İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/427 E. 2025/1001 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/427
Karar No
2025/1001
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/427 Esas KARAR NO : 2025/1001

DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2025 KARAR TARİHİ : 22/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... Şirketi VE Kefil ..., ... 37. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığını, davacının davalıdan icra takibine konu olan taşınmaz kiraları yönünden alacaklı olduğunu, ancak borçlu, cari hesap ekstresi ve banka hesap dokümanlarına göre takibe konu 599.571,342 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, hakkında başlatılan icra takibinede ilgili icra dairesince 05/11/2024 Tarihinde itirazlarına tensip zaptı düzenlenerek takibin durduğunu, takibe itirazları ilgili dosyada da görüleceği üzere delilden yoksun; usul ve esasa bağlı olmaksızın borcu inkar ederek kötü niyetli olarak takibinin durdurulduğunu, borçlu taraf adına kefil sıfatıyla kayıtlı olan ... kira sözleşmesinde belirtilmiş olan İban numarasına 25/09/2018 tarihinde ''2.800 Ekim Kira Bedeli ve 2.800 Depozito-...-...'' olarak 5.600 TL ödeme yapmıştır. Bunun sonrasında 06/11/2018 tarihinde ''-...-... KİRA BEDELİ'' olarak 2.800 TL ödeme yaptığını, son olarak ise 30/11/2018 tarihinde ''-...-...-'' açıklamasıyla alacaklının vasisi ... banka hesabına (.. BANKASI .../IBAN: ...) 2.800 TL ödeme yaptığını, bunların dışında taşınmazı kiralamış olan ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlu taraf adına kefil sıfatıyla kayıtlı olan ...'ın yapmış olduğu bu ödemeler dışında alacaklı tarafa yönelik herhangi bir kira ödemesi yapılmadığını, borçlu olan Tüzel Kişilik ... Şirketi Adına ise sadece ''...'' ismi belirtilerek; Diğer borçlu olan ... ile birlikte 06/11/2018 tarihinde -...-... KASIM 2018 KİRA BEDELİ'' olarak 2.800 TL ve 30/11/2018 tarihinde ''-...-...-'' açıklamasıyla Alacaklı Vasisi ... hesabına (... BANKASI .../IBAN: ...) 2.800 TL ödeme yaptığını, bunun dışında borçlular tarafından herhangi bir ödeme işlemi yapılmadığını, borçlunun borçları işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için ... 37. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine 05/11/2024 tarihinde davalı/borçlu vekilince itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, borçlunun , davacı ile 01/10/2018 tarihinde yazılı kira sözleşmesi yapmış ve 2018 yılından itibaren Kiracı olarak kullandığını, ancak 01/02/2019 tarihi itibariyle ödenememiş olan apartman daire kiraları davanın konusu olan alacağı içerdiğini, borçlunun 07/10/2024 tarihinden bu yana hakkında başlatılmış olan icra takibine ve öncesinde yapılmış olan ihtarlara rağmen ödeme yapmamakta ve kaçınmakta olduğunu, borçlunun borca itirazları itirazları hukuken dayanaksız olduğunu, delilden de yoksundur, cari hesap ekstreleri ve davacının banka hesap dökümleri ve bununla birlikte müvekkilimle yapmış oldukları kira sözleşmesinde belirtilen banka hesabına dair dekontlar incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, davalının itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacağın likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, kötüniyetli davalının lehine olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine, dava içerinde dava konusu miktarın ve faiz değerinin tekrar hesaplanmasında artacak miktar haklarımız saklı kalmak üzere, ayrıca, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hususlarında da müvekkilimizin lehine bir karar alınması adına, ilgili giderlerin ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini, ilgili kararın, davacının haklı davasının bir sonucu olarak taraflarına iletilmesini, fazlaya dair haklarının ise saklı kalmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı aleyhine girişilen dava konusu icra takibi üzerine müvekkil tarafından; Mezkur takibe, takip şekline, takip konusuna, ödeme emrine, borca, borç miktarına, borcun talep şekline, fer'ilere, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine, işletilmiş faize, dayanılan sözleşmeye, dayanılan sözleşmedeki