İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/261 E. 2026/555 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/261
- Karar No
- 2026/555
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/261 Esas KARAR NO : 2026/555
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı bulunan ... sicil numaralı ... ortağı olduğunu , şirketin uzun yıllardır fiilen ticari hayatın dışında kaldığını, şirketin 31/05/2015 tarihinden beri fiilen faaliyet bulunmadığını, şirketin karar defteri ve pay defterinin mevcut olmadığını, TTK 636/3 maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı halinde her ortak şirketin feshini mahkemeden talep edebileceğini, Şirketin sicilde açık kalması hukuki açık kalmasının hukuki belirsizlik yarattığını, ortaklar bakımından ileride doğabilecek sorumluluk risklerini sürdürdüğünü, fiilen sona ermiş bir şirketin sicilde açık tutulmasının ticari düzen ve hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmadığını, belirterek ;İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı bulunan ... sicil numaralı ... TTK 663/3 maddesi uyarınca feshine, şirketin tasfiyesine, tasfiye işlemlerini yürütmek üzere ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirketin ticaret sicilinden terkini talepli işbu davada müvekkil Müdürlüğe husumet tevcih edilemeyeceğini, Buna göre de, huzurdaki davada müvekkil Müdürlüğün pasif husumet ehliyeti bulunmadığından bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava, TTK 531.madde ve devamı uyarınca haklı nedenlerle şirketin feshine ilişkindir. TTK 531. maddesi “Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” uyarınca haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemli dava şirket tüzel kişiliği hasım gösterilerek açılması gerekir. Dava, davalı Anonim şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gereklidir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ".... Haklı nedenle şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istemli davanın, kural olarak şirket tüzel kişiliği hasım gösterilerek açılması gerekir. Bilindiği üzere husumet, bir başka deyişle taraf ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumet, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı sıfatının olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının en önemli özelliği, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile mahkemece re'sen ele alınabilmesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesinde düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Ancak, taraf sıfatı dava şartlarından değildir. Buna karşılık, taraf sıfatı, dava şartı gibi, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinde gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. Somut olayda feshi istenen şirketin dava dışında ortakları olduğu dikkate alındığında ...'ne karşı hasım gösterilmek suretiyle açılması gerekirdi. Davacının davalı olarak gösterdiği davalının iş bu davada husumet yöneltebilecek kişilerden olmadığı ve bu eksikliğin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle talebinde davacının hukuki yararının olmadığı açık olduğu anlaşılarak davalı aşağıdaki gibi pasif husumet yokluğundan reddine şeklinde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın Pasif Husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alınmış olduğundan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır