İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/932 E. 2026/5 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/932
- Karar No
- 2026/5
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/932 Esas KARAR NO : 2026/5
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/07/2024 KARAR TARİHİ : 06/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum ekiplerince 17.05.2024 tarihinde yapılan kaçak elektrik tüketimi tespitinde, davalının bahse konu adreste harici hat/direkt bağlı enerji kullanmak suretiyle kaçak elektrik kullandığı H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile sabit olmuş, akabinde EPTHY mevzuatı kapsamında 564.102,28 TL bedelli faturalar tahakkuk ettirildiği, Müvekkilinin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olduğunu, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, itirazın iptali davalarında zorunlu arabuluculuk şartının bulunduğu, somut olaya ilişkin derdest menfi tespit davasının bulunduğunu, iş bu dosyanın menfi tespit dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davacı tarafın faturalara dayanarak davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalı tarafından haksız icra takibine itiraz edildiğini, davalı tarafça .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, iddia konusu kaçak elektrik kullanımına dair herhangi bir tutanağın davalıyı temsilen herhangi bir kişiye verilmediğini beyanla; davanın esasına girilmeden usulden reddine, davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacının davalıdan fatura alacağına dayalı .... İcra Müdürlüğünün 2024/... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2.maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinin 1.bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmelidir. Somut olayda, eldeki davanın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı ödenmeyen faturalardan doğan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davalardan olduğu anlaşılmış olup uyuşmazlık konusu TTK’da düzenlenmediğinden mutlak ticari dava niteliğinde değildir, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde, davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Davalının celp edilen vergi kayıtlarına göre İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının mahkememize bildirildiği ve ... Vergi Dairesinin yazı cevabında davalının Vergi Usul Kanunu 177/1 maddesindeki limitleri aşmadığı, esnaf işletmesini aşan düzeyde gelir sağlamadığı bildirilmiştir. TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olması için her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi gerektiğinden somut olayda davalı tarafın tacir olmadığı anlaşılmakla bu itibarla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup, mahkememizin görev alanında değildir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2-Mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmuşsa ve Mahkememizin görevsiz olduğunun tespit edilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi halinde bu ret kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde tarafların Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine aksi takdirde HMK 20. maddesi uyarınca Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3- HMK'nın 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli Mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın merci tayininde görevli İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 5- Karar kesinleştiğinde merci tayini ile görevli mahkeme İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi olarak tespit edildiği takdirde dosyanın re'sen görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 6- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 06/01/2026
Katip ... e-imzalı*
Hakim ... e-imzalı*