İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1942 E. 2026/762 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1942
- Karar No
- 2026/762
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1942 Esas KARAR NO : 2026/762
DAVA : Hakem Kararının İptali DAVA TARİHİ : 12/10/2026 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülen Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altında bulunan ... plakalı araç arasında 18.07.2025 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya bağlı olarak müvekkili araçta meydana gelen gerçek onarım maliyeti ve bakiye hasar bedelinin tazmini amacıyla fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; araçtaki parça, işçilik ve KDV dahil toplam gerçek zarardan davalı sigorta şirketi tarafından daha önce yapılan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra 59.842,18 TL bakiye hasar alacağının tespit edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemliği tarafından 16.06.2026 tarihli ve K-2026/... sayılı karar ile taleple bağlı kalınarak başvurunun kabulüne, 100,00 TL bakiye hasar bedelinin yasal faizi, yargılama gideri ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, karara karşı davalı sigorta şirketi tarafından tedarik iskontoları, KDV sorumluluğu ve limit ödemeleri ileri sürülerek itiraz başvurusunda bulunulduğunu, itirazı inceleyen Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 03.09.2026 tarihli ve 2026/İHK-... sayılı kararı ile Uyuşmazlık Hakemi kararını tüm unsurlarıyla usul ve yasaya uygun bularak davalı sigorta şirketinin tüm itirazlarının kesin olarak esastan reddine kararı verdiğini, tesis edilen 03.09.2026 tarihli nihai ret kararı ile uyuşmazlık esastan karara bağlanarak, kesin nitelikteki hükümle birlikte İtiraz Hakem Heyeti'nin davadan ve dosyadan kesin olarak el çektiğini, davalı sigorta şirketi vekilinin 06.09.2026 tarihli dilekçesiyle poliçe kaza başı limitinin aşıldığı iddiasıyla ek karar talep etmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti 14.09.2026 tarihli ek kararı ile daha önce kesin olarak tesis ettiği 03.09.2026 tarihli esastan ret kararını tamamen ortadan kaldırarak "bazı ödemelerin sehven gözden kaçtığı" gerekçesiyle davanın esastan reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin müvekkili aleyhine yükletilmesine karar verdiğini, söz konusu ek kararın da tarafımıza 16.09.2026 tarihinde mail yoluyla tebliğ edildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve tahkim yargılaması ilkeleri gereğince, bir uyuşmazlık hakkında nihai hüküm tesis edildikten sonra hakemlerin dosyadan el çekmesinin (ihraç / functus officio) esas olduğunu, hüküm kurulduktan sonra yargılamayı yapan merciin o uyuşmazlığa yeniden el koyarak daha önce verdiği kabul veya ret kararını değiştirmesinin usul hukuku bakımından mutlak bir imkânsızlık olacağını, davanın; UYAP üzerinden Bölge Adliye Mahkemesi'nde dava açılamadığından dolayı, mecburen Asliye Ticaret Mahkemesi üzerinden açıldığını, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş olduğu görüldü. Dava: Hakem Kararı İptali İstemine İlişkindir. Dava hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'da tahkim yargılamasında görevli mahkeme konusunda 410 ve 439. maddelerde düzenlemeler yer almakta iken 15.03.2018 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun 57. maddesiyle HMK 410. madde, 60. maddesiyle de HMK 439. Madde, 55. maddesiyle de 5235 sayılı Kanunun 5. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikler sonucu yetkili mahkemenin ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesi olduğu (HMK 410/1), hakem kararına karşı yalnızca iptâl davası açılabileceği, iptal davasının, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılacağı, öncelikle ve ivedilikle görüleceği (HMK 439/1) , iptâl davalarının asliye ticaret mahkemesinin göreceği davalar arasından çıkarıldığı belirlenmiştir. 7101 sayılı Kanun'un 60.maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 439. maddesi "Hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası, tahkim yerindeki bölge adliye mahkemesinde açılır; öncelikle ve ivedilikle görülür." şeklindedir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2018/4034 - 2018/9707 sayılı ve 18/10 2018 tarihli kararında ve Yargıtay 5HD nin 2020/11687-2021/1066 sayılı ve 08/02/2021 tarihli kararında "... Sonuç olarak hakem kurulu kararının iptaline ilişkin eldeki davada görevli ve yetkili mahkeme Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.." gerekçesi açıklanmıştır. HMK.nun 1. maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olarak ilk sırada incelenir. Bu husus, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden de araştırılır. Somut olay değerlendirildiğinde 6100 sayılı Kanunun 439. maddesine göre açılmış olan hakem kurulu kararının iptâl davasının bölge adliye mahkemesinde görülmesi zorunlu hale geldiğinden davacı vekilinin dava dilekçesinde de talep etmiş olduğu gibi Bölge Adliye Mahkemesine hitaben düzenlendiğinden görevsizlik kararı yerine gönderme kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dosyanın, hakem kararının iptali istemine ilişkin davada görevli ve yetkili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlığına gönderilmesine, Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 13/10/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır