İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/913 E. 2025/1021 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/913
Karar No
2025/1021
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/913 Esas KARAR NO : 2025/1021 Karar

DAVA : Menfi Tespit ve istirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2025

Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit ve istirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkillerinin, davalıya senet lehtarına herhangi bir borcunun olmadığını, davalının, müvekkillerinden ...'nın Türkçe bilmemesinden istifa ederek onlara senet imzalattırdığını, ancak senetler incelendiğinde, senetlerin önemli unsurlarından imza unsurunu ihtiva etmediğini gördüklerini, imza içermeyen bir senedin borç doğurmasının mümkün olmadığını, takip talebi incelendiğinde, 200.000.-USD senetten dolayı sadece ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi için takip yapıldığı yazılmış ise de, bu firmanın senet üzerinde imzasının bulunmadığını, 01.07.2020 vade tarihli 200.000.-USD meblağlı senet yönünden; ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi’nin kaşesinin üzerinde imzanın olmadığını, avalist ...’nin attığı imzanın kendi namına atıldığını, şirket kaşesi dışına atılan imzaların avalist imzaları olduğunu, avalist imzanın şirketi temsil ettiğini söylemenin mümkün olmadığını, 01.08.2020 vade tarihli 5.000.-USD meblağlı senet yönünden; senedin üzerinde de müvekkili firma ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi’nin imzasının bulunmadığını, Keşidecinin imzasını taşımayan senedin kambiyo senedi olması ve borç doğurmasının mümkün olmadığını, senette bulunan iki adet imza avalist ... için atıldığını, senedin keşide yerinin bulunmadığını, 01.09.2020 vade tarihli 5.000.-USD meblağlı senet yönünden; müvekkili şirket ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi’nin senette imzasının bulunmadığını, senede avalist olarak imza koyan ... ‘nun iki adet imzasının şirketle bir ilgisinin bulunmadığını, ...’nin avalist olabilmesi için öncelikle ortada hukuken geçerli bir senedin bulunmasının gerektiğini, takibe dayanak 3 adet senedin hiç birinde keşideci borçlu şirketin imzasının bulunmadığını, bu nedenle ne kambiyo senedi niteliğinde, nede adi senet niteliğinde olan belgelerde keşidecinin imzası olmadığı için, avalisttin keşideci namına borç ödemesi söz konusu olamayacağını, ... ‘nun Türkçe bilmediğini, Türkçe bilmeyen birinin kambiyo senedi imzalamasının mümkün olmadığını, senet üzerindeki yazı ve rakamlarda müvekkili ...‘ye ait olmadığını, istirdat davası; Davalı taraf 07.09.2021 tarihinde müvekkili şirketten 10.000.-USD tahsil ettiğini, davalı taraf aldığı bu bedeli 09.09.2021 tarihinde icra dosyasına bildirdiğini, davalı tarafın 07.09.2021 tarihinde tahsil etmiş bulunduğu 10.000.-USD’nin iadesinin gerektiğini, davalı taraf bu tahsilatı haksız olarak yaptığını, davalının müvekkilinden 10.000.-USD’yi alması için herhangi bir hukuki sebebinin bulunmadığını, davalının 07.09.2021 tarihinde tahsil ettiği 10.000.-USD’yi bu tarihten itibaren işleyecek en yüksek USD faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile 01.07.2020 tarihli 200.000.-USD bedelli senet için 22.10.2025 tarihinde ihtiyati tedbir kararı alındığını, yasal süresi içerisinde asıl davasının açıldığını, neticede müvekkillerinin Bakırköy ... icra müdürlüğünün ...E sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız olarak açtığı icra takibi nedeniyle, müvekkilleri lehine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, davalı tarafın 07.09.2021 tarihinde müvekkili firmadan tahsil etmiş bulunduğu 10.000.-USD’yi ve 2.274,45 USD işlemiş faizi ile toplam 12.274,45 USD ‘nin fiili ödeme günündeki merkez bankası efektif döviz satış kuru karşılığından TL olarak tahsilini, asıl alacak 10.000.-USD’ye dava tarihinden itibaren Merkez Bankasının USD cinsinden uygulamış bulunduğu en yüksek banka faizi yürütülmesine, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkeme tarafından celbi sağlanan ticaret sicil kayıtlarına göre ... Fırın Ve Unlu Mamüller İth. İhr. Ltd. Şti.'nin eşit sermaye ve hisse oranına sahip 4 adet ortağının olduğu, şirketin tek münferiden temsile yetkilisinin ve müdürünün ... olduğu, bu yetkisinin 12.07.2018 tarihinden başlamak üzere aksi karar alınıncaya kadar devam ettiği, bugüne kadar aksi karar alınmadığından günümüze kadar bu kişinin yetkisinin kesintisiz olarak devam ettiğinin anlaşıldığını, bono metni incelendiğinde bono üzerinde yer alan "Ödeyecek" bölümünde yani keşideci kısmında ... Fırın Ve Unlu Mamüller İth. İhr. Ltd. Şti.'nin unvanının ve vergi kimlik numarasının yazılı olduğu, bono metninde "imza" kısmında ise ...'nın adı yazılarak imzalandığının görüldüğünü, bunun hukuken ve mantıken izahı şudur: Senedin keşidecisi yani borçlusu olarak görünen ... Fırın Ve Unlu Mamüller İth. İhr. Ltd. Şti.'ni temsilen bonoda "imza" kısmına imza atılırken imzalayan kişinin isim ve soy ismini yazarak imzalaması şirketi temsilen kimin imza attığını açıklamaya yönelik olduğunu, dolayısıyla ...'nın imzası avale yönelik değil şirketi temsile yönelik olduğunu, davacı vekili 5.000 USD bedelli iki bonoda da düzenleme yeri yazılmadığından bahisle kambiyo vasfını haiz olmadıklarını iddia ettiğini, bu iddianın hukuka aykırı olduğunu, senet metninde keşideci Şirket'in unvanının yazılı olduğu kısımda "İKİTELLİ" yazılı olduğunun görüldüğünü, İkitelli'nin, Başakşehir/İstanbul ilçesine bağlı bir mahalle olduğunu, Kanun'a ve Yargıtay içtihatlarına göre düzenleme yeri olarak açık adres bilgilerinin yazılmasına gerek olmayıp sadece "İdari Birim" ismi yazılmasının yeterli kabul edildiğini, davacılardan ...'nın işbu davada aktif husumet ehliyetinin olmadığını, mahkemenin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.10.2025 tarih, ... D.İş Esas- ... D.İş Karar sayılı "icra dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine" şeklinde verilen ihtiyati tedbir kararının devamına ilişkin 07.11.2025 tarihi ara kararından rücu ederek tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine, Tedbir sebebiyle müvekkilin alacağını geç almış olmaktan dolayı uğrayacağı zararların tazmini amaçlı İİK 72/4 maddesi uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere belirlenecek tazminatın davacılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, icra dosyası, senet içerikleri ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, menfi tespit ve istirdat isteminden ibarettir. Dava konusunun; Bakırköy .... icra müdürlüğünün E sayılı dosyasındaki takibe konu 3 adet senedin hukuken geçerli kambiyo senedi vasıflarını taşımadığı iddiasından kaynaklı olarak davacıların Bakırköy .... icra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ve davalı tarafın (şirketin) tahsil ettiği bedelin istirdadı mahiyetinde olduğu görülmüştür. Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir. Dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı şirket aleyhine 200.000 USD asıl alacak ve 6.530,42 USD İşlemiş Faiz, 400,00 USD Bono Komisyonu olmak üzere toplam 206.930,42 USD ve davalı tarafından davacılar aleyhine 10.000 USD asıl alacak ve 298,70 USD İşlemiş Faiz, 20,00 USD Bono Komisyonu olmak üzere toplam 10.318,70 USD alacağının faiziyle tahsili talep edilmiştir. Takibe konu senetlerin incelenmesinde; a- Alacaklısının ..., borçlusunun ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi olduğu, 29/09/2019 düzenleme tarihli, 01/07/2020 ödeme tarihli, 200.000 USD miktarlı, b- Alacaklısının ..., borçlusunun ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi, 29/09/2019 düzenleme tarihli, 01/08/2020 ödeme tarihli, 5.000 USD miktarlı, c- Alacaklısının ..., borçlusunun ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi, Kefilinin ... olduğu, 29/09/2019 düzenleme tarihli, 01/09/2020 ödeme tarihli, 5.000 USD miktarlı olduğu görülmüştür. Dava konusu miktar 12.584.164,26-TL'dir. A) Davacı ...' nın davalıya karşı açmış olduğu menfi tespit davası yönünden değerlendirme: Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 18.02.2022 Tarih ve 2019/5 E. - 2022/1 K. Sayılı ilamında da belirttiği üzere; davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukukî bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı hukukî yarar ile sınırlıdır. Buna hukukî korunma (himaye) ihtiyacı da denir. Yani davacının mahkemeden hukukî korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır, aksi hâlde devletin mahkemelerini (davası ile) gereksiz yere uğraştıramaz. Hukukî yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ilerideki (müstakbel) bir yarar yeterli değildir. Bu nedenle, muaccel olmayan (müeccel) alacak için dava açılamaz; açılırsa, dava hukukî yarar yokluğundan (usulden) reddedilir. Fakat bu, alacağın muaccel hâle gelmesinden sonra yeniden dava edilmesine engel değildir. Aynı şekilde, açıldığı sırada belli olmayan, şüpheli veya ileride doğacağı beklenen bir yarar da hukukî yarar sayılmaz (Kuru/Arslan,/Yılmaz, s. 244; Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, Cilt I, Ankara 2016, s. 456). Davanın açıldığı sırada var olmayan “hukukî yararın” dava sırasında tamamlanması, mahkemenin “hukukî yarar” eksikliğinin tamamlanmasını beklemesi söz konusu olamaz. Çünkü, hukukî yarar dava şartı eksikliği ilgili tarafa belli bir süre verilerek taraf eylemi ile tamamlanabilecek bir dava şartı değildir. (Pekcanıtez, Hakan Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2015, s. 250-251; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, Ciltli, İstanbul 2017, s. 948). Hukukî yararın bulunması dava şartı, sadece dava açılırken değil, nihai karar verilinceye kadar mevcudiyetim devam ettirmelidir. (Arslan, Ramazan Yılmaz, Ejder/Ayvaz Taşpınar, Sema/ Hanağası, Emel: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2020, s. 316; Budak, Ali Cem/ Karaaslan, Varol: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2021, s. 176; Postacıoğlu, İlhan: Medeni Usul Hukuku, İstanbul 1975, s. 204; Karslı, Abdurrahim: Medeni Muhakeme Hukuku, İstanbul 2012, s. 466; Alangoya, Yavuz: Medeni Usul Hukuku Esasları, İstanbul 2000, s. 170-178). 6100 sayılı HMK 26. maddesinde; "taleple bağlılık ilkesi" başlığı altında; "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. İcra müdürlüğünün dosyaya göndermiş olduğu cevabi yazıdan anlaşıldığı üzere; dava tarihi itibariyle davacı hakkında yürütülen icra takibi bulunmadığı, davacı hakkındaki takibin 14.04.2025 tarihi itibariyle feragat sebebiyle kapatıldığı görülmüştür. Davacının, davalıya karşı açmış olduğu dava; Bakırköy .... icra müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kanuni dayanağı 2004 sayılı İİK' nın 72. maddesidir. Dava dilekçesindeki neticeyi talep, takipten kaynaklı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup, takibe konu senetlerden kaynaklı borçlu olunmadığının tespitini içermemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-106 Esas, 2018/925 Karar ve 18.04.2018 tarihli ilamı dikkate alınarak, takipten kaynaklı menfi tespit davası içerisinde "çoğun içinde az da vardır" kuralından hareketle senetlerden kaynaklı menfi tespit talebinin de bulunduğundan söz edilemeyeceği, böyle bir yorumun taleple bağlılık ilkesine aykırı olacağından (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 09.02.2023 Tarih ve 2020/639 E. - 2023/175 K. sayılı ilamı), mahkememizce takipten kaynaklı istem ile sınırlı inceleme yapılmıştır. Bu haliyle dava tarihi itibariyle davacı hakkında yürütülen icra takibi bulunmadığından, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmış ve davacının davasının dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. B) Davacı ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi'nin davalıya karşı açmış olduğu menfi tespit ve istirdat davası yönünden değerlendirme: a- Alacaklısının Savsan Habbal, borçlusunun ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi olduğu, 29/09/2019 düzenleme tarihli, 01/07/2020 ödeme tarihli, 200.000 USD miktarlı senet yönünden yapılan değerlendirme : Davacı taraf senet üzerinde keşideci olarak davacı şirket adına atılan bir imzanın bulunmadığını, atılan imzanın aval