İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/788 E. 2025/972 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/788
- Karar No
- 2025/972
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/788 Esas KARAR NO : 2025/972
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 03/11/2025 KARAR TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı görünen tarafından, ...'nın, 30/09/2025 keşide tarihli, ...Seri numaralı ve 900.000,00-TL bedelli çeke istinaden, davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile müvekkiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacıların alacaklı görünene borcu olmaması sebebi ile Menfi Tespit ve tedbiren durdurulmasını dava etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, çek tazminatından yalnızca keşidecinin sorumlu olduğunu, bu nedenle davacılardan ... yönünden de icra takibinde talaep edilen çek tazminatına itiraz ettiklerini, TTK m.783/3'e göre: "Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder." olduğunu, fakat dava konusu icra takibinde, takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde, çek tazminatından yalnızca keşidecinin sorumlu olduğuna ilişkin herhangi bir ibare olmamakla birlikte, takip çıkışına Çek tazminatının dahil edildiğini, bu durumun takipten sonraki işleyecek faiz ve ferilerin de davacılardan ... adına artmasına, sebep olacağını, kanun maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere keşideci dışında cirantalardan çek tazminatı talep edilmesi, çek tazminatının takip çıkışına dahil edilip bu bakiye üzerinden faiz işletilmesi hukuka ve usule aykırı olduğunu, bu nedenle davalardan ... yönünden, icra takibinde talep edilen çek tazminatı yönünden sorumluluğu olmadığına ve alacak kaleminin iptaline karar verilmesi gerektiğini, borcu faize ve ferilerine itirazları olduğunu, işlemiş ve işletilecek faize ilişkin itirazları olduğunu, telafisi imkansız zararların doğması ihtimaline karşın dava konusu icra takibinin yargılama sonuna kadar ihtiyaten durdurulmasını talep ettiklerini belirterek davacılar adına icra takibi nezdinde telafisi güç veya imkansız zararların meydana gelme ihtimali karşısında her iki davacın yönünden de öncelikle İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibinin öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında yargılama sonuna kadar ihtiyaten durdurulmasına, keşideci olmaması sebebi ile çek tazminatından sorumlu tutulamayacağından, çek tazminatı ve çek tazminatından kaynaklı faiz yönünden alacak kaleminin iptaline, borca, faize, faizin türüne, faizin usulüne ve alacağın tüm ferilerine itirazımızın kabulü ile icra takibine konu çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, ... Yönünden: borca, faize, faizin türüne, faizin usulüne ve alacağın tüm ferilerine itirazımızın kabulü ile icra takibine konu çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine takibe konu alacak üzerinden % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiştir. Dava; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında takibe konu edilen takip dayanağı ... Tarabya Şubesi'ne ait 30.09.2025 keşide tarihli ... seri no'lu 900.000,00-TL bedelli çekin keşidecisi ve cirantaları aleyhine başlatılan takip kapsamında borçlu bulunmadığına ilişkin Menfi Tespit (kıymetli evraktan kaynaklanan) davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava tarihinde yürürlükte olan TTK 5/a maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenlenmiş olup iş bu davanın, dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğunda duraksama bulunmamaktadır. 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) maddesine göre; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir ". Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta; Dava dilekçesi içeriğinden açıkça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması karşısında davanın TTK madde 5/A yollaması ile HMK madde 114/2 ve 115/2 gereği arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın TTK madde 5/A yollaması ile HMK madde 114/2 ve 115/2 gereği arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır