İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/328 E. 2025/869 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/328
- Karar No
- 2025/869
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/328 Esas KARAR NO :2025/869
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/05/2025 KARAR TARİHİ 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, keşideci ... Ltd. Şti. ile ticari ilişki içerisinde olduğunu, buna ilişkin T.C. ... Bankası A.Ş. nin 31.09.2024 vade tarihli, ... çek seri numaralı ve 450.000,00-TL bedelli çeki ... ... Ticarer Limited Şirketi emrine verdiğini, Müvekkili adına, keşideci şirket tarafından düzenlenen çek, vade tarihi yaklaşınca müvekkil şirket kasasından tahsil için alınmak istendiğini, ancak müvekkil tarafından çekin tutulduğu kasada anılan çek bulunamadığını, her ne kadar çekin akıbeti hususunda araştırma yapılsa da çekin hangi tarihte ne şekilde kaybolduğu belirsiz olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/... E. Dosyasında davalı yana karşı istirdat davası açılması için tarafımıza süre verildiğini, anılan süre içerisinde işbu davayı açtıklarını, dava konusu kayıp çek davalı Karalar firması tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, Müvekkilinin ciro silsilesinde kendisinden sonra gelen hiçbir cirantayı tanımadığını, herhangi biriyle ticari ilişki içinde olmadığını, davalının çeki bankaya ibraz ettiğinde çekle ilgili ödeme yasağı kararı olduğunu öğrendiğini, buna rağmen kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığını, çalınan çek nedeniyle müvekkilin yaşamış olduğu mağduriyet ve ileride uğraması muhtemel zararların bir nebze de olsa önüne geçilebilmesi amacıyla ileride telafisi imkansız zararların önlenmesi maksadıyla, öncelikle .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyasına ilişkin takibin yargılamanın sonuna kadar durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkil şirket tarafından haciz baskısı altında dosyaya ödeme yapılmak zorunda kalınması halinde ise; ödemelerin yargılama sonuna kadar davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının ciranta olarak çeke konu miktardan sorumluluğu bulunduğunu, çekte geçerli ve düzgün bir ciro silsilesinin olduğunu, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, çekin kayıp olması yahut bu hususta ödemeden men/ihtiyati tedbir kararı alınması yetkili ve iyiniyetli hamil müvekkilinin durumunu değiştirmeyeceğini, müvekkilinin yargılama konusu çeki iyi niyetle iktisap ettiğini, çekin irade dışında elinden çıktığını, elinden çıkan kişi ispatlamakla yükümlü olduğunu, Kaldı ki davacının çek iptali kararı, çekin vade tarihinden bir gün önce yani 30/09/2024 tarihinde olduğunu, oysa müvekkil şirket çeki 28.06.2024 tarihinde kendisinden önceki ciranta olan Engopol Yapı'dan teslim aldığını, müvekkilinin çeki teslim aldığı tarihte kendilerine ihbar olunmuş yahut taraf olarak gösterildiği herhangi bir davanın olmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: .... Asliye Ticaret Mahkemesine ve .... İcra Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; Keşidecisi ... Ltd. Şti., lehtarı çeki ... ... Ticarer Limited Şirketi olan T.C. ... Bankası A.Ş. nin 31.09.2024 vade tarihli, ... çek seri numaralı ve 450.000,00-TL bedelli çekin istirdatı istemine ilişkindir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2025/467 Esas 2025/1303 Karar sayılı ilamında " Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca çek istirdatı istemine ilişkindir. Davacı, ... AŞ'nin ... Şubesine ait ... seri no'lu, 15.04.2024 keşide tarihli, 600.000,00 TL bedelli ve ... seri nolu, 30.04.2024 keşide tarihli, 600.000 TL bedelli çeklerin meşru hamilinin kendisinin olduğunu, iradesi dışında elinden çıktığını ileri sürerek, çeklerin meşru hamilinin kendisi olduğuna ve çeklerin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticari davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle bu fıkrada yer alan ''paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında'' ibaresi ''para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında'' şeklinde değiştirilmiştir. 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un31.maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olmuştur. Eldeki dava, 17.05.2024 tarihinde açılmıştır. Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115.maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu bilgilere göre; 7445 sayılı Kanun'un 31.madde hükmü ile TTK'nın 5/A hükmünde değişiklik yapıldığı, davanın çek istirdadı istemine ilişkin olduğu ve mutlak ticari dava olduğu, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren çek istirdadı davasının da 01.09.2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği, davanın konusunun bir miktar para olduğu anlaşıldığından, arabuluculuk yoluna başvurmadığı sabit olan davacı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Her ne kadar Dairemizin 14.03.2022 tarihli ve ... sayılı kararında çek istirdadı davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı belirtilmiş ise de, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/1595 Esas, 2024/9423 Karar sayılı kararı uyarınca eldeki davada olduğu üzere çek istirdadı davasının arabulucuğa tabi olduğu görüşüne varılmış ve Dairemizce uygulama değişikliğine gidilmiştir." şeklinde belirtilmiştir. Huzurdaki dava ticari dava niteliğinde olmakla 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gelmek üzere eklenen maddeye göre; '' MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gelmek üzere eklenen maddeye göre arabuluculuk dava şartı olmakla, davacı vekiline tensip tutanağında arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli suretinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiğine, aksi halde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğine dair ihtaratın yapıldığı, davacı vekilince arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı görülmüştür. Yapılan inceleme ve değerlendirmede; işbu davanın 07/05/2025 tarihinde açıldığı, 6102 sy TTK'ya 7155 sy yasanın 20 md. İle eklenen 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmakla 6325 sy yasanın 18/A-2. bendi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddileceği öngörüldüğünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal ilam ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2023/1869 Esas 2023/1806 Karar, ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2025/820 Esas 2025/1700 Karar, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2025/1074 Esas 2025/1298 Karar, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2025/1921 Esas 2025/1752 Karar) HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi ile 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan teminatın HMK'nun 392/2. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden yahut ihtiyati tedbirin kaldırılmasından itibaren 1 ay içerisinde tazminat davası açılmaması halinde davacı tarafa iadesine, 3- Başlangıçta alınan 7.684,88 TL harçtan alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubuna artan 7.069,48 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, 7- Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yüzlerine karşı, gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2025
Katip ... E-imza
Hakim ... E-imza