İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/812 E. 2025/812 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/812
Karar No
2025/812
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/812 Esas - 2026/349 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/812 KARAR NO : 2026/349

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2025 KARAR TARİHİ : 27/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı yan, 27.01.2025 tarihinde... .... .... /... açık adresli işyerini konu ederek, 3 ay sonunda teslim taahhütlü parça temini ve yük asansörü montajına ilişkin gerekli işlemlerin yapılması hususunda götürü bedelle anlaşmaya vardığını, müvekkili şirket sözleşme bedelinin 350.000 TL'lik kısmını banka havelesi, yüklenicinin isteği üzerine 98.000 TL parça masrafını elden, kalan kısmı ise kambiyo senedi vermek suretiyle ifa ettiğini, sözleşme imzalandıktan sonra davalı yan belirlenen süre içerisinde teslimat gerçekleştirmediğini, eserin taahhüt edilen zamanda teslim edilmemesi ve seviyeleme gibi bir asansör için en basit işlem için dahi yüklenicinin uzunca bir süre mesai harcaması üzerine müvekkili şirket, eserin işlevselliği açısından ciddi şüpheler duymaya başladığını, buna ilişkin olarak dışarıdan bir çalışma alınmış ve şifahi olarak asansörün ciddi ve telafisi imkansız kusurlara haiz olduğu değerlendirildiğini, davalı yan, yüklenici sıfatının gerektirdiği özen ve sadakat mesuliyetini gözeterek gereği ifalarda bulunmadığını, esere ilişkin ilk ifade edilmesi gereken husus, yüklenici firma kendi mesuliyetinde olan proje çizim ve resmi kurumlara onaylatma görevinden imtina etmiş ve işbu hususu müvekkili şirkete bildirmediğini, işbu husus dahi başlı başına eserin, yükleniciden sebep ayıplı olduğunu gösterdiğini, zira mezkur götürü bedelli sözleşmenin akdedilme amacı; yüklenicinin özel yetenek ve bilgisinden istifade etmek olup, eserin arzının ve kullanımının mümkün olabilmesi için gereken idari prosedür, yüklenici/davalı tarafça ihmal edilmiş ve müvekkili şirkete husus bilgilendirilmeyerek TMK M.2 dürüstlük kuralı ihlal edildiğini, müvekkil şirket Davaya konu yük asansörünün ayıplı ve işlevsiz şekilde teslim edilmesi nedeniyle, müvekkili şirket, asansörün işlevsellik kazanması ve kullanılabilir hale gelebilmesi amacıyla 336.000 TL bedelli bir sözleşme imzalamış ve bu kapsamda ödemede bulunduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından yukarıda açıklandığı şekliyle; elden ve kambiyo senedi verilmesi suretiyle olan sözleşme bedel alacakları saklı kalmak kaydıyla, banka havalesiyle suretiyle sözleşme bedeli olarak ödenen toplam 350.000 TL'nin hakediş tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla lüzumsuz olarak ödenen kira bedeli olarak şimdilik 1.000 TL'nin hakediş tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, bilirkişi incelemesi sonucunda artırma hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL ticari kazanç kaybının, hakediş tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ayıbın giderilmesi amacıyla müvekkili şirket tarafından yapılan 1.000 TL harcamanın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından da belirtildiği üzere taraflar arasında yük asansörü yapım ve montajı işine ilişkin olarak 27.01.2025 tarihinde sözleşme imzalandığını, yapılan işe karşılık olarak müvekkili şirkete 747.000,00 TL +KDV ödeneceği kararlaştırılmadığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme ile üstlendiği edimler tam ve eksiksiz şekilde yerine getirilmiş olup, davacının dava dilekçesinde yer alan açıklamaları mesnetsiz ve fiili gerçek durumu yansıtmadığını, davacının müvekkili şirketten alacaklı olması bir yana davacı taraf sözleşme bedelinin tamamını ödemediğinden müvekkili şirkete borçlu olduğunu, öte yandan davacının maddi zarara uğraması bir yana asıl davacı taraf uhdesinde kalan malzemeleri iade etmeyerek müvekkili şirketin maddi zarara uğramasına neden olduğunu, müvekkili şirketin alacağının tahsiline ve uğradığı zararların tazminine ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı olup, eldeki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı ödenen bedelin iadesi, 3.kişiye ödenen kira bedeli, ticari kazanç kaybı, işin 3.kişiye tamamlattırılmasından kaynaklı maddi tazminat taleplerine ilişkin alacak davasıdır. Davacı iş sahibinin, davalı yüklenici ile imzalanan " eser sözleşmesi" sebebiyle davalıya yapmış olduğu ödemelere rağmen işin eksik ve ayıplı olarak yapıldığını, süresinde teslim edilmediğini, bunun üzerine işlerin 3.kişiye tamamlatılmak durumunda kalındığını ve bu kişiye ayrıca ödeme yapıldığını, işin başka bir firmaya tamamlattırılması sebebiyle uğranılan zarar, fazladan ödenen meblağ, süresinde teslim edilmeyen işler sebebiyle lüzümsuz ödenen kira ve kazanç kaybından kaynaklı tazminat taleplerinin olduğunu iddia ederken, davalının ise; eserin geç teslim edilmediğini, ayıp bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, sözleşme bedelinin tamamının ödenmediğini, eserin ayıplı olmayıp sözleşme hükümlerin, fen ve sanat kurallarına uygun olduğunu, ödendiği iddia olunan lüzumsuz kira ve kazanç kaybı soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının 3.kişiye yaptı ödemelerden davalının sorumlu olmadığını, hem sözleme bedelinin tamamının iade edilmesi hemde 3.kişiye ödediği miktarın birlikte talep edilmesinin mümkün olmadığını, kendilerinin davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur. Uyuşmazlığın; taraflar arasında akdedilen yazılı eser sözleşmesi kapsamında yapılan işin davalı tarafından eksiksiz ve ayıpsız şekilde, süresinde, davacı iş sahibine teslim edilip edilmediği, davalının eksik bıraktığı ve ayıplı olarak yaptığı iddia olunan eser sebebiyle davacı iş sahibinin yapılan işten kaynaklı zararlarının, (sözleme için ödenen bedel+3.kişiye ayıbın eksikliğin giderilmesi için ödenen meblağ +kira + kazanç kaybı) tazminat alacağının olup olmadığı konusunda tarafların anlaşamadıklarının tespit edilmiştir. 