İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/846 E. 2025/1105 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/846
- Karar No
- 2025/1105
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/846 Esas KARAR NO : 2025/1105
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 02/10/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ..... Grup Enerji İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den İstanbul İli, ..... İlçesi ..... ada ..... parselde kain ..... projesi D Blok 1.kat 101 numaralı daireyi, 21.07.2011 tarihli sözleşme ile 65.000,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin sözleşme gereği, edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, satış bedelini ödediğini, davalı şirketin ise edimlerini yerine, getirmediğini, inşaatı tamamlamadığını, teslim tarihinde teslimin gerçekleşmediğini, haricen yapılan araştırmalarda tapularda haciz ve şerhlerin bulunduğunu, davalının iflas sürecinde olduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin edimlerini yerine getirmiş olmasına karşın, hali hazırda iflas masası aracılığıyla zararın karşılanmasının zor olduğunu da belirterek, sonuç ve talep olarak; Dava konusu taşınmazın tapu kaydına “davalıdır” şerhi işlenmesine, ihtiyati tedbir konulmasına, Kat irtifaklı yeni numaralı taşınmazın tespiti ile tapu iptallerinin yapılarak müvekkili adına tesciline, Tescilin mümkün olmaması halinde, taşınmazın rayiç bedelinin tespiti ve dava tarihinde itibaren faizi ile birlikte, rayici belli olmadığı takdirde satış bedelinin şimdiye kadar işleyen tüm faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Dosya kapsamında 2011 yılında dolar kurunun 1,5000 olarak hesaplanmasına, taşınmaz değeri olan 65.000 TL bedelin 43.333,33 dolar olduğu kabulüyle, taşınmaz değerinin hesaplanan dolar miktarı üzerinden günümüzdeki kurdan hesaplanarak iflas masasına dahil edilmesine, Sözleşmeye göre teslim tarihi olan 30.12.2014 tarihinden itibaren rayiç kira bedeli belirlenerek, bedelin davalıdan tahsiline, ava değerinin mahkeme tarafından belirlenmesine, eğer varsa eksik harcın tamamlatılması içi bildirilmesine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemeye açıldığını, Asliye Ticaret mahkemesine açılması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu, bu sözleşmeye dayanarak tescil davası açılamayacağını, müflis şirketin geç teslimde kusuru olmadığını, iflas nedeniyle para dışında olan alacakların para alacağına ve kayıt kabul davasına düşebileceğini de belirterek, sonuç ve talep olarak; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; Tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı takdirde ödenen bedelin güncellenerek iadesi isteminden ibarettir. Tüketici mahkememsi her ne kadar kayıt kabul davası olarak nitelendirip mahkememize dosyayı mahkememize görevsizlikle gönderilmiş ise de davaya İİK 235.md uyarınca alacak ya da tapu iptali davası olmayıp tapu iptal ve tescil davası olup kayıt kabul davası değildir. HMK'nın 1.maddesine göre mahkemelerin görevi ancak kanun ile düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. HMK'nın 2.maddesine göre dava konusunu değer veya miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6502 sayılı yasanın 73/1 maddesine göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemeleri görevlidir. HMK'nun 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartı olup HMK'nun 115/1. Maddesine göre mahkemece dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında resen araştırılması gerekir. Görevsizlik kararı verilmesi halinde HMK'nun 20. Maddesine göre işlem yapılır. 6502 sayılı yasanın 1.maddesine göre Tüketici Kanunun amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimleri özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek olarak belirtilmiştir. 6502 sayılı yasanın 3/k maddesine göre Tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. 6502 sayılı yasanın 3/l madesine göre tüketici işlemi ; Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlar ile hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. İpotek hakkı; Türk Medeni Kanunu' nun 881. Maddesinde düzenlenmiş olup, halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak güvence altına alınabilir. İpotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınmasını amaçlayan ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek hakkı herkese karşı ileri sürülebilir. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Konuyla ilgili emsal İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ...... HUKUK DAİRESİ Dosya No : .... Karar No : ..... Karar Tarihi : 25/06/2025 ; Somut olayda; dava iflas tarihinden sonra açılmış olup; davacının öncelikli talebi taşınmaz satış sözleşmesinin aynen ifasıyla tapuların iptaline ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Davacının yükleniciden konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici konumunda olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.(İstanbul BAM 18. H.D. 2022/2719 E. - 2022/2557 K. Sayılı ilamı; Ankara BAM 2023/1272E. 2023/1072K. ve Dairemizin 2020/1983 E.- 2021/306 K. ve 2023/1652 E 2024/24K Sayılı kararı.) SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE karar verilmiştir. Somut olayda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacı dava konusu taşınmazın tapu kaydına “davalıdır” şerhi işlenmesine, ihtiyati tedbir konulmasına, kat irtifaklı yeni numaralı taşınmazın tespiti ile tapu iptallerinin yapılarak müvekkili adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde, taşınmazın rayiç bedelinin tespitini iddia etmekte olup, tapu iptali davasıdır, davacı tacir olmayıp tüketici konumundadır. Zira davacı tarafından satın alınan konutta hukuk ayıp olduğu iddia edilmekte olup, mutlak ticari dava konusuna giren uyuşmazlıklarda daha özel bir durum olmadığı müddetçe ticaret mahkemeleri görevlidir. Fakat mevcut uyuşmazlığımızda yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasında tüketici işlemi mevcut olup uyuşmazlığı çözmede görevli mahkeme tüketici mahkemeleridir. (Konuya ilişkin benzer nitelikli İstanbul BAM 7. HD.'nin 2021/274 E, 2021/334 K sayılı ilâmı) Tüketici mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin BAKIRKÖY 1.TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna, 3-Mahkememiz kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de Bakırköy 1.Tüketici Mahkemesi görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın HMK22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM 37.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 14/10/2025 Başkan ...... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye .... Katip .... ¸e-imzalıdır