İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/856 E. 2026/425 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/856
- Karar No
- 2026/425
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/856 Esas - 2026/425
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/856 Esas KARAR NO : 2026/425
....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 22/05/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 22/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket nezdinde .... numaralı kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olan, dava dışı sigortalımız .... plakalı araç, 23.07.2023 tarihinde, ... istikametinde seyir halindeyken, davalı şirketin yapım, bakım ve işletmesinden sorumlu olduğu otoyolda aniden yola çıkan bir yaban domuzuna çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza sonrası kolluk kuvvetlerince tanzim edilen 23.07.2023 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda, kazanın oluşumunda davalı .....'nin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca sorumlu olduğu açıkça belirtilmiştir müvekkil şirketimiz, sigorta sözleşmesinden doğan edim yükümlülüğü gereğince, sigortalıya 236.287,52 TL hasar tazminatını 21.480,69 TL KDV bedeli olmak üzere toplamda 257.768,21 TL ödeme yapıldığını, davalının ....Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İİK 67/2. maddesi uyarınca kötü niyetin bariz olması sebebiyle üstü sınırı yüksek tutularak takdiren %50 uygulanarak icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Sayılı dosyası ile müvekkili şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirket tarafından 07.05.2024 tarihinde takibe itiraz edildiğini, akabinde davacı vekili tarafından 04.07.2024 tarihinde dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 15.07.2024 tarihinde süreç anlaşmama şeklinde sonlandırıldığını, ilgili sürecin tamamlanmasından itibaren bir yıldan fazla bir süre geçtikten sonra 13.11.2025 tarihinde huzurdaki dava ikame edildiğini, dava konusu icra takip dosyasına yapılan itiraz tarihi ve arabuluculuk son tutanak tarihi göz önünde bulundurulduğunda; davacı vekili tarafından itirazın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yılı aşkın süre sonra huzurdaki dava ikame edildiğini, bu sebepten ötürü yasal süresi içerisinde ikame edilmeyen davanın usulden reddine karar verilmesini, kaza tespit tutanağının gerekli incelemeleri ve tespitleri yapılmadan tutulduğunu, bu davaya cevap dilekçesi ile söz konusu tutanağa itiraz ettiklerini bu nedenle bu yönünden usulden reddine; ancak mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli hareket etmiş olması sebebiyle davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER .... Esas sayılı icra takip dosyası -Hasar dosyası -Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 257.768,21 TL asıl alacak, 7.881,35 TL 25/12/2023-27/04/2024 tarihleri arasında işlemiş faiz olmak üzere toplam 265.649,56 TL'lik icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun 07/05/2024 tarihli itirazı üzerine işbu itirazın iptali talepli davanın 13/11/2025 tarihinde açıldığı, borçlunun itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmemiş olduğu, bu nedenle davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya kazandırılan bilirkişi heyet raporunda; Otoyol işletmesinin erişime kontrollü otoyolda yola hayvan girişini engelleyecek fiziki güvenlik önlemlerini yeterli ve sürekli şekilde sağlayamaması, tel çitlerdeki hasar ve eksiklikleri etkin şekilde gidermemesi nedeniyle trafik güvenliğini sağlayamadığı, bu suretle hayvanın yol platformuna girerek kazaya sebebiyet verdiği kazada işletmenin ilgili mevzuat kapsamında yükümlülüklerini ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında asli kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsünün, erişime kontrollü otoyolda seyir halinde iken ani ve öngörülemez şekilde yola çıkan hayvana çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, sürücüye yüklenebilecek herhangi bir dikkat ve özen ihlalinin bulunmadığı, olayın sürücü açısından kaçınılmaz nitelikte olduğu anlaşıldığından kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, kazaya etken başkaca unsur olmadığı, dava konusu ...plakalı aracın .... tipi olduğu ve kaza tarihinde 63.445 km' de olduğu, hasar onarımına ilişkin dosya no .... hasar dosyası düzenlenmdiği, tespit edilen hasarlı parçaları ön ve alt kısmından darbe alarak, ön tampon, panjur, yıkama suyu haznesi, hava yastığı kontrol ünitesi, ön sol kemer gergisi, ön sol kemer gergisi, sağ ön emniyet kemeri, sağ far, klima radyatörü, su radyatörü, elektro fan, ön bağlantı traversi, marş motoru, turboşarj soğutucu...vs. parçaları hasarlandığı ve değişimi gerekli olduğu, ön sağ çamurluk, ön sol çamurluk, ön sol şase kolu, ön sağ şase kolu hasarları onarımı gerektiğinin ekspertiz tespitinden anlaşıldığı ve yedek parça fiyatları ile işçilik bedelinin piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 25.12.2023 tarihinde 236.287,52 TL hasar tazminatı ve 21.480,59 TL KDV tutarı ile toplam 257.768,21 TL ödeme yapıldığı, bu yapılan ödeme ile davacı sigorta şirketi sigortalısının haklarına halef olduğu, sigortacının rücu koşulunun oluştuğu, davacı sigorta şirketinin takip yaparken ödeme yaptığı tarihi baz alarak faiz talep ettiği, 236.287,52 TL hasar tazminatı için ödeme yapılan 25.12.2023 tarihinden talep edilen 27.04.2024 tarihine kadar işlemiş yasal faizin ( toplam 124 gün ) 7.224,57 TL olarak hesaplandığı, ancak sigorta şirketinin ödemiş olduğu 21.480,59 TL KDV tutarını da talep ettiği, bu KDV tutarının ne zaman tahakkuk ettiğinin dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmadığı, davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu 21.480,59 TL KDV tutarı için ödeme tarihi 25.12.2023 olarak kabul edilirse bu tutar için de 25.12.2023 tarihinden talep edilen 27.04.2024 tarihine kadar işlemiş yasal faizin ( toplam 124 gün ) 656.78 TL olarak hesaplandığı, buna göre takip öncesi işlemiş faiz tutarının 7.881.35 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Benzer bir dosyada ... sayılı kararında "....Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... Kasko sigortalı aracın hasarlı fotoğrafları, kasko sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, ... .... sayılı takip dosyası sureti, sigortalı araç ruhsatı, kaza tespit tutanağı, yargılama aşamasında trafik güvenlik teknik elemanı, hesap uzmanı, otomotiv yüksek mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 07/08/2023 tarihli kök, 13/10/2023 tarihli ek rapor, ....müzekkere cevabı, ödeme dekontu, sigortalı araç hasar fotoğrafları, olay yeri fotoğrafları, ibraname sureti, hasar faturası, ödeme dekontu, kdv tevkifatı, ... alınan 06/10/2022 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu ... sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 52.326,30 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının takibe konu borca itiraz ettiği, itirazın 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı, davacı alacaklı vekiline itirazın tebliğ edilmediği, iş bu itirazın iptali davasının, itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde, 17/01/2023 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir. Davacı tarafından dava dışı sigortalı aracın tamirini gerçekleştiren servise 08/08/2022 tarihinde 45.636,14 TL ödediği banka dekontuyla sabittir. .... alınan raporda, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davalının kusurunun bulunmadığı, otoyola yabani hayvan girmesinin oluş şekli üzerinde %100 oranında etken olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. .... Davacı yan kasko sigortalı aracın davalının işlettiği otoyolda seyir halinde iken önüne çıkan başıboş köpeğe çarpması sonucu hasara uğradığını, sigortalının zararının giderildiğini, sigortalıya ödenen hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise olayda kusurunun bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kabulüne, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın davalının işlettiği otoyolda seyir halinde iken yola çıkan başıboş köpeğe çarpması sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sigortalı araçta hasar oluşmasına sebebiyet veren trafik kazasında davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, kusuru var ise sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davalının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması halinde mümkündür. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davalının ise, olay yerindeki çarpılan ve ölen başı boş köpeğin, taşıt yolu üzerinde serbest halde bulunmasının olayın oluşumunda tamamen etken olduğu, davalının olayın meydana geldiği otoyolda, sorumlu idarenin otoyolda seyredecek araçların seyir güvenliğini sağlama zorunluluğu bulunduğu, KTK'nun 13. maddesinde "(Değişik birinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.", bu Kanuna bağlı Yönetmeliğin 19. maddesinde; "İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında; a) Karayolu yapısını, b)Trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler." hükümlerinin yer aldığı, otoyolların kenarlarında, yol boyunca yapılması zorunlu olan kafes tel çitlerin devamlı olarak sağlam vaziyette bulundurulması ve her ne şekilde olursa olsun yaya ve hayvanların girişini engellemeye yönelik diğer tedbirlerin de alınmış olması gerektiğinden, başıboş köpeğin yol açmış olduğu trafik kazasında, yolun yapım, bakım ve onarımından sorumlu idarenin hizmet kusuru olduğunun değerlendirildiği, ek raporda da davalının hizmet kusuru bulunduğu tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gibi, kaza tespit tutanağı, dosya içerisinde yer alan olay yeri fotoğrafları ile de uyumlu niteliktedir. Öte yandan, KTK'nun .... görev ve yetkileri başlıklı 7/m maddesi "Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak" hükmünü içermekte ise de, davalı .... kazanın meydana geldiği otoyolun işleteni sıfatına sahip olup, anılan husus ihtilaf konusu değildir. 