İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/969 E. 2026/445 K. – Bir İstihkak

Konu: Bir İstihkak

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/969
Karar No
2026/445
Karar Tarihi
Konu
Bir İstihkak

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/969 KARAR NO : 2026/445 DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026

Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 04/02/2026 tarihli dilekçe ile açıklığa kavuşturulan dava dilekçesinde özetle müvekkilii şirket ile davalı şirketler arasında --------- E. sayılı dosyasında görülmekte olan dava kapsamında 07.10.2025 tarihli ara kararı ile davalı şirketlere kayyım atanması için dava açma yetkisi verildiğini, davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı ve tek yöneticisi olan ---------- vefat ettiğini, bu vefat neticesinde şirketlerin yönetim organının boş kaldığını, şirketlerin genel kurul toplantılarının yapılamadığını, yönetim kurulu kararlarının alınamadığını, şirketi temsil ve ilzam edecek yetkili makamların bulunmadığını, bu durumun müvekkili şirket ile davalılar arasında görülen istihkak davasında ticari defterlerin incelenmesine engel teşkil ettiğini, şirket yetkilisi bulunmaması nedeniyle defterlerin sunulamadığını, 1. derece mirasçıların tamamının mirası reddettiğini, bu nedenle organ boşluğunun şirket içinden giderilmesinin mümkün olmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun 427/4 maddesi uyarınca tüzel kişilerin gerekli organlardan yoksun kalması halinde yönetim kayyımı atanması gerektiğini, ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 530. maddesi gereğince şirketin kanunen gerekli organlarının mevcut olmaması durumunda mahkemece gerekli önlemlerin alınabileceğini, ---------- Şirketi, ----------- Şirketi, ---------- Şirketi, ---------- Şirketi ve ---------- Şirketi nezdinde oluşan yönetim organı boşluğunun giderilmesi ve söz konusu davada davalı şirketleri temsil etmesi amacıyla temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar ederek davalı şirketlere temsil kayyımı atanmasını istemiştir, Davalılar vekili tarafında ibraz edilen ve ön inceleme duruşmasında da tekrar edilen cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirketlerin yönetim kurulu başkanı -------- vefatı nedeniyle yönetim organı boşluğu oluştuğu iddiasıyla TMK 427/4 ve TTK 530. maddeleri uyarınca yönetim kayyımı atanmasını talep ettiğini, ancak vefat eden -------- müvekkili şirketlerin yönetim kurulu başkanı olmadığını, TTK 359/2 maddesi uyarınca tüzel kişilerin anonim şirket yönetimine seçilebildiğini, müvekkili şirketlerin yönetim kurulunun tüzel kişi şirketlerden oluştuğunu, müteveffa ---------- sadece tüzel kişi temsilcisi olduğunu, yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararlarının ---------- Ş. için 02/09/2021 tarih ve --------- sayılı, ------Ş. için 02/08/2021 tarih ve --------- sayılı, -----------Ş. için 11/04/2023 tarih ve ----------- sayılı, ----------- Ş. için 01/09/2021 tarih ve --------- sayılı, ---------Ş. için 09/08/2021 tarih ve -------- sayılı Ticaret Sicil Gazetelerinde yayınlandığını, TTK 636/2 maddesi uyarınca şirket yetkilisinin vefatının şirket için fesih veya kayyım tayini nedeni sayılmadığını, yönetim kurulu üyesi tüzel kişinin temsilcisi olan gerçek kişinin vefatı ile anonim şirketin organsız kalmasının mümkün olmadığını, bu durumun yasada fesih nedeni olarak düzenlenmediğini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, TTK 636/2 maddesinde dava açma hakkının sınırlı olarak ortaklara veya şirket alacaklılarına tanındığını, ---------- E. sayılı dosyasının davacı ile üçüncü kişi şirket arasındaki bir istihkak davası olduğunu, müvekkili şirketin ticari defterlerinin sunulması için kayyım tayini talep edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının TTK 636/2 maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetinin olmadığını belirterek öncelikle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddini, aksi kanaatte davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Ticaret sicilinin cevabına göre davalı şirketlerin faal oldukları, bütün davalı şirketlerin tek temsilcisinin müteveffa ---------- olduğu, şirket adreslerinin Mahkememizin yargı alanı içinde olduğu belirlenmiştir.Gerekli kısımları temin edilen ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın davacısının eldeki davanın davacısı olduğu ve davalı şirketlerin de o davada davalı oldukları, istihkak davası olduğu, derdest olup mahkememizin bu ---------- esas sayılı davasını beklediği anlaşılmıştır. Ön inceleme duruşmasında Davanın niteliğine, ----------- Esas sayılı dosyasının taraflarına, ticaret sicil kayıtlarına ve dosya kapsamına göre yapılan irdeleme sonunda yerinde görülmeyen husumet itirazının reddine Karar verilerek ihtilafın söz konusu ---------- Esas sayılı dava yönünden davalı şirketleri temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasının gerekip gerekmediği hususu olduğu tespit edilerek buna göre yargılama yapılıp aşağıdaki şekilde sonuçlandırılmıştır. Sonuç olarak ticaret sicil kayıtlarına, söz konusu ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden oluşturulan 07/10/2025 tarihli ara karar gereğine, o davanın taraflarına, davalı şirketlerin tek temsilcisinin vefat etmiş olması nedeniyle temsilden mahrum kalmış olmalarına, temsilci olan tüzel kişiler yönünden de müteveffanın temsilci konumunda olmasına ve tüm dosya kapsamına nazaran ----------- esas sayılı söz konusu davada davalı şirketleri temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması için gerekli yasal ve maddi şartların olayda gerçekleştiği kanaatine varıldığından sübut bulan davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar verilmiş olup davanın niteliği gözetilerek yargılama giderlerinden davalılar sorumlu tutulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KABULÜ ile; ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davada: ---------Ş., ---------Ş., ---------Ş., ---------Ş., ---------Ş., ünvanlı davalı şirketleri temsil etmek üzere ----------- temsil kayyımı olarak görevlendirilmesine, Kayyımın sarf edeceği emek ve mesaisi, davanın görüldüğü yer birlikte değerlendirildiğinde kayyım için maktu 80.000,00 TL ücret takdirine, Nihai sorumlu davalı şirketler olmak üzere kararın kesinleşmesine bağlı olarak kayyımın görevinin başlamasına esas olmak üzere kayyım ücretinin avans olarak davacı vekili tarafından yatırılması gereğinin gözetilmesine, Kayyımın görevinin kararın kesinleşmesinden ve kayyım ücretinin avans olarak yatırılmasından sonra tebliğ ile başlamasına, Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 1.508 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 45.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/969, K. 2026/445, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-969-e-2026-445-k-eee401a8ecd7