Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/2744 E. 2026/2958 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2744
- Karar No
- 2026/2958
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2025/4 Esas, 2026/2 Karar HÜKÜM : Ret
Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.12.2019 tarihli doğalgaz satış sözleşmesi ve 04.09.2020 tarihli doğalgaz satış çerçeve anlaşmasının imzalandığını, bu sözleşme çerçevesinde müvekkilinin davalı şirketten doğalgaz temin etmeyi, davalının da sürekli ve düzenli olarak gaz tedarik etmeyi üstlendiğini, sözleşmenin teminatı olarak taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden dava dışı ... Bankası A.Ş. ile doğrudan borçlanma sistemi oluşturulup müvekkilinin ödemelerinin bu sistem üzerinden yapıldığını, süreç içerisinde bu sistemin kullanılmasının dayanağı olan taraflar arasındaki sözleşmenin 01.07.2021 tarih itibariyle sonlandırıldığını, sözleşmenin sona erdiğinin derhal dava dışı bankaya bildirildiğini, buna rağmen bankanın sistemi iptal etmemesi nedeniyle davalı tarafından düzenlenen faturanın sistem üzerinden davalıya ödendiğini, böylece davalının sözleşme feshedilmiş olmasına rağmen 869.762,66 TL tutarlı faturayı düzenleyerek bunu sistem üzerinden tahsil ettiğini, bundan sonra da davalının sistem üzerinden tablo hâlinde gösterilen dört adet faturayı da tahsil ettiğini, böylece toplam 4.272.885,00 TL'nin davalı tarafından, sistem üzerinden haksız şekilde çekilmiş olduğunu, bu haksız çekimlerin geri tahsili için eldeki tahkim yargılamasını başlattıklarını, hakem heyetinde yapılan yargılama sonucunda davanın büyük kısmının reddine karar verildiğini, hakem heyeti tarafından, kararın 9.10 paragrafında yapılan katılma payına yönelik çıkarımların hukuka uygun olmadığını, katılım payı yükümlülüğünün lisans sahibine ait olduğu açıkça düzenlenmişken sözleşmedeki genel ifadelere dayanarak bu yükümlülüğün davacı tarafa yansıtıldığının kabul edilmesinin hem yorum ilkelerine, hem de öngürülebilirlik esaslarına aykırı olduğunu, belirtilen bu hususların hiçbirinin somut uyuşmazlıkta dikkate alınmadığını, ... Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından katılım payı bedelinin davacı tarafından davalıdan talep edilemeyeceğine hükmedildiğini ve bunun hukuka uygun olmadığını, somut olay kapsamında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını benimseyen hakem heyeti kararının, bu bakımdan da hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olay kapsamında davalı şirketin iş ve işlemlerinin hukuka uygun olduğunu kabul eden hakem heyeti kararının iptali gerektiğini, zira davalı şirketin pek çok bakımlardan sözleşme hükümlerine ve mevzuata aykırı uygulamalar yaptığını, davalının tutumlarının sözleşmeyi çekilmez hâle getirdiğini, bu durumda davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğunu ileri sürerek İstanbul Tahkim Merkezi'nin (İSTAC) 2024/DA-340 dosya numarası kapsamında verilen, 23.05.2025 tarihli hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hakem kararının iptalini gerektirecek bir husus olmadığını, uyuşmazlığın tahkim kapsamında olduğunu, kararda hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 439. maddesinde hakem kararlarının iptali sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, bu sebepler dışında hakem heyeti kararının iptalinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki gaz alım-satım sözleşmesinden kaynaklandığı, dolayısıyla taraflar arasındaki tahkim sözleşmesi kapsamında olduğu, davacı tarafından ileri sürülen nedenlerin HMK 439. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerden olmadığı, ayrıca resen nazara alınması gereken kamu düzenine aykırılık veya uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması halinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına ... olmadığına, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.