İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/915 E. 2026/237 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/915
- Karar No
- 2026/237
- Karar Tarihi
T.C. ............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/915 Esas - 2026/237
T.C. ............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/915 Esas KARAR NO : 2026/237
.......................x .......................x......... .......................x.........x. ....x...........x........................x
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/05/2018 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan TAzminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; 04/04/2017 tarihinde sürücü ............. sevk ve idaresindeki ........... plakalı aracın ile Ali Emiri caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçmekte olan ve tam geçişini tamamlamak üzere olduğu belirtilen .............'ye araçlara kırmızı ışığın yandığı esnada geçmesi nedeniyle çarpması sonucu araç dışı yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, çarpma sonucu .............'nin ağır şekilde yaralandığını, Kazanın meydana gelmesinde ........... plakalı araç sürücüsü olan .............'ün kırmızı ışıkta geçmesi ve dikkatsiz şekilde araba kullanması nedeniyle asli kusurlu olduğunu ve olaya ilişkin Kaza Tespit Tutanağı düzenlendiği, ........... plakalı aracın ........... Sigorta A.Ş. Tarafından ............ poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın davalı sigorta şirketince ödenmesi gerektiğini, kaza sonucu müvekkili .............nin ağır şekilde yaralandığını, uzun süren tedavi süreci atlattığını, vücudunun muhtelif yerlerinde çeşitli yaralanmalar olduğunu, müvekkilinin bakım ve gözetim altında olduğu süre içerisinde maddi anlamda kayıplar yaşadığını, yaşantısının kaza öncesine göre güçleştiğini, Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi'nden alınan raporda müvekkilinin %98 iş göremezlik raporunun mevcut olduğunu ve müvekkili adına maddi zararlarının karşılanması için 26/04/2018 tarihinde zorunlu başvuru yapıldığını ancak bir dönüş olmadığını beyanla, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik dolayısıyla şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tazmin edilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Anılan davanın zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını ve bu sebeple zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın sigorta şirketine başvuru yaptığını, gerekli görülen ve davalı dilekçesinde belirttiği belgelerin ibraz edilmediğinden gerekli tazminat miktarının belirlenemediğini ve ödeme yapılmasının bu sebeple mümkün olmadığını, bu sebeplerle müvekkilinin temerrüte düşmesinin söz konusu olmayacağından borcun muaccel hale gelmediğini ve temerrüt tarihinden itibaren faiz istenilmesinin hatalı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte aleyhe faiz hükmedilmesi halinde bunun yasal faiz olacağını, davacı tarafın gerekli belgeleri ibraz etmemek ve ödeme süresinin dolmasını beklememekle kanunda belirtilen dava şartını yerine getirmediğinden dava açma hakkının bulunmadığını, davacı tarafından davalı tarafa yapılan başvuruda sunulan kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesinden ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden rapor alınmasının zorunluk arz edeceğini, yine davacı tarafından sunulan maluliyet oranın Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davacı tarafından tebliğ edilmeyen eksik delillerin taraflarına tebliğ edilmesi için kesin süre verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak müvekkilinin poliçe kapsamında sorumluluğunun poliçede belirtilen azami teminat limitleri ve trafik sigortası genel şartları kapsam ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bedeni zararlarda 330.000,000 TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve teminat bildirmelerinin davayı kabul ettikleri anlamına gelmediğini, manevi tazminat taleplerinin trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk poliçesi teminatı dışında olduğunu, söz konusu teminat limitinin defaten ödenmesinin söz konusu olmadığını, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğramış olduğu gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu beyanla, davanın usulune yönelik itirazlarının dikkate alınarak, başvuru şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, davanın ikame edilmesine sebep olmadığından harç ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilafın; davaya konu 04/04/2017 tarihli kaza sebebiyle, kusur durumu, zarar miktarı, temerrüt tarihi ve faizin türü noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizden verilen 02/05/2023 tarih ve 2022/744 Esas, 2023/289 sayılı kararı ............. Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 2023/796 Esas, 2025/1108 Karar sayılı ve 02/10/2025 tarihli ilamı ile KALDIRILMASINA karar verilmiş olmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 02/05/2023 tarih ve 2022/744 Esas, 2023/289 sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, verilen kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine ............. Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2023/796 Esas, 2025/1108 Karar sayılı ve 02/10/2025 tarihli kararı ile, " ... Somut olayda, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı .............'nin dava açıldıktan sonra yargılama aşamasında vefat etmesi nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edildiği ve duruşma gününün davacı mirasçılarına tebliğ edildiği, ancak davacıların 30.01.2023 tarihinde yapılan duruşmada hazır olmamaları nedeniyle dosyanın 30.01.2023 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre davacı ............. mirasçılarının yerleşim yerinin Diyarbakır ili olduğu, mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına dair verilen karardan sonra dosyanın HMK'nın 150. Maddesi gereğince 3 aylık yenileme süresi içerisinde meydana gelen deprem nedeniyle davacıların yerleşim yeri olan Diyarbakır ili dahil olağanüstü hal ilan edildiği, OHAL tedbirleri kapsamından 3 aylık işlemden kaldırma süresinin 08.02.2023 tarihinden itibaren 06.04.2023 tarihine kadar durduğu gözetildiğinde 3 aylık yenileme sürenin bitiş tarihinin 28.06.2023 olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, yenileme için yasal sürenin bitişinin 28.06.2023 tarihi olduğu gözetilerek işlem yapılması gerekirken bu süre beklenmeksizin 02.05.2023 tarihinde, dosyanın yasal sürede yenilenmediği gerekçesiyle HMK’nın 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..." ilamı ile kaldırılmasına karar verilmekle işbu esasa kayıt olmuştur. Davacılar ........................... UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 02/03/2026 tarihli, davacı ............UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 03/03/2026 tarihli, davacı H............... UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 05/03/2026 tarihli, davacı .............i ve .................i UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 23/02/2026 tarihli dilekçesinde davadan feragat etmişlerdir. Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi Mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığından, davadan feragatin aynı zamanda davaya konu haktan da feragat anlamına geldiğinden, usule uygun yapılmış feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesine gelince, HMK'nın ''Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri'' başlıklı 311/1. maddesine göre; ''Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir.'' düzenlemesi ışığında davalı vekilinin vekalet ücreti talep etmemesine göre yargılama giderleri davacıya yüklenmiş, davalı yararına vekalet ücretine takdir olunmamıştır. Dosya kapsamına göre aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeni ile reddine, 2-Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan, Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 488,00-TL harcın kabulü ile bakiye 407,70-TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3- Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 6.469,71-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............. Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2026