İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/289 E. 2026/394 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/289
- Karar No
- 2026/394
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/289 Esas KARAR NO : 2026/394 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin maliki olduğu --------- plakalı araç ile davalı şirketin maliki ve davalı şahsın sürücüsü olduğu --------- plakalı araç arasında 02.02.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilin aracında hasar oluştuğunu, hasar onarım bedelinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL hasar onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ettiğini, kazanın aracın objektif değerinde düşüşe sebebiyet verdiğini, ------- K. -------- E. ve 16.4.2019 tarihli kararı uyarınca değer kaybı tazmininin mümkün olduğunu, belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 10,00-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsilini istediğini, TBK ve KTK hükümleri uyarınca davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağı, araç ruhsatı, kaza fotoğrafları ve Tramer kayıtlarının celbini talep ettiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiğini, ----------plakalı aracın diğer davalı --------- kiralandığını, bu nedenle müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının dava şartı olan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünü yerine getirmediğini, belirsiz alacak davası açılmasının hukuki yarar yokluğu teşkil ettiğini, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, müterafik kusur araştırması yapılması gerektiğini, kaza mahallindeki yol şartları ve işaretlemeler nedeniyle idarenin sorumluluğu bulunabileceğini, davacının hasar bedeli ve değer kaybı iddialarının mesnetsiz olduğunu, araçtaki hasarın kaza ile illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması ve KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, aracın geçmiş hasar kayıtlarının ve TRAMER bilgilerinin celbi gerektiğini, ---------- plakalı aracın ---------Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartları'na göre yapılması gerektiğini, davacının ticari temerrüt faizi talebinin haksız olduğunu belirterek öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, dava şartı yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddini, --------- Ş. 'ye müzekkere yazılarak davanın ihbarını, araç kayıtlarının celbini ve nihayetinde davanın esastan reddini talep etmiştir.Davalı ihbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davada taraf değil ihbar olunan konumunda bulunduğunu, bu nedenle aleyhine hüküm kurulamayacağını, kaza tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacıya eksper raporu doğrultusunda ödeme yapılarak poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, bakiye tazminat taleplerinin 04.12.2021 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca hesaplanması gerektiğini, aracın geçmiş hasarlarının değer kaybı hesabında dikkate alınması gerektiğini, kazadaki kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, orijinal parça değişim taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, fatura ibraz edilmediği için KDV talebinin reddi gerektiğini, onarım bedellerinde iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediği için faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, uyuşmazlığın çözümü için sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddini, aleyhlerine hüküm kurulmamasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER----------Ş ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinin kazaya karışan aracın maliki ve araç sürücüsünden tahsili talebine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. --------- H.D'nin yerleşmiş içtihatları ile değer kaybının, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak belirlenmesi kriteri getirilmiştir."Davacının yaralandığı kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda; davacının poliçe kapsamında ödeme yapılmasını sağlamak için, davalıya başvuru yaptığı ve davalının 17/10/2017 tarihinde kısmi ödeme yaptığı görülmektedir. Bu itibarla; davalının yetersiz olan kısmi ödemeyi yaptığı bu tarihte tüm zarar için mütemerrit olduğu dikkate alınarak 17/10/2017 tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin hatalı saptandığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." Somut olayda; 02.02.2022 tarihinde davalı şirkete ait ve diğer davalının sevk ve idaresindeki ---------- plaka sayılı araç ile davacı tarafa ait --------- plakalı araca çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, araçta meydana gelen hasarın 143.245,18 TL, değer kaybının (dava konusu aracın geçmiş tarihli kazası bulunmadığı da dikkate alınarak) 180.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, dava konusu araçta meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olduğu görülmüştür. Huzurdaki uyuşmazlık kapsamında davalının Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan----------- karşı ----------- sayılı tahkim dosyası ile davacı tarafça başvuru yapıldığı, yargılama devam ederken sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 25.000,00 TL hasar bedeli, 25.000,00 TL değer kaybı bedeli ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 68.346,92 TL ödemenin 17.10.2023 tarihinde yapıldığı görülmüştür.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 46.622,59 TL hasar bedeli ve 65.000,00 TL değer kaybı alacağı olmak üzere toplam 111.622,59 TL nin 02.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.624,93 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 615,40 TL peşin harç ve 1.904,36 TL ıslah harcından mahsubuyla bakiye 5.105,17 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 1.904,36 TL ıslah harcı toplamı olan 3.135,16 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 7.342,90 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalı ----------- yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/06/2026