı olarak aynı anda ifası gerektiği, dolayısıyla davacı/alıcının ödediği satım bedelini alabileceği, burada sözleşmeden dönmenin TMK 2 kapsamında da uygun olduğu, Sözleşmeye konu ayıptan; davalının yaptığı iş, basiretli tacir yükümlülüğü, satılanı devir borcu uyarınca davalının ayıbın varlığını bilmese dahi ayıptan sorumlu tutulacağı, davalının ayıptan sorumluluğu için kusurunun bulunmasına gerek olmadığı, savcılık dosyasının sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı, Davalı şirket yetkilisi ...'un 07.04.2025 tarihli ifadesinde 5 adet plakayı plaka başı 600.000TL ile anlaşarak 3 Milyon TL elden nakit olarak teslim ettiğini beyan ettiği, davacı tarafında dava dışı şirkete 600.000TL ödeme yaptığı, her ne kadar devir işlemlerinde düşük bedel gösterilmiş ise de gerçek bedelin 600.000TL olduğu, davacının hukuki ayıp sebebiyle bu miktarı davalıdan talep edebileceği, davacının davalıya ihtar çektiği süre verdiği, davalının ihtara 11.5.2026 tarihinde cevap verdiği de dikkate alınarak bu tarihten itibaren işlemiş faiz ile birlikte ödenen paranın iade edilesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan Davanın KABULÜ İLE, 600.000,00 TL’nin 11.5.2026 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 40.986,00 TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 10.246,50 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 30.739,50-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 96.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 10.246,50 TL peşin harç, 732,00 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.978,50 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 385,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 6.000,00 TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘a İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1056, K. 2026/728, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1056-e-2026-728-k-db51b1686aa9