02/02/2026 tarihli celse de davacı vekiline (1, 2 ve 4) numaralı ara karar gereğince;".. 1-Davacı vekiline dosyaya sunduğu (... 51.Noterliğinin 07/07/2025 tarih ve 11263 yevmiye numaralı) ihtarnamesinin tebliğ şerhini sunması için İKİ HAFTA KESİN SÜRE VERİLMESİNE, aksi takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtaratına (İHTAR EDİLDİ) 2-Davacı vekiline, davacıya ait ticari defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmek veya sayıca çok olması hâlinde bulunduğu yeri bildirmek üzere üzere İKİ HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, verilen kesin süre içerisinde defter ve belgeler ibraz olunmadığı takdirde HMK'nun 222.maddesi ve TTK nun 83.maddesi gereği defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları, ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği hususunun ihtarına, (İHTARAT YAPILDI), davacı vekili tarafından defterlerin yerinde incelenmesi talep edildiği takdirde, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, 4-Ara kararlar yerine getirildiğinde veya verilen süreler geçtiğinde; dosyanın tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahallinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle; Bir SMMM, BİR NİTELİKLİ HESAP UZMANI, BİR MAKİNA MÜHENDİSİ ve BİR ELEKTRİK-ELOKTRONİK MÜHENDİSİ bilirkişisinden oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi kuruluna tevdi ile; tarafların iddia ve savunmaları ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konularında taraf şirketlerin ticari defter, kayıtları, davaya konu eser sözleşmeleri incelenerek, dosyada bulunan uzman mütealası da incelenenip değerlendirilip- ayrıca gerekli ise mahallinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle, davaya konu eserin tarafalar arasında akdedilen sözleşme şartlarında belirtildiği gibi eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirilip getirilmediği, davalı yüklenicinin yapmış olduğu eserin eksik ve ayıplı olup olmadığı, davacının 3.kişiye yaptırdığını iddia ettiği işlerin neler olduğu, yapıldığı tarih itibariyle piyasa rayici ile uyumlu olup olmadığı, davacının 3.kişiye yapmış olduğu ödemeler sebebiyle iadesini talep edebileceği alacağı olup olmadığı, davacının bu sözleşmeden kaynaklanan luzumsuz kira ödemesi taleplerinin ne kadar olduğu, zararla eser sözleşmesi arasında illiyet bağı olup olmayacağı, Gecikmiş ifa sebebiyle ticari kazanç kaybı tazminatına konu taleplerinin yerinde olup olmadığı, miktarının ne kadar olduğu, Davacının eser sözleşmesinin eksik ve ayıplı geç ifasından kaynaklı maddi tazminat talepleri konusunda rapor düzenlemesinin istenmesine, bilirkişilere 20.000,00'er-TL olmak üzere toplamda (4 X 20.000=) 80.000,00-TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin davacının delil avansından karşılanmasına, toplam 80.000,00-TL bilirkişi ücretini mahkemeler veznesine yatırarak dekontunu dosyaya ibraz etmesi için davacı vekiline HMK 324.maddesi uyarınca İKİ HAFTA KESİN SÜRE VERİLMESİNE, aksi takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ve mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtaratına (İHTAR EDİLDİ) bilirkişi raporu ibraz edildiğinde duruşma günü beklenmeksizin masrafı gider avansından karşılanmak üzere taraflara tebliğine, ..." ilişkin ara karaların davacı vekiline duruşmada usulüne uygun tebliğ edildiği, davacıya ait ticari defter ve kayıtların dosyaya bildirilmdiği, delil avansının dosyaya yatırılmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından; davanın inceleme ve delillendirme sürecinin devam ettiği, davacı tarafça delillendirmenin ilk aşaması için verilen ihtaratlı kesin sürelere rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, taraf ticari defterleri incelenmeden ve mahallinde inceleme yapılarak, tespit raporu ile birlikte değerlendirilmeden davacının alacak talebi konusunda karar verme imkanının bulunmadığı, davacı vekili tarafından ise verilen kesin süreler içerisinde ve bir dahaki duruşma gününe kadar bilirkişi ücretinin yatırılmadığı ve bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş olduğu anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 6.028,36 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 5.296,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 56.480,00 TL vekalet ücretinin davalına alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27.04.2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/812, K. 2025/812, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-812-e-2025-812-k-411fc5da6b9c