3465 sayılı K...., Bakımı ve İşletilmesi ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun'un 9/2 maddesi "Ancak, otoyol ve tesislerin yapımı sırasında ve işletme süresinde her türlü hukuki, cezai ve mali sorumluluk, görevli şirkete aittir." hükmünü içermekte olup, anılan hüküm uyarınca kazanın meydana geldiği otoyolun işletilmesi sırasında meydana gelen kaza nedeniyle sorumluluk davalıya aittir. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kasko sigortalısına ödeme yapan davacının sigortalı araçta hasar oluşmasında kusuru bulunan davalıdan sigortalı araçta oluşan ve sigortalıya ödenen bedelin rücuen tazminini isteyebileceği, TTK'nun 1472. maddesindeki koşulların oluştuğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar .... alınan raporda sigortalı araç sürücüsü ve davalının kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, bilirkişi heyeti kök ve ek raporunun dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu, TBK'nun 49. maddesi uyarınca haksız fiilde kusurun takdir ve tayininin hakime ait olduğundan alınan rapor ile ... raporu arasında davalının kusuru yönünden çelişki oluştuğu kabul edilmeyerek mahkemece TBK'nun 49. maddesi kapsamında yapılan kusur tayini ile davalının olayda %100 kusurlu olduğunun tespiti usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile sigortalı araçtaki hasara ilişkin ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli şekilde tespit yapılmış olup, mahkemece hasar yönünden anılan raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin kabul edilen icra inkar tazminatına yönelik istinaf itirazına gelindiğinde ise, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibi sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili talebiyle başlatılmıştır. İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca icra takibine itirazın haksız olduğunun anlaşılması durumunda borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit olması gerecektir. Likit alacak ise bilinebilir, hesaplanabilir alacak niteliğindedir. Dava konusu icra takip talebi ile davalı borçludan tahsili talep edilen alacak sigortalı araçta meydana gelen gerçek hasar bedelidir. Araçta oluşan gerçek hasar bedeli ise, takip tarihi itibarıyla bilinebilir ve hesaplanabilir alacak niteliğinde olmayıp, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece, takip konusu alacağın likit, bir başka deyişle bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olmadığı gözetilerek davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetsizdir." denilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 maddesi "kusuru ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50 maddesinde ise "zarar gören zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmünü havidir. Bu hükümlerden de yola çıkılarak maddi zarardan dolayı tazminatın istenebilmesi için bazı şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu şartlardan ilki ve en önemlisi "zarar" kavramıdır. İkinci en önemli şart ise bu zararın meydana geldiğinin ve bu zararı kimlerin oluşturduğunun duraksamaya yer bırakılmayacak bir şekilde davacı tarafından ispat edilmesidir. Kusur durumu ile araçta meydana gelen hasar miktarının tespiti hususunda alınan dosya kapsamına, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile, davalının otoyolu işleten olarak KTK 13. Maddesi kapsamında otoyol kenarındaki tel çit gibi birtakım önlemleri, geçitleri kontrol etmeyerek kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu, davacının sigortalısının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, dışı sigortalıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin KDV dahil 257.768,21 TL olduğu, davalı vekili tarafından KDV'ye dair evrakların da dosyaya ikmal edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlere, toplanan delillere, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre zararın meydana gelmesinde otoyolun işleteni olan davalının tam kusurlu olduğu, davacı dışı sigortalının aracında kazadan dolayı oluşan hasar nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin KDV dahil 257.768,21 TL olduğu, bu bedele ödeme tarihinden takip tarihine kadar faiz yasal faiz işletilmesi gerektiği ve davacının bu bedeli istemekte haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve fakat alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama sonucunda belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 18.146,52 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 3.208,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.938,13 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ve 3.208,39 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.823,79TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan 87,50 TL posta ve tebligat gideri, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.087,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2026
....