İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/382 E. 2026/477 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/382
- Karar No
- 2026/477
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/382 Esas KARAR NO : 2026/477 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.03.2025 tarihinde ---------- mevkiinde 2 No'lu davalıya ait ve 1 No'lu davalının sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın, müvekkilin temlik aldığı ---------- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre davalı tarafın tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, kaza neticesinde araçta hasar oluştuğunu ve bu zararın tazmini için eksper raporu alındığını, haksız fiilden kaynaklanan zararların giderilmesi amacıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca işleten ve sürücünün müteselsilen sorumlu olduğunu, hasar bedelinin orijinal parça kullanımı esas alınarak ve iskonto uygulanmaksızın KDV dahil şekilde hesaplanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli kararı doğrultusunda araçta oluşan reel değer kaybının piyasa rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, aracın onarım süresince kullanılamamasından kaynaklanan hak mahrumiyeti bedelinin tazmininin zorunlu olduğunu, alacağın belirsiz olması nedeniyle HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, davalıların taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL araç hasar bedeli, 50.000,00-TL araç değer kaybı ve 10.000,00-TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 160.000,00-TL tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, eksper ve kusur raporu ücretlerinin yargılama giderlerine dahil edilmesine, ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça 22/03/2025 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde sürücünün tek ve asli kusurlu olduğu iddiasıyla araç değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli talepli belirsiz alacak davası açıldığını, öncelikle zamanaşımı definde bulunduklarını, dava dilekçesi ekinde 26/03/2025 tarihli ekspertiz raporu sunulmuş olması sebebiyle alacak miktarının belirlenebilir olduğunu ve davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, kazadaki kusur durumunun iddia edildiği gibi olmadığını ve kaza tespit tutanağının aksi ispat edilemez bir karine teşkil etmediğini, dosyaya sunulacak video kayıtları ve tanık beyanları ile davacının iddialarının haksızlığının ortaya konulacağını, araç mahrumiyeti için talep edilen 10.000 TL tutarının ikame araç kiralandığına dair delil sunulmaması nedeniyle reddi gerektiğini, hesaplama yapılacaksa makul sürenin tespiti gerektiğini, ekspertiz raporundaki hasar hesaplamalarının fahiş olduğunu ve kusur durumunun dikkate alınmadığını, değer kaybı hesaplamasında sadece internet ilanlarının baz alınmasının hatalı olduğunu, tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, eksper raporunda yer alan parça fiyatlarının fahiş olduğunu ve kaza ile ilgisi bulunmayan parçaların değişiminin talep edildiğini, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ve teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından talep edilen eksper masrafı, kusur mütalaa rapor bedeli ve tramer giriş ücreti gibi kalemlerin fahiş olduğunu ve müvekkile yükletilemeyeceğini, aracın ----------- Şirketi nezdinde ---------- poliçe numarası ile sigortalı olduğunu belirterek davanın sigorta şirketine ihbarını, şartları oluşmayan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davacı vekili 09.03.2026 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; Mahkemede belirsiz alacak davası olarak görülmekte olan dosyada bilirkişi raporu doğrultusunda talep artırımına gidildiğini, dava dilekçesinde 50.000,00 Türk Lirası olarak talep edilen değer kaybı bedelinin bilirkişi raporunda tespit edilen tutardan 30.10.2025 tarihinde sigorta şirketi tarafından yapılan 65.000,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubu ile 22.000,00 Türk Lirası artırılarak toplamda 72.000,00 Türk Lirası tutarına çıkarıldığını, 10.000,00 Türk Lirası olarak talep edilen hak mahrumiyeti tazminatının bilirkişi raporundaki tespit doğrultusunda 10.000,00 Türk Lirası daha artırılarak toplamda 20.000,00 Türk Lirası tutarına ulaştırıldığını, 100.000,00 Türk Lirası olarak talep edilen hasar bedelinin bilirkişi raporunda 351.616,90 TL olarak hesaplandığını, dava açıldıktan sonra 10.12.2025 tarihinde --------- Ş. tarafından yapılan 235.000,00 Türk Lirası tutarındaki ödemenin mahsubu ile 16.616,90 TL artırılarak toplamda 116.616,90TL tutarına yükseltildiğini, talep edilen tüm bedellere 22.03.2025 kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranının işletilmesi gerektiğini, 16.803,06 Türk Lirası ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak kabul edilerek davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. Dava dışı --------- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. SBGM'ye yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, 22.03.2025 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle kusurun irdelenmesi, temlik alma hukuki işlemine bağlı olarak --------- plakalı araçta değer kaybı alacağı, hasar alacağı ve araç mahrumiyet alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 160.000,00 TL tazminat davası davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi ara kararla değerlendirilmiştir.Dosyada, davalı ---------- vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 17.11.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, --------- plakalı araç sürücüsü davalı --------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/c, 57/a ve 84/h maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli kusurlu olduğu, --------- plakalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davalı şirketin KTK madde 85 uyarınca araç işleten sıfatıyla sorumlu olduğu, ---------- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, hasar bedelinin 351.616,90 TL olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının 137.000,00 TL olabileceği, 6 günlük onarım süresindeki mahrumiyet bedelinin 20.000,00 TL olabileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda, yapılan ödemeleri de mahsup ederek 09.03.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 72.000,00 TL'ye, mahrumiyet bedeline ilişkin alacak taleplerini 20.000,00 TL'ye, hasar bedeline ilişkin alacak taleplerini 116.616,90 TL'ye çıkarmıştır. Artırılan bedelin poliçe teminatı limitinde kaldığı görülmüştür.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur.--------- sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça avans faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç şirket adına kayıtlı olup, ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, her ne kadar davacı tarafça ekspertiz ücretinin yargılama giderinden sayılması talep edilmiş ise de, dosyaya buna dair herhangi bir dekont, makbuz vs.sunulmadığından buna değinilmekle yetinilmiş, davacının teselsül talebi olmadığı da dikkate alınarak, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam 208.616,90 TL'nin (72.000,00 TL değer kaybı, 20.000,00 TL mahrumiyet bedeli, 116.616,90 TL hasar bedeli olmak üzere) 22.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam 208.616,90 TL'nin (72.000,00 TL değer kaybı, 20.000,00 TL mahrumiyet bedeli, 116.616,90 TL hasar bedeli olmak üzere) 22.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 14.250,62 TL harçtan peşin alınan 2.732,40 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 830,26 TL harcın toplamı olan 3.562,66TL harcın mahsubu ile bakiye 10.687,96 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 2.732,40 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 830,26 TL harcın toplamı olan 3.562,66 TL harç gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 440,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 19.002,66 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2026