sıfatıyla davacı gerçek kişi tarafından atıldığını ve yine keşideci imzasını içermeyen senetteki aval imzasının da hükümsüz olduğunu ileri sürmüştür. Davacının iddiaları ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; - Davacı ... Fırın ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi' nin, bononun düzenlendiği tarihten günümüze kadar ki tek yetkilisi diğer davacı ... olduğu ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. - 6102 sayılı TTK' nın 776/1-g maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için "senedi düzenleyenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. 6102 sayılı TTK' nın 372. maddesi hükmüne göre ise, şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar. Belirtilen hükümlerde "sorumluluk" için şirket kaşesi üzerinde imzanın bulunmasının koşul olarak öngörülmediği anlaşılmaktadır. - Somut olayda; takip konusu bononun tanzim eden bölümünde imzanın bulunduğu, düzenleyen şirketin yetkilisinin imzasını ihtiva eden bononun kambiyo vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır. Düzenleyen imzasının üzerinde, şirket yetkilisinin adı - soyadı ve TC kimlik numarasının olması, bonoyu hükümsüz kılacak nitelikte unsurlar değildir. Yine, bu bilgilerin tek başına yer alması da imza atan keşideci yetkilisini aval konumuna sokmayacaktır. Çünkü, bono üzerinde tek bir imza bulunmaktadır. Aval sorumluluğu doğabilmesi için, keşideci imzası dışında başka bir imzanın bono üzerinde yer alması gerekmektedir. Ayrıca, bononun düzenleyen (ödeyecek) kısmına şirket unvanın yazılması, imza kısmının da bu şirketin tek yetkilisi tarafından imzalanması sonrasında bu bonodan kaynaklı sorumlu olunmadığı, atılan imzanın aval hükmünde olduğu iddiası da, 4721 sayılı TMK' nın 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı bir iddia olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. b- Alacaklısının ...., borçlusunun ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi, 29/09/2019 düzenleme tarihli, 01/08/2020 ödeme tarihli, 5.000 USD miktarlı ve Alacaklısının ..., borçlusunun ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi, Kefilinin ... olduğu, 29/09/2019 düzenleme tarihli, 01/09/2020 ödeme tarihli, 5.000 USD miktarlı senetler yönünden yapılan değerlendirme : Davacı taraf senetler üzerinde keşideci olarak davacı şirket adına atılan bir imzanın bulunmadığını, atılan imzaların her ikisinin de aval sıfatıyla davacı gerçek kişi tarafından atıldığını, keşideci imzasını içermeyen senetlerdeki aval imzasının da hükümsüz olduğunu, 01/09/2020 ödeme tarihli senedin meblağ içermediğini ve senetlerde keşide yeri olmadığını, bu sebeple senetlerin kambiyo vasfına haiz olmadığını ileri sürmüştür. Davacının iddiaları ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; * Somut olayda; yukarıdaki senet yönünden yapılan tespitlere ek olarak, takip konusu bonoların tanzim eden bölümünde iki imzanın bulunduğu, düzenleyen şirketin yetkilisinin tek imzasını ihtiva eden iş bu bonolardan kaynaklı şirketin sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Düzenleyen imzasının üzerinde, şirket yetkilisinin adı ve soyadının olması, bonoları hükümsüz kılacak nitelikte unsurlar değildir. İş bu bonolar sebebiyle sorumluluğun doğabilmesi için tek imza yeterli olup, mevcut olduğu da görülmektedir. Keşideci şirket yetkilisinin aval sorumluluğunun doğabilmesi için, keşideci şirketi temsilen attığı imzası dışında başka bir imzanın da bono ön yüzünde yer alması gerekmektedir. İş bu bonoların ön yüzünde, keşideci şirket yetkilisinin şirketi temsilen yeterli ve gerekli bir imzası dışında, ikinci bir aynı imzanın da olduğu görülmüştür. Açıklanan sebeplerle ikinci imza, şirket yetkilisi davacı ...' nın keşideci şirket lehine şahsen aval veren sıfatıyla attığı imza olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, bonoların düzenleyen (ödeyecek) kısmına şirket unvanın yazılması, imza kısmının da bu şirketin tek yetkilisi tarafından adı - soyadı yazılarak ve iki kez imzalanması sonrasında bu bonolardan kaynaklı sorumlu olunmadığı, atılan imzaların her ikisinin de aval hükmünde olduğu iddiası da, 4721 sayılı TMK' nın 2. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına aykırı bir iddia olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. - 01/09/2020 ödeme tarihli bononun metin kısmında ödenecek miktar yer almasa da, senedin üst kısmında ödenecek miktarın açıkça rakamla 5.000 USD olarak belirtildiği, bono metninde karışıklık yaratacak başka bir miktarın bulunmadığı ve bu bonoyu düzenleyen davacı tarafından imzasının, bu bedeli görerek bononun alt tarafına atıldığı anlaşılmakla iş bu bononun bedel içerdiği mahkememizce kabul edilmiştir. - 6102 sayılı TTK'nın 776/1-f maddesi gereğince bonoda düzenlenme yerinin yazılı olması zorunludur. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere; tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir, ayrıca adres gösterilmesi mecburiyeti bulunmaz. - İş bu iki adet senette 6102 sayılı TTK' nın 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci borçlu şirketin adı altında yazılı olan “İkitelli” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından, 6102 sayılı TTK'nın 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı ve bonoya ait zorunlu unsuru içermemeleri sebebiyle bu iki bononun kambiyo senedine haiz olmadıkları ve adi yazılı senet niteliğinde oldukları mahkememizce kabul edilmiştir. - Adi yazılı senet niteliğinde kabul edilmeleri sebebiyle alacağın varlığı bakımından temel ilişki çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Davacı taraf, dava dilekçesinde davalı tarafa " herhangi bir borcu" olmadığını ileri sürmüştür. Bu haliyle temel ilişkinin varlığını ispat yükü, davalı alacaklıdadır. - Davacı tarafın, hakkında başlatılan dava konusu takibe yönelik olarak İİK m. 168/1-3. bendi kapsamında, senetlerin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı iddiasıyla süresi içerisinde herhangi bir itirazının olmadığı görülmüştür. Haciz tutanağında da, takip konusu senetlerin teminat amaçlı verildiği ve borçlu olunmadığı, alacaklı olunduğu beyan edilmiştir. Ancak bu beyana rağmen, her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere, takip kesinleştikten sonra ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin, davacı tarafından davalıya 10.000,00 USD harici ödeme yapıldığı görülmüştür. - 2004 sayılı İİK' nın 170/a-son maddesi hükmü uyarınca borç, kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise anılan madde hükmü uygulanmaz. Davacı tarafça, takip dayanağı senetlerin teminat niteliğinde olduğunun beyanı karşısında ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin harici ödeme yapılması, borcun kısmen kabul edildiği anlamına gelmektedir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 22.01.2013 Tarih ve 2012/25453 E. - 2013/1635 K. sayılı ilamı) Bu haliyle artık ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, temel ilişkinin var olmadığını ve buna binaen borcu olmadığını yazılı - kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Ancak, davacı tarafça aksini ispat edecek düzeyde herhangi bir yazılı - kesin delil dosya kapsamına sunulmamıştır. Yine, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır. Bu sebeplerle davalının, dava konusu bu iki adi yazılı senet yönünden icra takibine dayalı olarak davacıdan alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. c) Davacı taraf Türkçe bilmemesine rağmen bono imzalattırıldığını ve bonolar üzerindeki yazı ve rakamların kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Davacının iddiaları ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; - Davacı keşideci Türkçe bilmese de, bonolardaki imzalarını inkar etmediğinden ve bonoların zorla - baskı altında imzalattırıldığı iddiasında da bulunmadığından, iş bu bonoların anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispat yükü yazılı - kesin delillerle davacı keşideci üzerindedir. Ancak, davacı tarafça aksini ispat edecek düzeyde herhangi bir yazılı - kesin delil dosya kapsamına sunulmamıştır. Yine, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır. Bu sebeplerle davalının, dava konusu bonolar yönünden icra takibine dayalı olarak davacıdan alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. - Davacı keşideci, bonolar üzerindeki yazı ve rakamların kendisine ait olmaması sebebiyle bonoların TTK' nın aramış olduğu zorunlu şekli unsurları taşımadığını belirtmişse de; bir kambiyo senedi olan bononun keşideci tarafından bazı unsurları eksik olarak düzenlenmesi ve bu eksikliklerin bonoyu elinde bulunduran kişi tarafından doldurulmasının 6102 sayılı TTK' nın 778/2-f maddesi yollamasıyla yine 6102 sayılı TTK' nın 680. maddesi hükmü gereğince mümkündir. İş bu bonoların anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispat yükü yazılı - kesin delillerle davacı keşideci üzerindedir. Ancak, davacı tarafça aksini ispat edecek düzeyde herhangi bir yazılı - kesin delil dosya kapsamına sunulmamıştır. Yine, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır. Bu sebeplerle davalının, dava konusu bonolar yönünden icra takibine dayalı olarak davacıdan alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. d) Davacının istirdat davası yönünden borçlu bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını, ödeme sebebiyle borcun sona erdiğini veya borcun hükümsüz olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Ancak, yukarıdaki tespitler kapsamında, davacının istirdat talebine yönelik davasını da ispat edemediği anlaşıldığından, açılan istirdat davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. - Her ne kadar istirdat davasına konu ödeme 07.09.2021 tarihinde yapılmış ve ödeme tarihi ile dava tarihi arasında 1 yıldan fazla süre geçmişse de, yapılan ödeme kısmi ödeme olduğundan ve istirdat davası açmak için belirlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin tüm borcun ödendiği tarihten itibaren başlayacağından, istirdat davası yönünden hak düşürücü sürenin geçmediği mahkememizce kabul edilmiştir. e) Açılan menfi tespit davası, alacaklı davalı lehine neticelendiğinden dolayı iş bu asıl dava açılmadan önce değişik iş dosyası üzerinden talep edilen ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş esas ve ... değişik iş karar sayılı dosyası üzerinden verilen - konulan tedbirin, değişik iş dosyasının mahkememiz iş bu asıl dosyasının eki sayılması da göz önünde bulundurularak, 2004 sayılı İİK 72/4. md. gereğince kendiliğinden kalktığının tespitine karar verilmiştir. - Ayrıca, mahkemece konulan tedbirin uygulanması ve açılan davanın davalı lehine sonuçlanması sebepleriyle davalı alacaklı lehine %20 tazminata hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi'nin davalıya karşı açmış olduğu menfi tespit davasının sübut bulmadığından REDDİNE, 2-Davacı ...'nın davalıya karşı açmış olduğu menfi tespit davasının 6100 sayılı HMK m. 114/1-h ve 115/2 hükümleri gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 3-Davacı ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi'nin davalıya karşı açmış olduğu istirdat davasının sübut bulmadığından REDDİNE, 4-Mahkemece konulan tedbirin İİK 72/4. Md. Gereğince kendiliğinden kalktığının TESPİTİNE, 5-Dava konusu miktarın % 20'si olan 2.516.832,85-TL tazminatın davacı ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi'nden alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafça başlangıçta yatırılan 30.608,10-TL peşin harç ve yargılama devam ederken yatırılan 184.297,96-TL tamamlama harcı olmak toplam 214.906,06-TL harçtan mahsubu ile 214.290,66-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacılara İADESİNE, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 7- Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.103.524,93.-TL nispi vekalet ücretinin davacı ... Fırın Ve Unlu Mamüller İthalat İhracat Limited Şirketi'nden alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...' den alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025

Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/913, K. 2025/1021, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-913-e-2025-1021-k-6c3f72b7f51c