İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/924 E. 2026/130 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/924
- Karar No
- 2026/130
- Karar Tarihi
T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/924 Esas KARAR NO : 2026/130 ......... .............. ................ . . ......................
DAVA : Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 KARAR Y. TARİHİ : 02/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Hakem Tayini (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 15/01/2008 tarihli Taşeron Sözleşmesi imzalandığını, davalının taşeron sıfatıyla istihdam ettiği işçilerin açtığı davalar sonucunda müvekkil şirket aleyhine kesinleşen icra takipleri başlatıldığını ve işçilere ödeme yapıldığını, Taşeron Sözleşmesi gereği tüm hukuki ve mali sorumluluğun davalıya ait olması nedeniyle ödenen tazminatların tahsili için davalı aleyhine icra takipleri başlattıklarını, davalının bu takiplere itiraz etmesi üzerine icra itirazının iptali ile icra inkar tazminatı talebinin doğduğunu, Taşeron Sözleşmesi'nin 13. maddesi uyarınca tahkim şartı bulunduğundan tahkim yoluna başvurduklarını, ancak Hakem Heyeti tarafından verilen kararın ......... Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından talebi aşar ve kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini, bu nedenle aynı alacakların tahsili amacıyla yeniden tahkim yoluna başvurma gereği doğduğunu, Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun (MTK) 7. maddesi kapsamında müvekkil şirketin .............ı hakem olarak atadığını, ancak bu hakemlerin ortak bir irade ile 3. hakemi belirleyemediklerini, bu durum karşısında MTK 7/3 maddesine istinaden mahkemeden üçüncü hakem seçimi talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek, usul ekonomisi açısından öncelikli olarak bir önceki tahkim yargılamasına başkanlık eden Prof. Dr. Ş.........l'ın 3. hakem olarak tayinini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde özel hukuk alanında uzman bir hukukçu hakemin tayin edilmesini, yargılama giderlerinin taraflarca ortak karşılanması ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında milletlerarası tahkim yargılamasında taraf hakemlerinin baş hakem seçimi konusunda anlaşmaya varamamaları üzerine ......... İnşaat ve Mühendislik A.Ş. tarafından baş hakem tayini için dava ikame edildiğini, davacı vekilinin de ifade ettiği üzere taraf hakemlerinin müzakerelere rağmen baş hakem adayı üzerinde uzlaşamadıklarını ve bu durumun tutanak altına alındığını, tahkim sürecine devam edilebilmesi için mahkemeden hakem tayini talep etmek zorunda kalındığını, davacı tarafın öncelikle Pr..........k’in baş hakem olarak atanmasını talep ettiğini, ancak somut uyuşmazlık bakımından bu talebin kabulünün isabetli olmayacağını, zira Sayın ........'in taraflar arasındaki önceki tahkim yargılamasında baş hakemlik görevi üstlendiğini, o süreçte müvekkilinin delillerinin toplanmayarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davacının talebinden farklı ve fazla karar verildiğini, kamu düzenine ilişkin "zamanaşımı", "işverenlik", "alt işverenlik", "sözleşmesel sorumluluk - kusur sorumluluğu", "icra inkar tazminatı" ve "husumet" kavramlarının hukuka aykırı biçimde uygulandığını, Prof. Dr. ........'ın karşı oy kullandığı hakem heyeti kararının "kamu düzenine aykırılık" sebebiyle ......... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nce iptal edildiğini ve bu iptal kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce onanarak kesinleştiğini, bu nedenle müvekkilin adil yargılanma hakkının ihlal edilmesine sebep olan ve kararın asgari ölçütlerini sağlayamayan bir ismin uyuşmazlığın bu aşamasında baş hakem olarak görev yapmasının son derece sakıncalı olacağını, ayrıca taraf hakemleri arasında da Sayın ........'in baş hakemlik görevi yürütmesi hususunda herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, karşılıklı mutabakatla kabul edilmeyen bir ismin atanmasının hakem heyeti içerisindeki uyumlu çalışmayı bozacağını, üç hakemli tahkim yargılamasında baş hakemin yargılamayı sevk ve