imzaya, sözleşme içeriğine, sözleşmenin yerine getirilmemiş olduğu iddiasına, sözleşmeye aykırılık iddiasına, kiraya, kira miktarına, kira süresine, kiranın başlangıç tarihine, aidata, aidat miktarına, aidatın süresine, banka kayıtlarına, banka dekontlarına, banka hesap ekstrelerine, muacceliyete, temerrüde, kefile, kefilliğe, kefalete, kefaletin geçerliliğine, kefalet miktarına, kefalet şekline, kefalet süresine, zamanaşımına, hak düşürücü süreye, arabuluculuk yoluna başvurulmamasına, husumete ve dayanak tüm belge ve bilgilere açıkça itiraz edilmiş olup, yargılamanın bu itirazlar doğrultusunda yapılması gerektiğini, dava kira ilişkisine dayalı alacak ve tahliyeye ilişkin olup, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olmakla, bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmadığını, bu nedenle bu davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine itiraz ettiklerini, bunun sonucun da davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dayanılan kira sözleşmesi davacı ...'ya vekaleten ... tarafından imzalanmış olup, vekaleten imza koyan ...'ın kira sözleşmesi yapma yetkisinin olmadığını, bu nedenle dayanılan kira sözleşmesi geçersiz olduğunu, gerek kira sözleşmesi ve gerekse tapu kayıtları gereğince davacı ...'nın aktif husumet ehliyetinin de olmadığını, uyuşmazlık konusu olan borca itirazla ilgili olarak da, davacının davacıya borcunun olmadığını, dayanılan kira sözleşmesini kabul anlamını taşımamak üzere, müvekkilin zarara ve hak kaybına uğramasını ve özellikle tahliyeyi önlemek amacıyla dava konusu kira bedelleri gerek banka vasıtası ile ve gerekse makbuz karşılığı süresi içerisinde davacıya ödendiğini, banka vasıtası ile ödemelerde müvekkile ve davacıya ait bankalar, davacının bildirdiklerinden farklı olup, bu nedenle ...Bankası A.Ş. ... Şubesi'ndeki ... nolu ve ...Bankası A.Ş. ... Şubesi'ndeki ... nolu hesaplara ait hesap ekstrelerinin istenmesini talep ettiklerini, dayanılan kira sözleşmesi gibi, talep edilen kira miktarlarına, artışlara ve fer'ilerine de itiraz ettiklerini, davacı tarafından haciz ve tahliye talepli olarak takibe geçilmesine karşın dava dilekçesinde tahliye talep edilmemekle, tahliye yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından dayanılan kira sözleşmesindeki imza müvekkil şirkete ait olmadığını, bu nedenle dayanılan kira sözleşmesindeki imzaya itiraz ettiklerini, yine diğer davalı ... yönünden dayanılan kefalet sözleşmesi TBK'da öngörülen geçerlilik şekil şartına aykırı olup, bu nedenle geçersiz olduğunu, bundan başka diğer davalı ... yönünen dayanılan kefalet sözleşmesi sadece bir kira dönemi için yapılmış olup, bu nedenle dayanılan aylara ait kira dönemleri için geçerli olmadığını, bu nedenle dayanılan kefalete süre bakımından da itiraz ettiklerini, bütün bu nedenlerle diğer davalı ...'ın bu davada pasif husumet ehliyeti olmayıp, müvekkil hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın husumet, görev ve esas yönünden reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı aleyhine girişilen dava konusu icra takibi üzerine müvekkil tarafından; mezkur takibe, takip şekline, takip konusuna, ödeme emrine, borca, borç miktarına, borcun talep şekline, fer'ilere, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine, işletilmiş faize, dayanılan sözleşmeye, dayanılan sözleşmedeki imzaya, sözleşme içeriğine, sözleşmenin yerine getirilmemiş olduğu iddiasına, sözleşmeye aykırılık iddiasına, kiraya, kira miktarına, kira süresine, kiranın başlangıç tarihine, aidata, aidat miktarına, aidatın süresine, banka kayıtlarına, banka dekontlarına, banka hesap ekstrelerine, muacceliyete, temerrüde, kefile, kefilliğe, kefalete, kefaletin geçerliliğine, kefalet miktarına, kefalet şekline, kefalet süresine, zamanaşımına, hak düşürücü süreye, arabuluculuk yoluna başvurulmamasına, husumete ve dayanak tüm belge ve bilgilere açıkça itiraz edilmiş olup, yargılamanın bu itirazlar doğrultusunda yapılması gerektiğini, dava kira ilişkisine dayalı alacak ve tahliyeye ilişkin olup, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olmakla, bu davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, bu nedenle bu davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine itiraz ettiklerini, bunun sonucu da davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı ... aleyhine kira sözleşmesindeki kefaleti olduğu iddiası ile takibe geçilmiş olup, davacı tarafından dayanılan kira sözleşmesindeki imza müvekkile ait olmadığını, bu nedenle dayanılan kira sözleşmesindeki imzaya itiraz ettiklerini, yine dayanılan kefalet sözleşmesi TBK'da öngörülen geçerlilik şekil şartına aykırı olup, bu nedenle geçersiz olduğunu, bundan başka dayanılan kefalet sözleşmesi sadece bir kira dönemi için yapılmış olup, bu nedenle dayanılan aylara ait kira dönemleri için geçerli olmadığını, bu nedenle dayanılan kefalete süre bakımından da itiraz ettiklerini, bütün bu nedenlerle müvekkilin bu davada pasif husumet ehliyeti olmayıp, müvekkil hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dayanılan kira sözleşmesi davacı ...'ya vekaleten ... tarafından imzalanmış olup, vekaleten imza koyan ...'ın kira sözleşmesi yapma yetkisinin olmadığını, bu nedenle dayanılan kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu, gerek kira sözleşmesi ve gerekse tapu kayıtları gereğince davacı ...'nın aktif husumet ehliyetinin de olmadığını, kiracı şirketin dava dilekçesinde belirtilen aylara bir borcu bulunmayıp, temerrüt söz konusu olmadığını, dayanılan kira sözleşmesi gibi, talep edilen kira miktarlarına, artışlara ve fer'ilerine de itiraz ettiklerini, davacı tarafından haciz ve tahliye talepli olarak takibe geçilmesine karşın dava dilekçesinde tahliye talep edilmemekle, tahliye yönünden davanın reddi gerektiğini belirterek davanın husumet, görev ve esas yönünden reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, kiralan taşınmazların 2004 sayılı kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkindir. ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalılar aleyhine 01/10/2018 günlü kira sözleşmesi dayanak gösterilerek 383.297,20 TL kira, 216.274,14 işlemiş faiz olmak üzere toplam 599.571,34 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davaya konu kira sözleşmesi incelenmesinde; kiraya verenin ..., kiracının ... Şirketi olduğu, kiralananın cinsinin işyeri olduğu, başlangıç tarihinin 01/10/2018, aylık kira bedelinin 2.800,00 TL, yıllık kira bedelinin 33.600,00 TL, kira bedelinin ödeme şeklinin her ayın 1'i ile 5'i arası olmak üzere 01/10/2018 tarihinde kira sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmıştır. HMK'nun 114/(1)-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartı olduğundan HMK'nun 115.maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığı mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılabilir. 6100 Sayılı HMK.'nın 4/I-a maddesinde kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında 01/10/2018 tarihli Kira Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin konusunun davacıya ait veya kiralamaya yetkili olduğu taşınmazın ... Şirketi'nin işletilmesi için davalıya kiralanması ile buna bağlı teknik, ticari ve hukuki koşulların düzenlenmesi olduğu, uyuşmazlığın da bu sözleşmeden kaynaklandığı, tarafların ticaret şirketi olmalarının ve aralarındaki ilişkinin bir ticari iş sayılmasının kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık karşısında mahkemenin görevini etkilemeyeceği (emsal için bkz İst.BAM 36.HD ...2 E ... K , İst.BAM 13.HD ... E...K, Sakarya BAM 4.HD'nin ... E ... K sayılı kararı), 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre "Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı HMK 4. Maddesi ve ilgili mevzuatın uygulanması ile ilgili ihtilaflara bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE 2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın ... NÖB. SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına , 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Yargılama, harç ve masrafların görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 22/12/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/427, K. 2025/1001, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-427-e-2025-1001-k-4aaf84c8f84a