idare eden, usulî dengeyi kuran ve heyet içi müzakerenin sağlıklı şekilde yürütülmesini temin eden kilit aktör olduğunu, hakemler arası bu uyumun yokluğunun yargılamanın aksamasına yol açacağını ve bunun önceki iptal edilen tahkimde açıkça yaşandığını, baş hakemin akademik tecrübesinden ziyade yargılama pratiği ve uygulama tecrübesinin daha önemli olduğunu belirterek, tahkime konu uyuşmazlığın konusunun ilgilendirdiği hukuk alanı olan borçlar hukuku (özelinde iş hukuku) kapsamında iş mahkemeleri ya da asliye hukuk mahkemelerinde görev yapmış bir hakimin baş hakem olarak atanmasını ve huzurdaki dava için vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. DELİLLER: Taraflar arasında 15/01/2008 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin Uygulanacak Kanun ve İhtilafların Halli başlıklı 13. Maddesinde; "İŞbu Taşeronluk Sözleşmesi Türk Hukukuna göre yorumlanacak ve yürütülecek olup, bu Sözleşme ile ilgili olarak ortaya çıkan her türlü ihtilaf. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümleri çerçevesinde söz konusu hükümlere istinaden atanmış olan üç hakem tarafından çözümlenecektir" düzenlemesinin bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın görüldüğü ve Prof. Dr. .............'dan oluşan Hakem Kurulu'nun 15/11/2023 tarihli kararında oy çokluğu ile davanın kabulüne karar verildiği, Prof. ....... tarafından karşı oy kullanıldığı, tarafların başvuruları üzerine ......... BAM 27. Hukuk Dairesi'nin 2023/6 E, 2024/3 K, sayılı ilamıyla Prof. Dr. Ş......... Davacı şirket tarafından davalı lehine ......... 38. Noterliği'nin 11092 yevmiye numaralı ve 30/07/2025 tarihli ihtarnamesi ile .......'un hakem olarak seçildiği, ilgili madde uyarınca hakem seçilmesi gerektiğinden 30 gün içerisinde hakem seçilerek bildirilmesi gerektiğinin ihtar edildiği, davalı tarafından davacı lehine keşide edilen ......... 77. Noterliği'nin 21636 yevmiye numaralı ve 15/09/2025 tarihli cevabi ihtarnamesinde hakem olarak Prof. Dr. ......'ın seçildiğinin bildirildiği görülmüştür
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı HMK'nın 114 ve 320.maddesi ile HMK Yönetmeliğinin 41.maddesi gereğince yapılan değerlendirmeye göre; uyuşmazlığın hakem tayinine ilişkin olduğu, 3. Hakemin atanmasının talep edildiği anlaşılmıştır.. HMK'nun 410 maddesine göre, tahkim yargılamasında mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkeme tahkim yeri bölge adliye mahkemesidir. Bu düzenleme dikkate alındığında taleple ile ilgili görevli mahkeme tahkim yeri ......... olmakla ......... Bölge Adliye Mahkemesi olabileceği düşünülse de, yerleşmiş ve kararlılık kazanmış Yargıtay 15. Hukuk Dairesi uygulamalarına göre 6100 sayılı HMK.'nun 407. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklarda tahkim yerinde bulunan ilk derece mahkemeleri görevlidir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/1666 Esas, 2017/2907 Karar ve 18.07.2017 tarihli kararı ile 2017/745 Esas, 2017/2355 Karar ve 31.05.2017 tarihli kararları da bu yöndedir. HMK'nun 415 maddesinde "Taraflar, hakemin sayısını belirlemekte serbesttir. Ancak, bu sayı tek olmalıdır. Hakemlerin sayısı taraflarca kararlaştırılmamışsa üç hakem seçilir." düzenlemesi yer almaktadır. HMK'nun 416 maddesinde "(1) Taraflar, hakem veya hakemlerin seçim usulünü kararlaştırmakta serbesttir. Taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem seçiminde aşağıdaki usul uygulanır: a) Ancak gerçek kişiler hakem seçilebilir. b) Tek hakem seçilecek ise ve taraflar hakem seçiminde anlaşamazlarsa hakem, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından seçilir. c) Üç hakem seçilecek ise taraflardan her biri bir hakem seçer; bu şekilde seçilen iki hakem üçüncü hakemi belirler. Taraflardan biri, diğer tarafın bu yoldaki talebinin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde hakemini seçmezse veya tarafların seçtiği iki hakem seçilmelerinden sonraki bir ay içinde üçüncü hakemi belirlemezlerse, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından hakem seçimi yapılır. Üçüncü hakem, başkan olarak görev yapar. ç) Üçten fazla hakem seçilecek ise son hakemi seçecek olan hakemler yukarıdaki bentte belirtilen usule göre taraflarca eşit sayıda belirlenir. d) Hakemin birden fazla kişiden oluşması hâlinde en az birinin kendi alanında beş yıl ve daha fazla kıdeme sahip bir hukukçu olması şarttır. (2) Hakemlerin seçim usulünü kararlaştırmış olmalarına rağmen; a) Taraflardan biri sözleşmeye uymazsa, b) Kararlaştırılmış olan usule göre tarafların veya taraflarca seçilen hakemlerin hakem seçimi konusunda birlikte karar vermeleri gerektiği hâlde, taraflar ya da hakemler bu konuda anlaşamazlarsa, c) Hakem seçimi ile yetkilendirilen üçüncü kişi, kurum veya kuruluş, hakemi ya da hakem kurulunu seçmezse, hakem veya hakem kurulunun seçimi, taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme tarafından yapılır. Mahkemenin, gerektiğinde tarafları dinledikten sonra bu fıkra hükümlerine göre verdiği kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Mahkeme, hakem seçiminde tarafların sözleşmesini ve hakemlerin bağımsız ve tarafsız olması ilkelerini göz önünde bulundurur. Üçten fazla hakem seçilecek hâllerde de aynı usul uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır. HMK'nın 416. maddesi gereğince mahkemece hakem seçimi için öncelikle taraflar arasında yapılmış geçerli bir tahkim sözleşmesi veya sözleşmedeki tahkim şartının bulunması gerekir. Geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunmaması halinde hakem atanması da söz konusu olmayacaktır. Tahkim sözleşmesinin geçerli olması için tarafların tahkim iradelerinin bir diğer ifadeyle uyuşmazlığı hakem yoluyla çözümüne ilişkin iradelerinin açık ve kesin olması gerekmektedir. Bu düzenlemeler ve taraflar arasında yapılan 15/01/2008 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi'nin Uygulanacak Kanun ve İhtilafların Halli başlıklı 13. Maddesinde; "İŞbu Taşeronluk Sözleşmesi Türk Hukukuna göre yorumlanacak ve yürütülecek olup, bu Sözleşme ile ilgili olarak ortaya çıkan her türlü ihtilaf. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümleri çerçevesinde söz konusu hükümlere istinaden atanmış olan üç hakem tarafından çözümlenecektir" hükümleri bulunmaktadır. Tahkim şartı geçerli olup, taraflar arasında da bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 15/01/2008 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi'nin Uygulanacak Kanun ve İhtilafların Halli başlıklı 13. maddesinde anlaşmazlıkların çözümü konusunda hakem heyetinin yetkili kılındığı, taraflarca hakem ismi konusunda mutabakata varılamadığı anlaşılmıştır. HMK'nın 416/2-c ve taraflar arasındaki Sözleşme'nin 13. maddelerine göre, hakemlerin seçim usulünün düzenlendiği ve 3 hakem seçilmesi gerektiğinin kararlaştırıldığı, davacı şirket tarafından davalı lehine keşide edilen ......... 38. Noterliği'nin 11092 yevmiye numaralı ve 30/07/2025 tarihli ihtarnamede davacı tarafından .......'un, davalı tarafından davacı lehine keşide edilen ......... 77. Noterliği'nin 21636 yevmiye numaralı ve 15/09/2025 tarihli cevabi ihtarnamede ise hakem olarak Prof. Dr. M.........ç'ın seçildiği, ancak baş hakemin seçilmediği anlaşılmakla, mahkememizce baş hakem olarak Doç. Dr. ...’ın seçilmesine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile, 1-Taraflar arasında imzalanan 15/01/2008 tarihli Taşeron Sözleşmesinin “Uygulanacak Kanun ve İhtilafların Halli” başlıklı 13. maddesi uyarınca emekli Hakim ve Ufuk Üniversitesi’nde öğretim üyesi Doç. Dr. ...’ın üçüncü hakem olarak seçilmesine, 2-Kararın bir örneğinin kendisine tebliğine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maktu 732,00-TL harcın peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davacılar yararına AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacılar Tarafından Yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı ve 265,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 1.583,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ......... Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf Başvuru Yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/02/2026
Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza